şükela:  tümü | bugün
  • ahmet hamdi tanpınar'ın saatleri ayarlama enstitüsü romanında halit ayarcı tarafından hayri irdal'a sorulan, olayların başlamasına ve gelişmesine neden olan soru.

    --- spoiler ---

    - hakikatten saaten anlar mısınız?

    nasıl deryadil değilsem, nasıl ilm-i simya, ilm-i cifr ve eski ta-bebeti bilmiyorsam, başımdaki bereye, birdenbire ağarmış saçlarıma, tıraşsız sakalıma ve derviş hâlime rağmen nasıl hiçbir tarikat-ten değilsem, öylece saatten de anlamıyordum. fakat yalana alışmıştım. hayatım denen bu kalp akçeyi başka türlü süremezdim. insanlar benim böyle olmamı istemişlerdi. yalancı idim. binaenaleyh saatten çok iyi anladığımı mı söylemem lâzımdı? fakat bu en aşağı otuz beş türlü söylenirdi. cemal beye, selma hanıma, doktor ramiz’e, sabriye hanıma, yangeldi asaf beye, hepsine, herkese ayrı ayrı şekillerde söylenirdi. bir müddet halit ayarcı’ya baktım. hayır, burada doğrudan doğruya hareket lâzımdı. en yavaş sesimle:

    - bir görelim, bakalım! dedim.

    cebinden kordonsuz, küçük bir altın saat çıkardı. avucumun ortasına bıraktı. saat o kadar iyi işlenmişti ki avucumun içinde bir küçük güneş var sandım. hayır, büsbütün yıkılmamıştım. sevdiğim birkaç şey kalmıştı.

    --- spoiler ---