şükela:  tümü | bugün
  • enteresan bir adam. italya'da bir cafede karşılaştık, ayak üstü futboldan konuştuk. yarım saat sonra kendimi istanbul uçağına giden apronda buldum. son anda zor da olsa geri dönebildim.

    ronaldinho

    kendisiyle toronto film festivalinde karşılaştık. beş dakikanı alacağım dedi, dört saat sonra masadan kalktık. iki ay sonra futbol içerikli senaryosunu filme çekmeye başlayacağım. hatta bana "filminde robert de niro, al pacino, marlon brando beraber oynasın ister misin" diye sordu. babacım, marlon abi öldü dedim. büyük bir soğukkanlılıkla "hallederiz hacım" dedi ve ben o anda buz kestim.

    steven spielberg

    paris moda haftasında fotoğrafımı uzatıp imza istedi. daha imzanın mürekkebi kurumadan kendimi formayı öperken buldum. gelecek yıl formaları ben tanıtacağım.

    adriana lima
  • rijkaard olmasa rijkaard'ı da galatasaray'a getiremezdi bence. bence rijkaard'a sene başında gitti dedi ki bak bizim takımda rijkaard var, beni siktir et de ona gel bari.
  • taraftarlarını mutlu eden yönetici, akıllara indiana jones'u getiriyor.

    indiana jones filminin meşhur bir sahnesi vardır. kılıçlı bir adam yarım saat şov yaparak indiana jones'un gözünü korkutmaya çalışır. şovu bittiği zaman, jones silahını çeker ve tek el ateş ederek adamı vurur.

    fenerbahçe'nin brezilya seyahetleri uzun uzun yazıldı ve sonunda aykut kocaman;

    -cristian mark junio nascimento oliveira baroni andre clarindo dos santos... dedi.

    haldun üstünel, indiana jones gibi sessizce izledi. tek atış yaptı;

    -elano blumer.
  • harry kewell ve milan baros' u getirirken de 1-2 seneye kalmaz başınıza rijkaard' ı getiririz diye söz vermiş.
  • - alo başkanım bi tane forvet arkadas var burda. temiz bi çocuğa benziyo.
    + haldun olm sen orda mısın hala. atla gel artık.
    - başkanım salı pazarı varmış aşağı london'da onu bi dolaşayım gelcem.
    + yav daha son aldığın gelmedi lan buraya. havaalanında takılıyolar olm sonra. teker teker yolla bari.
    - tamam o zaman ben bi forvet bi de ön libero bakınıyorum.
    +kadro doldu saçmalama.
    - tamam ben burdan göndereyim sen de ordan gönder.ortada çarpıştıralım sağlam kalanı kullanırız.
  • galatasarayın kısıtlı imkanlarıyla yaptığı transferleri görünce real madridin veya manchester unitedın yöneticisi olsa kimleri transfer ederdi diye düşünüyorum.

    -alo başkan perez ronaldo tamamdır
    -harikasın haldun ne zaman geliyorsunuz?
    -arkadaşlar bavulları toplasınlar hemen geliyoruz
    -arkadaşlar?
    -söylemeyi unuttum ronaldo rooney de gelsin nolur dedi kıramadım onu da aldım başkan. ferguson'la da konuştum o da altyapının başına geçicek.
    -(saldalyeden düşme efekti)
    -alo başkan iyi misiniz?
  • hakkında pahalı transferler ile kulübün dibine dinamit konuyor denen insan. şimdi geçen sezondan bu yana yapılan transferlere bakalım bi...

    2008-2009
    harry kewell - bedavaya alındı bu adam "free transfer" denilen cinsten..
    fernando meira - 4.5 milyon eruo'ya alınıp 5.8 milyon euro'ya satılmış (net kar 1.3 milyon euro)
    morgan de sanctis - sevilla'dan kiralanmış...
    milan baros - 5.5 milyon euro bedele alınmış...

    bu sezondan görüldüğü kadarıyla yabancı transfere toplam 4.2 milyon euro harcamış galatasaray...

    2009-2010
    leo franco - bedavaya gelmiş bu arkadaş sağolsun "free transfer"
    kader keita - 3 yıl taksitle 8.5 milyon euro verilecekmiş, sezon başına yaklaşık 2.8 milyon bir ödemesi var
    elano - bu arkadaşta 3 yıl vadeli 7 milyon euro, sezon başına yaklaşık 2.3 milyon yine
    jo - kiralamışız bu arkadaşı rivayet o ki maaşının bile 3/4'ünü m.city ödüyor tey allahım (hatta yetmemiş sezon sonu 9 milyon euro 3 taksit yapmışız opsiyonu bak bak !)
    lucas neill - 850.000 euro şakamısın üstünel (bu arkadaş için de sezon başında bedavaydı şimdi para verildi deniyor ancak sezon başında istediği maaş ile şimdi geldiği maaş arasında da epey bir fark var bunu da göz önüne almak lazım)

    bu sezonda görüldüğü kadarıyla yabancı transferine yaklaşık 5.9 milyon euro ödeme düşüyor transfere...

    eğer ki önümüzdeki iki sezon bu oyunculardan iyi yararlanır veya denk getirip iyi fiyata satarsa galatasaray çok daha mantıklı transferler yapıp cebine de para koyabilir. bu arada ayıptır söylemesi tabata 8 milyon euro, mehmet topuz 9 milyon euro...

