şükela:  tümü | bugün soru sor
  • athlete grubunun tourist adli albumunun 2.sarkisi

    the sun got stuck, as it's making it's way back down,
    we find ourselves, in a familiar part of town

    and all that i've seen means nothing to me without you

    so when i see you next we'll make the most of it,
    tell the sun to start moving again,
    the taste of your kiss i still got on my lips,
    and ill take you there with me

    head crashed down, air conditioned myself to sleep,
    the great night out, that will continue to the end of the week

    and all that i've seen means nothing to me without you

    so when i see you next we'll make the most of it,
    tell the sun to start moving again,
    the taste of your kiss i still got on my lips,
    and ill take you there with me

    it's you and me connected to a satellite
    it's you and me love through a machine
    it's you and me connected to a satellite
    it's you and me love through a machine

    so when i see you next we'll make the most of it,
    tell the sun to start moving again,
    the taste of your kiss i still got on my lips,
    and ill take you there with me
  • porcupine tree'nin deadwing albümünde bulunan şarkılardan bir tanesi.

    such a pale light
    such a long night
    pick up that key
    don't drop your gaze in your coffee
    is it me?
    do i look beautiful in the half light?

    it's been so long
    years have gone
    since i belonged
    hold me please
    stay with me
    and i will sleep

    i will go now
    but i will be with you
    hold my gaze
    hold me inside you
  • demi moore 'un başrolde olduğu, küçük oğlunun boğularak ölmesinden sonra küçük bir iskoç köyüne yerleşen meşhur yazarın yaşadıklarını anlatan film.
    http://www.imdb.com/title/tt0412798/
    http://www.half-lightmovie.com/
  • çok klişe başlayan ama ilerledikçe benzerlerinden ayrılan film..
    --- spoiler ---
    bi de demi moore hala taş..
    --- spoiler ---
  • bir sürü olayın havada kaldığı, "eee niye oldu ki bu şimdi bu film nereye gidiyor ki" dedirten buna rağmen nehir ve deniz kıyısındaki evlerin ve deniz fenerinin güzel görüntüleri için sonuna kadar izlenebilen film.
  • imdb de falan yumusatilmaya calisilmis olsa da bazi insanlar icin resmen gerilim/korku filmidir.gercekten de odu kopartabilir.yalniz ve gecenin bir vakti izlenilmemesi onerilir.
  • henüz fazla filmi bulunmayan 1965 doğumlu senarist ve yönetmen craig rosenberg'in izleyici anlasın diye gözüne soka soka sonuçla ilgili ipuçları verdiği ve nelerin cereyan edeceğinin rahatça anlaşıldığı gerilim filmi. öte yandan olağanüstü resimleriyle ve harika demi moore performansı ile zevkle izlenebilir. lokasyonun keltik teması üzerine tahminen aileden biri olan brett rosenberg tarafından yazılmış müzikler ve özellikle keman ve piyano ile icra edilen leitmotiv de kayda değer...

    filmin çekim lokasyonu önceden kanada planlanmış, ancak hava şartları nedeniyle kuzey galler'de llanddwyn adasında çekilmeye karar verilmiş. yöre halkı tarafından ruhani bir ada olarak tanımlanan bu adanın bu hikayeye konu edilmesi kızgınlıkla karşılanmış. demi moore, film çekimlerinden yorulan film ekibine 20 palet dolusu birayı özel olarak adaya getirtmiş.

    filmde yer alan hatalardan :

    --- spoiler ---
    - filmde öykü iskoç kasabasında geçmekte iken içki içilen barın duvarında, filmin çekildiği ülke olan kuzey galler'in bayrağı gözükmektedir.
    - angus, fotoğraf makinasındaki filmi gizlice çıkarırken bobini bir tarafta sarılmış halde bulmuştur. normalde bir ucunun makaraya sarılı olması gerekirdi. bobini geri sardığı da görülmemektedir.
    --- spoiler ---

    kaynak : imdb
  • beklenmedik bir sekilde geren film. angus rolundeki ''oha lan bu ne boyle masallah cocuguma tu tu tu'' dedirten aktor icin (bkz: hans matheson)
  • içinde bir çok klişeyi barındıran, 40 dakikada anlatılacak bir hikayeyi 2 saate yakın bir süreye yaydığı için oldukça ağır tempoda geçen ve anlattığı hikayeyle ilgili bir sürü soruyu cevaplamadan biten ve içerisinde bir sürü mantık hatası içeren film...

    filmin en ağır topu "her yaşta taş gözüken" demi moore dur...aslında demi moore için yaşlandığını çaktırmayan kadın demek daha doğru olur zannımca...çünkü filmin bazı sahnelerinde ışık ters açıdan geldiği için demi moore'un yaşlılığın etkisiyle buruşan ve kırışan yüz hatları alenen ortadaydı ne yazıkki...ayrıca ben demi moore un oyunculuğunu da kötü ve isteksiz buldum açıkçası...

    ayrıca filmin finali de beni epey şaşırttı...bir gerilim filminin finali bu kadar basit olmamalıydı diye düşünüyorum...

    rachel'in gördüğü düşler,ölen oğlu için buzdolabına yazılan yazıları geçtim angus'un film sonunda niye intihar ettiğiyle ilgili mantıklı bir gerekçe sunamıyor yönetmen...

    kesinlikle tavsiye etmiyorum...zaman kaybından başka bişi değil...

    pek bi önemli edit:bu filmi kaçak dvd vcd'den değil istiklal caddesi afm salon 9'da 6 kişiyle beraber izledim...ayrıca evimde de 5+1 home theatre'ım var..orda da izlesem bok gibi film olduğuyla ilgili düşüncem değişmezdi...
  • nedense abd'de doğrudan dvd piyasasına sürülen ama türkiye dahil avrupa'da sinemalarda gösterilen gerilim filmi. abartılacak bir tarafı yok ama hiç de fena değil ve de kesinkes sinema ortamında izlenmesi gereken filmlerden, filmi korsan dvd/vcd falan üzerinden tvde/bilgisayarda izleyenlerin görüşleri kaale alınmamalı. demi moore hala güzel demek yerine sanki yaşı ilerledikçe daha da güzel olmuş demek lazım. bi de bazılarının iddia ettiğinin aksine filmin konusunun gelişiminde mantıksızlık falan yok. hafif spoiler: filmin sonuna doğru fantastik vakalrın rasyonel açıklaması getiriliyor ama işin için de yine de biraz doğaüstünün de payı olduğu ortaya çıkıyor, o kadar. ağır spoiler: evet, kadını delirtmek için angus olayı tezgahlanmış ama, besbelli ki, aynen kadının oğlu gibi gerçek angus'un gerçek hayaleti de sözkonusuymuş.