şükela:  tümü | bugün
  • zamanı efektif kullanan insandır.
  • gerçekten merak etmediğim birisinin halini hatırını sormak samimi gelmiyor. sadece merak ettiklerime soruyorum. üstelik iş nedeniyle çok fazla kişi ile konuşuyorsanız gereksiz kalıplar kullanmak zaman kaybı yaratıyor.
  • müsaitsen bir şey soracaktım diye sorup konuya girmesi kâfidir. işi düşünce yapmacık hal hatır sormaktan haz etmiyorum. işi düşmüşse sana işim düştü demesi daha samimi.

    adım tosun, arkadaşlarım hariç ortamda bir kaç kız vardı hesabı toplu ödedim. sırf bu hareketten sonra ilk kez aynı ortamda olduğum kız "tosunum yaaa,sen bitanesin" dedi. benim için yapmacıklık budur. teşekkür et geç tosunum nedir?
  • telefon açtığında veya karşılaştığınızda n'aber ya dahi demeden, şudur budur diye konuya giren insandır. kandil mesajı, bayram mesajı, kutlama / tebrik yoktur; sadece konular vardır, kimi zaman konuşulması, halledilmesi gereken.
  • (bkz: harry tuttle başlıklarını 100 metreden tanımak)

    tanım olsun diye yazılmış tanım: boş beleş samimiyetsizliklerle zaman kaybetmeyen ve kaybettirmeyen insandır. cevabı umurunda olmayan sorularla kafa şişirenlere her zaman tercih ederim.
  • yillar evvel okudugum ali ile nino adli romani hatirlatan insan.

    mevzubahis romanda yasli bir karakter genc bir karaktere tam da boyle davranmayi tavsiye edip bu fikri su sekilde gerekcelendiriyordu, "birine isin dustugunde konuya girmeden once adet yerini bulsun diye hal hatir sorarsan karsindaki kisi sendeki samimiyetsizligi fark edip rahatsiz olur. fakat once iletisime gecme sebebin her ne ise ondan bahsedip ancak o konu kapandiktan sonra muhatabinin hal ve hatrini sorarsan sonuc cok farkli olur. bu yolla, senin icin asil onemli olan seyin o kisilerin bizzat kendileri oldugu, ilk sordugun meselenin ise bir mecburiyetten fazlasi olmadigi hissiyati dogurursun insanlarda."

    gerekcesini mantikli buldugum bu sosyal prensibi kitabi okudugumdan bu yana uygularim. kendi tecrubemden hareketle soyleyebilirim ki, yukaridaki roman karakterinin tavsiyesi son derece isabetli. kaliplasmis davranis sekillerinin disinda hareket ettiginiz icin insanlar sizin biraz enteresan ve fakat son derece samimi ve durust oldugunuzu dusunuyor.

    dolayisiyla, tavsiye edilir.
  • arayıp sormayıp, işi düşünce arayıp hal hatır sorduktan sonra birşeyler istemek kibarlık mı? formalite icabı sorulan nasılsın sorusunun cevabı çok mu merak ediliyor da direkt konuya giren insan kaba saba olarak görülüyor? iki yüzlü olmayan net insandır.
  • adamdır.
    boş beleş yapmacık muhabbete zamanı da olmayan ihtiyaç da duymayan adamdır.
  • net insandır ama net insan ile su katılmamış öküz arasında ince bir çizgi vardır. bu çizgiye dikkat edilmesi gerekir.

    telefon açtığımda kullandığım kalıp, "x merhaba, kusura bakma rahatsız ediyorum, müsait miydin?"

    bir şey soracaksam, bir şey isteyeceksem, "nasılsın?" bana aşırı yapay geliyor. sonra karşı taraf "iyiyim" derken, "iyiyim iyiyim çıkar ağzındaki baklayı" modundaymış gibi hissediyorum. bu nedenle bu soruyu pek sormamakla birlikte bu durumu ilke edinmiyorum.

    rahat zamanda arkadaşça iletişim kurmak için arıyorsam zaten hal hatır sormadan geçmem mümkün değil.

    öte yandan, karşı taraf hastanede olabilir, bir yakınını kaybetmiştir, cenazede olabilir, "selam" diyip 90 derecelik açıyla konuya girmek öküzlüktür. hele sesi kötü geliyorsa, orada bir "nasılsın?" sorusu iletişiminiz açıdan kritik önemdedir. empati kurmayı öğrenin, yanlış yöntemleri prensip edinmeyin.
  • islami açıdan en uygununu yapan insandır.

    kişinin hal hatır sormak, nerden geldiğini sormak, nereye gittiğini sormak gibi şeyler sormadan anlatılıyorsa dinlenebilir, fakat sormak caiz değildir. adamı yalan söylemek zorunda bırakabilirsiniz.

    "derdine derman olabileceksen, bir derdin var mı diye sor" demiş büyüklerimiz. bu tam manasıyla ince düşünce bana göre, bunu kabalık olarak gören şu dönem zihniyetini düdükleyeyim.