    edit: küçük bir pound euro hatası vardı düzeltildi...

    edit 2: yoğun istek üzerine gökhan ünal 3.5 milyon euro hehehehe
  • yakın çevresine, "siz football manager'ı bilgisayarda oynuyorsunuz, ben gerçek hayatta" diyen adam. medyada çok sık okumuşsunuzdur; "haldun üstünel transfer çalışmaları için bilmem kaçıncı yurt dışı seferine çıktı" diye. buna inanıp inanmamak size kalmış, ama üstünel, gidiş/dönüş uçak bileti paralarını, kaldığı lüks otellerin (görüşmeleri daha etkili kılabilmek için) tüm faturalarını (konaklama, yeme/içme vb), gittiği yerlerde kiraladığı tüm bentley'lerin (başka arabaya binmez) ve daha aklınıza gelebilecek tüm masrafları cebinden karşılıyor. daha geçen haftaya kadar cebinden ödediği para 800 bin euro'yu geçti, galatasaray'da yöneticilik yapmaya başladığından bu yana. bunların maddi geri dönüşü yok. "neden?" diye soracak oluyorsunuz, "galatasaray" diyor bu adam. gerçekten büyük adam.
  • gençlerbirliği galatasaray 2010 sezonu kapanış maçı sonrasında,kendisiyle yaşanan bir olayı paylaşmak istiyorum.
    "14 yaşında koyu bir galatasaraylı olan kardeşim ile babam maça giderler maçtan galatasaray yenilir.ve dışarıda fanatik kardeşim,giydiği lisanslı formasına imza almak için babamı zorlar ve gs yöneticilerin olduğu kısma götürür.kardeşim sırasıyla adnan polat ve adnan sezginden imza alır ve fotoğraf çektirir.sıra haldun üstünel'in olduğu tarafa gelmiştir.babam(haldun üstünel'den 4-5 yaş büyük) kardeşimle haldun üstünel'in fotoğraf çekilmesi için ondan rica eder.sonra haldun üstünel de babama
    -yaaaaa bi gidin başımdan der.
    babam kardeşimin elinden tutar ve ordan uzaklaşırlar." evet olay bu kadar küçük.ama bünyede ki değişimleri büyük.
    çünkü bir zamanlar çok sevdiğim daha önce de onu yücelten tanımlamalar yaptığım haldun üstünel şu vakitten sonra isterse messiyi getirsin, benim gözümde artık koca bir sıfırdır.kendisini belki yanlış tanıdık.bu hareketlerinden tavırlarından ve tipinden yeni tanım olarak şunu çıkarmak mümkün. muhtemelen baba parasıyla özel okullarda okumuş zamanın zengin züppe gençlerinden biriydi.ama ben böyle bir yorum yapmayacağım.
    lakin şu da bir gerçek ki haldun üstünel,ben olmasam daha doğrusu taraftar olmasa koskoca bir hiçtir.zengin olmamasına rağmen sırf galatasaray için memur maaşıyla gs'nin sadece lisanslı ürünlerini alan birine en azından,bunu yapamaz.yaparsa o oturduğu koltuk ona bir kaç boy büyük gelmekte olduğunu gösterir.amatörlüğünü gösterir.her şeyden önce ailesine saygılı olmadığını gösterir.
  • şöyle bir günlüğü var bu adamın:

    19 ocak 2010 salı

    - kim demiş ingiliz futbol kulüplerini arapların alması premier lig'e zarar veriyor diye. bu adamları seviyorum.

    - city'nin man utd maçını birlikte izledik. giggs golü attığında stadın çimlerine gömülmek istedim. tevez sahne aldığında khaldoon bey'in yüzündeki mutluluğu görmek tüm yorgunluğa, tüm çabalara değerdi. teşekkürler tevez.

    20 ocak çarşamba

    - bütün günümüz otel lobisinde geçti. bentley'den memnun olup olmadığımı sordular. böyle bir hediye kabul edemezdim.

    - khaldoon bey'in misafirleri vardı, kulüp sahiplerinden. içeri girerken "selamün aleykum khaldoon" dediğimde karşılaştığım bu tebessümü üçüncü kez görüyorum. sanırım elano'dan daha kolay olacak. jo aramızdaydı, bizden daha istekli gibi. çok ilginç, ama güzel.

    - menajerlerden nefret ediyorum (13).

    21 ocak perşembe

    - bir gün nasıl daha kötü başlayabilirdi? araba gecikti, murat rahatsızdı. görüşmeye geç kaldık.

    - menajerlerden nefret ettiğimi söylemiş miydim?

    - cska moskova'dan gelenler var. madem geri alacaktınız, neden sattınız. benim bildiğim khaldoon bey o kadar para ödedikleri bu adamlara pabuç bırakmaz. jo'nun aklını çelmeye çalışıyorlar. neyse ki çocuk oralı değil.

    - avukatlar geldi, uçağı getirttim, bundan büyük baskı olabilir mi?

    - bu adamlar mükemmel, her şey istediğimiz gibi oldu, jo'yu sağ salim bindirdik uçağa. umarım iyi bir karşılama olur.

    - murat bey, "şimdi sıra rijkaard'ın siparişine geldi" diyor. yarın erken kalkmalıyız. dönüşte hoca bize meksika fasulyesi ısmarlar herhalde.