şükela:  tümü | bugün
  • roman değil kısa kısa öyküler yazması gereken yazar. zira öykülemede daha başarılı. nerede konu dallanıp budaklanmaya başlıyor orada sıkıntı doğuyor.
  • kitaplarını çokça okuyan bir dostum nihilist olduğunu söylemişti. ben tanımam.
  • yazsa yeni bir şeyler, okusak karaya bulana bulana. ot'tan takip ediyoruz, yetinemiyoruz.
  • hayatta hiç bir şey yapmadan yaşayan insanların yazdığı kitapları okuması bir nevi masturbasyondur. bu yüzden kronolojik sırayla kitaplarını okumak zorundadırlar.

    korn un muzikle yaptığını hakan günday yazdığı kitaplarla yapar.

    edit: abi bokunu yiyim lütfen kitapların arkasındaki liseli rakçı sıfatını kaldır artık nolur.
  • bir keresinde bir arkadaşımla imza gününe gitmiştik arkadaşım olan kazma şöyle bir şey sordu "o kadar kültürlüsünüz o kadar imkanınız var neden yurtdışında değil de türkiyede yaşıyorsunuz ?" tabii hakan günday durur mu yapıştırdı cevabı "bir çok ülkeye göre de türkiye yurt dışı" o gün bugündür kızcağız hakan günday okumuyor utancından.
  • gitarıyla çaldığı melodiyi beğenmeyerek "ümitsiz, bu yüzden yazarak beste yapmalıyım." diyen yazar. sağlak gitarı sol elle çalmaya çalışmasa farklı olabilirdi belki, sanırım bütün sorun baştan beri bu *
  • bir kitabını baştan sona hiç okumadım. ot dergi' sinde çıkan bir hikayesini okudum sadece. bana yetersiz geldi. bukowski çakması demek ayıp olur ama insan ister istemez bukowski okuyor hissine kapılıyor. tabii pek çoğumuz bu tarzı bukowsi ile tanıyıp sevdik sonuçta, dolayısıyla benzer şeyleri sırf bukowski' den sonra yaptı diye birisini bukowski' yi taklit etmekle suçlamak büyük haksızlık olur. yazara da bir görev düşmektedir yalnız; o da kendi tarzını oturtup metnin içine dalmayı başarmış birine ''yok benziyor ama bu adam da özgün, kendi tarzı var'' gibi bir cümle kurdurmalıdır.
    benim sevmeme nedenime gelince; bukowski çakması olup olmadığını yorumlayabilecek kadar çok okumadım, ben üslubunu fazla yapmacık ve zorlama buldum okuduğum kadarıyla. mesela bukowski okurken hep şu hisse kapıldım ben: ''adam düşünmemiş, aklına geleni yazmış ve ortaya bu çıkmış.'' hakan günday okurken ise hissim şu oldu: ''tamam türkiye için farklı ama çok zorlama, yapmacık. sanki her cümleyi ısrarla bel altına indirmeye çalışmış''
  • o ders anlatır gibi üslubu beni hasta eden yazar. okuduğum üçüncü kitabından sonra diğerlerini okuyamaz hale geldim. “düşünceler mükemmel davranışlar kusurludur.” bu tarz tanım cümleleri tadında, kurgu olarak sağlam ama insanı bir süre sonra irite eden bilgece olduğunu sandığı üslubu bir süre sonra kitabı kaldırıp atma hissi veriyor insana. ayrıca şu tarz çıkarımlardan vardığı mantıklı gibi görünen sonuçlar da sürekli tekrar ettikçe insanı deli eden cinsten: “alfabenin ilk harfi a ve son harfi z’dir. tanrı şeytanı cennetten kovduğu sırada gökyüzünde gezmekte olan kuşun isminin iskeletini bu iki harf oluşturur; anza kuşu. “çile” kelimesi ise orta amerika yerlilerinin dillerinde a ve z harfleriyle yazılır ve simgesi anza kuşudur. bu nedenle insan çile çekmeye muhtaç kılınmıştır ve cehennem insanın kaçamayacağı kaderidir.” lanet olsun.

    edit: ahaha, moderasyon bunu görür mü bilmiyorum ama ekşi şeylere eklenen bu içerik gerçekten bir cehaletin fotoğrafı. arkadaşlar, sevgili ekşi şeyler editörleri, burada tırnak için belirttiğim şey, hakan günday'a ait değil, ait olsa bile iğrenç bir şey zaten. bunu nefis diye koymanızı anlayabilirim fakat bi entrynin tamamını okuyun. şu tarz çıkarımları var adamın diyerek salladım bir şey. bilginiz olsun, yarın bir gün adam gelir bu benim sözüm değil der, iyi bir hayalle başlayan ekşi şeyler projesi elden ayağa düşer. uyarımı yaptım, benden çıktı olay.
  • safi zeka.
  • --- spoiler ---

    kanun satırlarına gizlenmiş o muhteşem mesajı almıştık. buna, kanun yoluyla teşvik deniyordu. eğitimini tamamlamamak büyütülecek bir şey değildi. ama askere gelmemek korkunçtu! cehalet öldürmezdi ama asker kaçaklığı süründürürdü. bunu kanunlar söylüyordu. okulu siktir et ama askerliğini mutlaka yap, diyorlardı. benim açımdan cahil kalmanda sorun yok, yeter ki asker ol. çünkü kusura bakma ama cehaletin umurumda bile değil! peki, demiştik biz de. sen nasıl istersen! devletin gösterdiği yoldan gitmek büyük keyifti! belki dışımızdan değil, ama içimiz çok rahattı.
    --- spoiler ---
hesabın var mı? giriş yap