şükela:  tümü | bugün
  • sadece bir başkasının hakkı olan bir maldan haksız yere nasiplenmekle degil;
    - trafikte geçiş hakkı olan birisinin önüne atlamak
    - başkaları sırasını beklerken öne geçmek
    - gelinine kötü davranmak
    - adamın birini eşcinsel diye, oruç yiyo diye vs. dövmek
    - otobüste kadının birinin poposunu ellemek
    - müşteri kazıklamak
    gibi günlük hayatımızın yapıtaşları haline gelmiş olaylarda da vuku bulduğu saptanabilecek durum. açılımı kul hakkı yemek oluyo.
  • şerefsiz kişi aktivitesi.
  • günah varsa işte budur; hak yemek. biraz ozenle dusunun uzerinde ve durumun ciddiyetini kavrayin.. hak yemeyin, huzurlu huzurlu uyuyun. iyi geceler.
  • bazıları kendi hakkını zor yer. işte biz onlara, en asil duygunun insanları diyoruz.
  • şu an yaşadığım his. makalede deneyleri ben yapmışım, grafikleri ben çizmişim, benim tezimin makalesi üstelik. ancak görüyorum ki (bu arada yayın çıktıktan sonra görüyorum o da ilginç) ikinci isimim ve dördüncü isim olarak eline bir kere dahi pipet almayan bir arkadaş yazılmış.
  • bok yemeye delalettir.
  • hazmedilemeyen.
  • bazi onun bunun cocuklarinin surekli yaptiklari seydir. allah hepsinin bin turlu... tabi beddua etmemek lazim. ama bu hissettiklerimin, aylardir suren uykusuzlugumun, bu yasimda doktugum goz yaslarinin hesabini kim soracak? neden hep ezilen taraf oluyoruz? kac yasima geldim, artik yetmez mi?

    nietzche'ye de iki kelamim var. hiyar tursusu, hayat oyle kolay degil.

    cok yasa kapitalist ruh. yasasin zenginler, gebersin fakirler. degil mi ya? acilarimiz son bulur, ne guzel.

    paranin gozu kor olsun.

    not: yazar burada birseyler anlatmak istiyor. sanirim hakki yenmis, hem de defalarca. calismis ama parasini almamis, ve kontratlar yuzunden calismaya devam etmek zorundaymis. dava acip hak arayamazmis cunku oyle bir hakki yokmus, hikayeleri uzunmus. paragraflarca icini dokmeden anca bunu anlatabilmis. fazla anlam aramiyor, destek de. para, para, para. kolesi oldugumuz bu sey olmadan ne tedavi, ne egitim, ne de bir yerden bir yere gitme ozgurlugune sahibiz. para yoksa biz yokuz. para varsa bizler variz ve istedigimizi yapariz. yazar, bu kadar para odakli olmayan bir hayatta yasamak istiyor. boylece kira vermesi sorun olmadan, onun bunun cocugu ev sahipleri ve serefsizlikleriyle yuz goz olmadan, hesap kitap yapmadan yiyip icebilecegi bir dunyayi ve de sevdigi isi para hesabi gutmeden yapabilmeyi istiyor. yazar yanlis devirde yasiyor. bir zahmet siktirsin gitsin, degil mi?

    en iyisi koye yerlesmek, domates biber dikmek. sevdigim ve yillarimi verdigim meslegi yapamam belki, ama kafam rahat olur. kafa rahatligi onemli. bu stresle fazla yasanmaz cunku.

    zenginlere de iki sift sozum var:

    (bkz: anlayamazsiniz)

    o kopurtmesi falan...