şükela:  tümü | bugün soru sor
143 entry daha
  • "demokrasinin bir çok şekilleri ve zamana göre tefsirleri vardır. müfrit sağ veya sol rejimler, ideolojilerine daima demokrasi damgası vururlar. gerek demir perde arkası, gerek ırkçı diktatörlükler derler ki: halkın sesi, hakkın sesidir; halk ve millet isterse muayyen bir durum yaratmak için mukadderatını bir tek şahsa teslim edebilir. fakat... buna hakikî demokratlar diktatörlük derler. gene derler ki, millet, herhangi seçtiği ve mutlak bir ekseriyeti haiz bir meclise de isterse her hakkı, hattâ insan haklarını, anayasayı da çiğniyecek bir kudret verebilir. böyle bir hal kendini hattâ ingiliz tarihinde dahi göstermiştir. fakat buna tarih meclis – diktatörlüğü damgasını basmıştır. gene derler ki, mademki halkın sesi hakkın sesidir, o halde herhangi ihtisas ve bilgiye dayanırsa dayansın, halk kalabalığı hükmünü istediği gibi verebilir. buna tarih bugün bilhassa haklı olarak anarşi adım verir. hulâsa, herhangi rejimde, bilhassa demokraside, bütün kuvvetler arasında muvazene, insan münasebetlerinde nizam, idarede istikrar teessüs etmez ve şahıslar, zümreler kabiliyet ve ihtisaslarına göre kullanılmazsa, o demokrasiden hayır umulmaz... biz de demokrasi te’sis etmek istiyorsak, ilk yapacağımız iş, memleket hayatım normal yürütebilecek en hayatî motor olan idare cihazını mutlak ve mutlak bütün zaman için partiler ve şahıslar haricinde işleyebilecek bir hale getirmektir. bu yapılmazsa, değil bizde herhangi bir demokraside de dahi beka mümkün değildir. hepimizin mensub olduğumuz partiden ve seçeceğimiz milletvekilinden bunu sarahatle ve ısrarla istememizi temenni ederim. bizim demokraside eksik görünen şey, salâhiyet ve kontrol denilen şeylerin ayarlanmamış olmasıdır. salâhiyet olmazsa hiç bir şey yapılamaz, derece derece de olsa kontrola tâbi olmıyan salâhiyet ve kudret ergeç insan haklarını çiğneyebilir..."
1 entry daha