şükela:  tümü | bugün
  • herhangibir turun icine direkt olarak konulamayan, arabesk, fantazi ve halk muzigi'ni kendine ozgu bicimde harmanlami$ ozgun bir muzisyen vatanda$..

    $arki sozlerinde genelde muslum gurses tarzi en agir bunalimlar/a$klar hakimken besteler biraz daha halk muzigi gibidir.
  • hakan şükür sakatlanınca onu saha kenarına taşıyan watandaşlar...
  • sıfır dalga geçme potansiyelli ruh halimle, gerçekten çok süper çok efendi bir insan, geçen bize geldi oturduk (ne alakası varsa kapıyı bir açtım bay taşıyan, karşı komşuya gelmiş gitmeden uuramış).. çok efendi, aynı zamanda çene yapısı çok komik şarkıcı kişi..
  • bilmediğim bir sebeple çok büyük sempati duyduğum şarkıcı. hiç dinlemişliğim yok ama kendi alanında iyi birşeyler yapıyormuş izlenimi bırakıyor.
  • ciktigi tv programlarinda
    -hakan cok guzel okuyosun
    -hakan supersin
    -muslum bir sen iki
    gibi ovguleri duydugunda kizarip bozaran mutlak suretle kafasini yana yatırip boynunu egerek elini gogsune koymak suretiyle sagolun teveccuhunuz gibi laflar geveleyen asiri mutevazi guzel sesli sarkici.ayrica ankaralidir genclik parkinda mutemadiyen konser verir.
  • harbi delikanli, mutevazi bir insandir. muslum gurses'in tahtinin varisi olup, ilk hiti "sensiz iki gun"dur. turkiye o'nu guz gulleri ile tanidi. arabeski ve kendisini seven sevmeyen herkes en guzel onun soyledigini kabul etti.
  • (bkz: agir abi)
  • "yapma boyle gozun sevem" deyisini gunluk deyis dagarcigimiza katmayi basarmis, dizi falan da cevirmeye kalkmis, ancak senaryonun getirdigi durum ve serait ne olursa olsun buzhane baligi gibi yari kapali gozler ardindan baktigi icin bu alanda pek basarili olamadigi gozlenmistir. ancak efendi bir kisiliktir, eger olacaksa turut murut,alto,zirto,tirto,cano gibi tipler yerine boyle kendin bilen adamlar sohret olsun dedirtmistir.
  • şarkı söylerken ruhunu teslim eder bir hali olan, tomruk stili duru$uyla sevenlerinin kalbini kazanmı$ arabesk árkıcısı...
  • aachen'da bir sünnet dügününde sahneye cikacaktir. kendisine eslik etmesi icin ta berlin'den müzisyenler* cagrilir. dügün sahibi müzisyenlerle sadece hakan tasiyan'a calmalari icin anlasmistir, ancak müzisyenler aachen'a ulastiklarinda tüm dügünü calmalarini rica eder.
    dügün bittiginde ise birakin tüm dügün ve hakan tasiyan'a calindigi icin anlasildigindan daha cok ödeme yapmayi, sadece hakan tasiyan'a calinmasi icin anlasilandan dahi daha az bir ödeme yapmaya kalkar. hakan tasiyan'in da oturdugu masada gecen konusmada arada bir "degil mi hakan, haksiz miyim?" seklinde yalakalik girisimlerinde bulunmaktadir.
    hakan tasiyan önündeki viski dolu bardaga* sakince bakar ve "gerekiyorsa benim paramdan kesilsin, ama müzisyenlerin parasi tam olarak verilsin" der. "eki eki, elbette canim, ama ben diyorum ki.." seklinde biraz geveleyen dügün sahibi müzisyenlerin paralarini tam olarak öder.
    bunlar olmadan dahi efendiligi ve sanatindaki ciddiyetle müzisyenlerin sevgisini kazanmis bu kisi, simdi kalesinde daha da devlesmistir.
    "doktor, hazin geliyor" ve "eskici" hos parcalarindandir.