şükela:  tümü | bugün
  • budala, akira kurosawa nin dostoyevski nin ünlü eserinden uyarladığı film.
  • (bkz: pikachu)
  • yapımcılar akira kurosawa'dan orjinali 265 dakika olan filmin kesilmesi gerektiğini söylemişlerdir. büyük usta, "bu durumda, filmi uzunlamasına kesmek daha iyi" diye cevap vermiştir.

    film 166 dakikaya indirilmiş tabi.
  • karaktere değil de olaya yönelik bir uyarlama, hani kitap okunmasa kim neden niye böyle yapıyor bilmek, anlamak, anlamlandırmak çok zor. bunda metnin sağlamlığının yanında zaman kısıtlamasının da etkili olduğunu es geçmemek gerek. yapımcı baskısı da yemiş zamanında akira no kami. bi ipolit yok misal. lebedev hakeza. kolyanın repliği filmin sonunda ezbere tekrarlayabildim. aglaya'lar da iki kardeş. daha bir çok karakter anılmıyor es geçiliyor e tabi bu da kitabın bütünlüğünün, karakter gelişiminin filme yansımasına engel oluyor. lakin film işin olaya yönelik kısmında boş değil. atmosfer on numara misal. sekanslar, özellikle kitapta da heyecanın tavan yaptığı sekanslar filme gayet başarılı aktarılıyor. aglaya - filipovna buluşması, mişkin ile rogojinin beraber sabahladığı gece, şömine de para yakma akılda kalanlar.

    film gösteriyor ki, budalayı filme almak için bir film yetmez, 3-5-7 anca. yönetmen akira kurosawa'da olsa bi yere kadar işte.
  • 1951 yapımı akira kurosawa filminin ismi. yönetmenin çekirdek kadrosunun da tam kadro hazır bulunduğu güzel film.

    dostoyevski'nin budala kitabını henüz okumadım ama filmde gördüğüm kadarıyla dostoyevski'nin imza hareketlerinin çoğu bu kitabında da yer almış sanırım. bu imza hareketlerden kastım, örneğin;

    - bir kadın için hayatını harcayabilecek karakterler,
    - toplum gözünde düşmüş kabul edilen kadın karakter,
    - aşk ve kıskançlık, aşk ve nefret, aşk ve ızdırap gibi ikircikli duygular üzerinden ahlak ve insan sorgulamaları,
    - insanlığın yüce özelliklerini üzerinde barındıran, peygambervari, idealize edilmiş karakterler, burada da budala diye bahsedilen karakterimiz böyleydi.

    edebiyat dünyasının ve insanlık tarihinin en önemli isimlerinden birisi tarafından yazılmış ve sinema sanatının gelişmesine sayısız katkısı bulunan, tarihin en önemli yönetmenlerinden birisi tarafından uyarlanarak filme çekilmiş, insan üzerine evrensel bir başyapıt. çok farklı gerçekten, akira kurosawa gibi yönetmenlerinin filmlerini izleyenler sinemanın bir sanat olarak neyi temsil ettiğini ve nerede durduğunu gayet iyi hissediyorlardır diye düşünmekteyim.

    son olarak kurosawa'nın filmin hemen başlarında kendi yorumunu da katarak filmin konusunu açıkladığı o sözlerle bitirelim:

    "dostoyevski gerçekten iyi bir insanı tasvir etmek istemişti. ne kadar ironik, kahraman olarak bir aptalı seçti. ama iyi bir insan başkalarına aptal görünebilir. bu hazin bir hikayedir. saf ve gösterişsiz insanın çöküşü."
  • dün akşam kanallar arasında bir o yana bir bu yana savrulurken denk geldiğim uyarlama film. bir anda içine çeken bir havası var filmin.* kendinizi fena kaptırıyorsunuz. aynı zamanda da sanki boğuluyormuş gibi hissettiren bir yoğunluk da var.

    bilmiyorum belki japonca aşığı olduğum için kaptırmışımdır. neyse, tavsiye eder misin sorusuna cevabım evet.