şükela:  tümü | bugün
  • taa 1980'lerde geliştirilmesine başlanan, hindistan'ın savaş uçağı projesi. sancılı ve gecikmeli bir ar-ge sürecinden geçen uçak, ancak 2015 yılında hizmete girebilmiştir, üstelik daha bir ton eksiği ile beraber...

    sonuç? hindistan şu anda yurtdışından tek motorlu savaş uçağı bakınıyor.

    aklıma gelen manzara şu:

    hindistan'da genç bir mühendis sabah kalkıyor, servise / arabasına binip 8:00 gibi hal (hindustan aeronautics limited) firmasındaki işine gidiyor. mayışık mayışık fabrikaya akın eden binlerce mühendisle beraber kartını okutup turnikelerden giriyor. kahvaltılık poğaçasını falan alıyor, oturuyor, bilgisayarını aheste aheste açıyor, bir yandan kahvaltısını dişlerken bir yandan da haberlere bakıyor. saat oluyor 9:00. arkadaşıyla dünkü kriket maçının geyiğini yapıyorlar yarım saat daha, saat oluyor 9:30. yan kübikte ne iş yaptığını kimsenin bilmediği bir tip var, nasıl olsa kovulma gibi bir şey olmadığı için rahat zaten herif, o da oradan başka bir muhabbet açıyor, saat oluyor 10:00. ee, çay arası geldi, elde kupalar dışarı çıkıyorlar, arkadaşları sigaraları tellendiriyor, bizimki de kantine gidip püskevit falan alıyor. 10:30 gibi giriyorlar içeri, oturuyorlar masalarına. bizimki açıyor outlook'u bir iki mail'e bakıyor, saat oluyor 11:00. biri soruyor orada, yemekte ne var diye, yemek muhabbeti 11:30. ee, öğle yemeğine yarın saat kalmış, işe başlanır mı hiç? cep telefonunu biraz kurcalayıp saati 12:00 yapınca bizimki yollanıyor yemeğe. 13:30 gibi geliyor yemekten, off, yemeğin ağırlığı üzerine de çalışılmaz ki, hem zaten yarım saat sonra toplantı var. saat 14:00'da gidiyor toplantıya, gariban küçük firmaların üç kuruş için bir haftada başardığı işi iki ayda yapmayı planlayarak bir takvim çıkarmışlardı, o takvim de sarkmış zaten, olmuş 4 ay, kimsenin de pek şeyinde değil zaten, aynen devam. saat 15:30 gibi toplantı bitiyor, bizimki sinirli, çünkü saat 15:00'teki çay arasını kaçırmış, ama olsun, yine alıyor çayını, pinekliyor bir yarım saat daha. ee, saat 16:00, bir saat sonra gitme hazırlıklarına başlayacak, yeni işe de başlanmaz ki şimdi, iki doküman, iki mail karıştırıp bir gözü saatte kalan bir saati de yiyor. saat vuruyor 17:00'ye, hemen hazırlanıyor bizimki, kapatıyor bilgisayarı, çıkış kapısına doğru koyun sürüsü gibi yürüyen binlerce mühendise karışıyor. saat tam 17:30'da basıyor kartını, çünkü çıkış saati 17:30, biniyor servisine / arabasına. bugün arkadaşlarıyla buluşacaktı, gidiyor bara. arkadaşının biri konuyu açıyor "abi, valla hindistan'ın büyümesini istemeyen dış güçler bir sürü oyun döndürüyor.". bizimki başıyla onaylıyor, arkadaşı da mutlu olyor onaylanmasına, sonuçta saygı duyuyor bizimkine, ne de olsa bizimki onun 3 katı maaş alan başarılı bir mühendis. bizimkinin hal'deki işiyle, projesiyle hava atarak tavlamaya çalıştığı (ve başardığı) kız ise tedirgin, "aman ha, kendine dikkat et, şüpheli mühendis ölümleri oluyor biliyorsun, bunlar hep pakistan'ın oyunları...". bizimki ışıltılı gözlerle, kendinden emin, vakur bir havayla "merak etmeyin, dış güçler ne yaparsa yapsın, güzel projeler başaracağız" diyor.

    ha bu arada proje mi? ohooo o proje sadece bizimkini değil, bizimkinin oğlunu bile emekli eder.