şükela:  tümü | bugün soru sor
  • mısır'daki fatımiler'in hükümdarlarından biri. tanrılık davasına kalkışmıştır.

    (bkz: dürziler)
  • çok tuhaf karakterli bir insandır. her şeyden önce caligula'yı çok andırmaktadır. tarihçi yahyâ b. saîd el-antâkî, hakim'in küçükken bir beyin rahatsızlığı geçirdiğini belirtiyor. çok sert mizaçlı bir karakter. bir suçun ispatından sonra en ağır cezaları uyguluyor, özellikle zenginlere karşı inanılmaz merhametsiz. tahta 11 yaşında geçtiği için ilk başlarda yumuşak bir politikası olacağını düşünüyorlar, ama sünnilere karşı tarihte görülmemiş bir baskı uyguluyor. en önemli özelliği çıkarttığı bir fermanın 2-3 sene ardından aksi bir ferman çıkartması.

    1005 yılında yayınladığı bir fermanla yahudi ve hristiyanların, müslümanlardan farklı kıyafet giymelerini, özel kuşak bağlamalarını, müslümanlardan ayrı hamama gitmelerini, ayrı gemiye binmelerini ve müslüman hizmetçi çalıştırmalarını yasakladı. hristiyanları islam’a geçmeye zorlayan hakim, 1013 yılında bundan vazgeçti.

    yine 1005 yılında ilk olarak 3 islam halifesine ve sahabelere küfür geleneğini başlattı. cami, mescid ve saray kapılarına küfürler astırdı. 1007 yılında bu kararı kaldırdı. 1009 yılından itibaren tam 9 sene teravih namazının kılınmasını yasakladı. daha sonraki dönemlerde hristiyanların noel ve benzeri kutlamaları yapmasını yasakladı. halkın şarap üretmesini engellemek için şarabı yasaklamadı, üzüm bağlarını yerinden söktürdü.

    1009 yılında kudüs’teki kilise ve manastırları da yağmalayınca bizans imparatoruyla arası iyice açıldı. böylece bizans ve fatımiler arasındaki 10 yıllık barış antlaşması bozulmuş oldu.

    sosyal hayata yaptığı müdahaleler insanların tepkisini çekmesine yol açtı. bir dönem sonra gündüzleri dükkanların açılmasını yasakladı ve kahire’nin gece daha iyi aydınlatılmasını, çarşının bu saatte açık olmasını emretti. halkın satranç oynamasını, nil nehri’nde gezmesini ve musiki ile uğraşmasını ve kadınların sokağa çıkmasını yasakladı.

    ilmi sevse de astronomi bilimini yasakladı ve astrologları sürgüne yolladı. sabah ezanında “essalatü hayrü-l minen nevm” dizesini çıkardı. önünde yerin öpülmesini yasakladı ve hutbede peygamber yerine kendisinin selamlanmasını ve selamlanırken cemaatin ayağa kalkmasını emretti.

    bunlardan sonra son olarak uluhiyet ilan ettiği söyleniyor. kimi islam tarihçileri tanrılığını açıkça ilan ettiğini kabul edemese de dürziler'in bunu kabul ettiğini reddetmiyor. bu olayın ardından bir isyan çıkıyor. isyanın çıktığı futsas kentini yaktırıyor.

    son zamanlarını kahire'de bir tepede geçiriyor. bir sabah geri dönmüyor. ertesi gün eşeği(evet adam tasarruf olsun diye eşeğe biniyormuş) ve hançerlenmiş gömleği bulundu. cesedi bulunamadı. iddialara göre kız kardeşi halkı yatıştırmak için ağabeyini öldürmüştür.
  • mısır tarihinde 'müslüman caligula' adıyla kötü bir şöhreti olan el-hakim, halife el-aziz'in oğludur ve o dönem hikâlerinde ondan, kutsal değerlere saygısız bir adam olarak bahsedilir. pek çok düşmanından biri tarafından öldürüldüğü söylenir ve hatta, evlenmek istediği prenses sitt el-mülk tarafından ortadan kaldırıldığı anlatılır. fakat kıpti hikayelerinde onun, mukattam tepeleri'nde hz. isa'nın hayali tarafından ziyaret edildikten sonra bir manastıra çekildiği söylenir, dürzi'lere göre bir mesih, ismaili'lere göreyse bir azizdir.
    ismaililer onun harap camiini restore etmiş ve ona atfedilen kötü şöhreti ortadan kaldırmışlardır.