şükela:  tümü | bugün
  • amerika'da uzunca süre kaldıgından, amerikanvari bi havası vardır, züppe sanılır ama gizli bi mantıklılıgı da vardır ukalalıgının altında.
  • robert college mezunu.yale'de tiyatro okumuştur. gençliğinde halkla ilişkiler uzmanı betül mardin'le evlenip boşanmış, bu evlilikten bir oğlu var. oğlan amerikada okuyup büyük bir holdingde executive oldu. neyse, haldun betül'den ayrıldıktan sonra bi daha evlenmiyo, takım değiştirip diğer er zevatıyla takılıyor. en son ismet ay'ın onun evinde kaldığı duyulduydu. asil, efendi ve aynı zamanda züppe bir havası vardır. onun için halk tarafından benimsenmemiştir. o da halka mesafeli durur.
  • istanbul üniversitesi devlet konservatuarında tiyatro bölümüne komedi müzikal bölümde ise sahne dersleri veren pamuk gibi adam..
  • müzikal bölümünde hoca, süper şahsiyet
    ayrıca (bkz: haldun for men)
  • snoblugun yakıştığı ender insanlardan biri, türkiye'de vodvil tarzının en başarılı uygulayıcısıdır
  • (bkz: pertev)
  • yale üniversitesinin tiyatro bölümünden masters derecesi ile mezun olduktan sonra çeşitli yaz tiyatrolarında çalıştı. 1954 yılında istanbul'a dönerek muhsin ertuğrul yönetimindeki küçük sahneye girdi ve "cinayet var" adlı oyunla ilk kez türk seyircisinin karşısına çıktı bu arada amatörlerle cep tiyatrosu çalışmalarını sürdürdü 1955 yılında "papaz kaçtı" komedisi ile dormen tiyatrosunu kurdu.

    bugüne kadar yüzün üstünde rol alan dormen, çeşitli tiyatrolarda 32'si müzikal 140 oyun sahneye koydu. "sürç-i lisan ettikse" ve "antrakt" adlı iki otobiyografik kitap ve aralarında "hisseli harikalar kumpanyası", "geceye selam", "şen sazın bülbülleri", "yolun yarısı", "günaydın mr. weill", "amphytrion 2000" ve "bir kış öyküsü" gibi yapıtları bulunan dokuz müzikal yazdı.

    şehir tiyatrolarında 16 yıldır oynanan "lüküs hayat" ve istanbul operasında "kral ve ben" müzikallerini sahneye koydu. hacettepe üniversitesinden onursal bilim doktoru belgesi alan ve devlet sanatçısı olan haldun dormen halen yapı kredi sigorta ve yayla sanat merkezinin sanat danışmanıdır. ellinin üstünde ödülü olan sanatçının bir oğlu ve bir torunu vardır.
  • ayse arman'in mustakbel kayinpederi, mor gozluk camlarinin sahiplari, yillanmis tesvikiye sakini ve evinde binlerce film, kitap, cd ve maske bulunan harika sahsiyet.
  • yale'den mezun diye kendini lawrence olivier sanan, ama o yale'in oyunculuk degil de yönetmenlik bölümünden mezun oldugunu bir türlü söyleyemeyen, ama söylemesine de gerek olmayan (zira sahneye ciktigi an belli oluyor), nitelikli ama yeteneksiz kisi.
  • haldun dormen'in inci pirinçcioğlu ile amerika'da 1953 yılında yapılmış, ''resimli 20. asır mecmuası, 11 haziran 1953 sayı:44'' de yayınlanmış röportajından kısa alıntı :

    ''daha kolejde* iken, içimde tiyatroya karşı büyük bir aşk vardı. son sınıfa geldiğim zaman ise, artık tiyatroyu kendime meslek olarak seçmeğe karar vermiştim. arzumu aileme kabul ettirmek hususunda güçlük çektiğimi itiraf etmeliyim; fakat nihayet onlar da razı oldular ve 1949 senesinde artistlik ve rejisörlük tahsil etmek üzere yale üniversitesine geldim. kışları mektebe devam ediyor, yazın ise pratik sahada çalışmak istiyordum. netekim 1950 yılında bu fırsatta elime geçti. hollywood’da açılan bir müsabakaya iştirak ederek pasadena tiyatrosuna girmeğe muvaffak oldum. rol aldığım beş piyesin üçünde baş rolü oynadım.''

    o yıllarda tiyatro kurmak fikrini ise şöyle açıklamıştır:

    ''bu arzu senelerden beri benim içimde yaşıyordu. zaten türkiye’ye döndüğüm zaman da en büyük gayem, memleketimin san’at hayatını geliştirmek maksadı ile, yeni bir tiyatro daha kurmak. bu sahada vatanıma faydalı olabilirsem ne mutlu bana. amerika’da kurduğum tiyatronun* hazırlıklarına, mezun olacağım sene başladım. böyle bir teşebbüs için icabeden sermayenin temin edilmesi, münasip bir tiyatro binası bulunması ve ciddî bir şekilde çalışacak bir kadro kurulması, takdir edersin ki pek kolay değildi. sermayenin dörtte üçünü, bu şirin sayfiye şehrinde yazlık bir tiyatro kurulmasını isteyen serenac lake’liler verdi. dörtte birini de biz artistler koyarak anonim bir şirket kurmuş olduk. bütün yaz boyunca dokuz piyes temsil ettik ve civarda büyük bir alâka topladık. başlangıç olarak kazancımız da hiç fena değildi diyebilirim. bu dokuz piyesin dördünü sahneye ben koyduğum gibi, yedisinde de bilfiil rol aldım.''