şükela:  tümü | bugün
  • fermente olmuş* köpekbalığı etinden ibaret bir izlanda "yiyeceği". kullanılan köpekbalığı cinsinin eti, içerdiği yoğun ürik asit'ten dolayı tazeyken tüketilemeyecek derecede zehirli olduğundan, etinin fermente edilmesi gerekiyor. bu işlem ise, balığın 6 ila 12 hafta boyunca bir çukur içinde çürütülmesiyle gerçekleştiriliyor. daha sonra küp küp kesilen etler, kürdan üzerinde servis ediliyor.

    yemem, yiyene de engel olmam.
  • (bkz: kiviak)
  • mehmet yaşin'e göre dünyanın en kötü turşusu.
  • izlanda'lıların sevdiği bir yiyecek. köpek balığının etinde insanlar için zehirli olan üre bulunur bundan dolayı et yenmeden önce bir işlemden geçirilmek zorundadır. et fermante olmak üzere kesilerek tahta kasalarla toprağa gömülüyor birkaç hafta sonra ise çıkartılarak açık havada kurutulmak üzere asılıyor. tüm işlemler bitince de peynir gibi kesilerek servis ediliyor. fotolarla bakalım
    hakarl o kadar eski bir yiyecek ki bebeklerin bağışıklık sistemi gelişmesi için ağızlarına bir miktar ezilmiş hakarl konulurmuş. kalan sağlar da izlanda'da yerleşmiş sanırım.
  • tüm köpek balığı etleri sanılıyor, değil. çok derinlerde yaşayan ve böbreği olmayan grönland köpekbalığı etinden yapılıyor hakarl. hayvanın böbreği olmadığından memeliler için zehirli olan ürik asit, tmao etinde birikir. çürümeye bırakılmadan yerseniz ölüme kadar yolunuz var. çürütüp yerseniz (yiyebilirseniz) çürümüş etin ne olduğunu anlarsınız. bu arada eskiden izlandalı'lar bunu kıtlık zamanında yermiş. yani onlar için bile ilk yemek seçeneklerinden biri değil *.
  • izlanda'lilarin sevdigi bir yiyecek degildir efendim. sadece cok eski bir yiyecek ve genc nüfus bunu agzina surmez. yaslilar arada 1 tane atar agzina, o da küp seker buyuklugundedir zaten. sadece denemis olmak icin yedim bir tane, lanet olsun oyle eski yiyecege.
  • bunu ilk defa öğrendiğimde ufak çaplı değil bayağı büyük bir şok yaşadım. hatta köpek balığı eti olduğuna da inanmadım. resmen balina gibi bir hayvan. kesilen parçaları su torbası gibi akışkanımsı bir halde. muhtemelen soğuk sularda yaşamasından dolayı içeriğinin çoğu yağdır o dış kısmın ama görüntüsü öyleydi.

    daha önce de yazılmış ama tekrarlayalım. bu hayvanların vücutları, daha doğrusu etleri üre bulundurduğu için öyle pişirip yiyelim olayı mümkün değilmiş. peki şimdiki gibi her şeyin fabrika çıkışlı olmadığı ve avın etinin, kemiğinin, dişlerinin, derisinin, sinir liflerinin, yağının yani kısaca her yerinin değerlendirildiği bir zamanda bu koca av ziyan mı olacak? hayır. benim tahminime göre büyük bir kıtlık zamanında kıyıya vurup çürümüş bir hayvanı yiyip ölmeyince bunun yenildiğini keşfetmişler. çünkü normal zamanlarda içerdiği üreden dolayı yiyen ölüyormuş. işte izlandalı arkadaşlar da bunu böyle birkaç ay çürümeye bırakıp üzeri iğrenç ve küflü bir görüntüye kavuşunca bir içecek eşliğinde tüketiyorlarmış.

    bundan önceki şokumu da avladığı geyiğin -işkembe benzeri- midesini nehirde çitiledikten sonra bir parça koparan, ağzına atıp sakız çiğner gibi şıkır şıkır ve "mmm nefis, bayılıyorum buna" diyerek yiyen adamı gördüğümde yaşamıştım. ya biz fazla kibarlaşıp doğal yaşamdan geri dönüşü olmayacak derecede kopmuşuz veya bu insanlar insanlıktan çıkmışlar.
  • köpek balığı eti yemiş ve sevmiş bir insan evladı olarak diyebilirim ki, bir kere yiyince bir daha yemek istemezsiniz işte öyle bir tat.
  • aynı zamanda delicacies albümünden gaz oğlu gaz bir simian mobile disco parçası.
    spotify
hesabın var mı? giriş yap