şükela:  tümü | bugün
  • taş koridorlara parkelere bastıktan sonra ayağınızın bayram ettiği yer araç gereci
  • duvardan duvara hali olgusuna ismini vermi$ firma.
  • genelde ucuz olması sebebiyle öğrenciler ve bekar kişiler tarafından tercih edilen evi sıcak tutmada faydalı olmasına rağmen temizliği düzgün yapılmadığı için koku, nem, pislik, toz gibi yan etkileri mevcut olan metrekare olarak en ucuz taban kaplama malzemesi.
  • gavur halisi olarak da bilinir.
  • üç yıldızlı otelin olmazsa olmazıdır.
  • bilumum öğretim kurumunda, beyaz yazı tahtalarında silgi olarak da kullanılabilen, müthiş icat.
  • umut sarıkaya'yla hayatımıza giren bir saç modeli adı. anlaşıldığı kadarıyla çok sık ve çok sert, fırça gibi (ve genelde çok kısa) saçlar için kullanıyor sarıkaya bunu.
  • 70'li yıllarda* çok popüler olmuş, evlenen hemen her genç kızın çeyizinde yer almış, özellikle de koridorlarda yolluk olarak popülaritesi tavan yapmış bir halı türü kendisi. zira, çocukluğumda gittiğimiz hemen her evin koridorlarında, nadiren de odalarında, görmüşlüğüm vardır kendisini.

    sık dokusu, spor ve sporsever dostu olmayan yapısı, özellikle koridorda kardeş ve/veya arkadaşlarla oynanan futbol maçlarında topa kayarak girmenin ya da kontrolsüz biçimde dizlerin, ellerin üzerine düşmenin ölümcül sonuçları olabileceğini bana dolaysız ve bol acılı biçimde öğretmişti. belki de halı saha maçlarından hala uzak durmamın temel nedenlerinden biridir bu halı.(diğer neden futbol yeteneğimin olmaması da olabilir ama şimdi konumuz bu değil)

    -entirinin bundan sonraki bölümünü okumamakta özgürsünüz, okursanız da sonuçta ortaya çıkabilecek sorunlar için yazar sorumluk kabul etmemektedir-

    sonrasında yıllar geçti, devir değişti (... e tabii çelik de değişti)* ve 70'li yıllarda lale devrini yaşayan bu güzide ürünler, 80'lerle birlikte yerlerini daha afili halılara bıraktı ve bodrumların karanlık köşelerinde fare ve örümböceklere yeri geldiğinde yuva, yeri geldiğinde dost olmak üzere yola çıktılar, yaşantımızdan yavaş yavaş silindiler. ya da biz öyle sandık, buna inanmak istedik. onlar ise bodrumların karanlığında sabırla yeniden günyüzüne çıkacakları "o" günü beklediler.

    yıllar sonra(ki 90'ların ilk yarısına tekabül eder)*, eskiden halıflekslarin özgürce at koşturduğu bu evlerin çocukları, üniversite sınavları sonucunda yurdun dört bir yanına dağıldılar. ve evlere yerleştiler (şüphesizdir ki bu evlerin eşyaya gereksinimi oldu ve onlara eşyalar verenler karanlığı aydınlattılar. zekeel 25-17)

    ne var ki bu eşyalar arasında bir kalem kimsenin dikkatini çekmemiştir ama oradadır:

    (caps) halı!!! (caps).

    eh çoğu orta halli olan bu ailelerin çocuklarına yeni halılar, hele ki yolluklar alması gibi bir durum olamayacağına göre... ebeveynlerden biri şöyle der "bizim bir yerlerde bir iki halıfleks yok muydu?"

    işte buydu. yıllarca bodrumların unutulmuş, karanlık dehlizlerinde bu anı sabırla beklemiş olan halıflekslerin order 66'i olmuştur bu sözler. hepsi mağrur biçimde doğrulup ülkenin ayrı köşelerinden ikişer üçer parça öğrenci evlerinde toplanacak, oralarda yeniden güçlerini toplayarak, kendilerinden haksızca alınmış olanı geri alacakları güne hazırlanacaklardı...

    ama tabii, ki plan ne kadar mükemmel olsa da bir yerlerde bir kahraman bunu engellemek için beklemektedir.(bilmeden de olsa)

    evinizin tabanında masum biçimde yatar görünen ve intikam günü için sinsi sinsi planlar yaparak bekleyen bu halıfleksler hiç hesaba katmadıkları bir düşmanla karşılaşırlar:

    "alkole toleransı düşük öğrenci"!!!...(kendisi bundan sonra atdö olarak anılacaktır)

    evet "atdö" belki de farkında olmadan bir süfermen'in, bir betmen'in bir örümböcek adam'ın(onun da, türünden dolayı, halıflekslerle ilişkisi malum) alt edemeyeceği bir tehlikeyi bertaraf eder. zira tüm bilim dünyası tarafından bilinir ki(ki bazı kutsal metinlerde de bize müjdelenmiştir bu) "atdö"nın kusmuğuna karşı halıfleksler zayıftır. özellikle de maruz kalma süreleri arttığında, ölüm kaçınılmazdır.

    gecenin bir vakti hain planlarını düşünerek uyuyan bu sinsiler bir öğürtüyle uyanırlar.

    evet...

    "atdö"dür bu yiğit. yatağa yatıp gözlerini kapadığı anda, kendini yataktan havalanmış ve havada daireler çizmeye başlamış bulur. bununla baş edebileceğini sanır, baş edemeyeceğini anladığında ise, artık banyoya veya tuvalete ulaşabilecek noktada değildir kendisi. ve koridorda hain planlarla dolu rüyasına dalmış halıfleksin üzerine kusar. diğer öğrencilerin çoğu, bu sesin duyulabilmesi için gerekli olan minimum olkol oranını fersah fersah geride bıraktığından, olaya tepki veren pek olmaz(olsa da farketmez) ve atdö "zabahnan temizlerim" diye düşünerek yarım kalmış uykusuna -bu kez havalanmadan- geri döner ve anında sızar...

    artık bundan sonrasını anlatmama gerek yoktur sanırım. ertesi sabah evdekiler yalandan bir temizleme çabası gösterirler. zira akşamdan kalınmadır ve bu nedenle kendinden dahi tiksinmekte olan bünyeler bir de bu kokuşmuşlukla uğrazmak istemez. "daha sonra suyla, şampuanla neyin adamakıllı temizleriz" yalanı dökülür dudaklardan sessizce. hoş temizlanse de artık yerde yatan halıfleks artık hayallerini kurduğu günleri göremeyecektir.

    ve yerde yatan leş katlanarak, evden taşınırken alınmamak üzere ait olduğu yere, borumun karanlık, rutubet ve unutulmuşluk kokan dehlizlerine terk edilir.

    bir daha karşılaşmamak üzere... mi?

    - di yend-

    not: yukarıda okuduğunuz entirideki olayların gerçek kişi ve kuruluşlarla ilgisi yoktur. olduğunu iddia eden dombilidir.

    saygılar efenim.
  • esaslı bir halı yıkama makineniz yoksa, kesinlikle tercih edilmemesi gereken döşeme türü.

    zira yıllar içinde bunun içinde biriken toz, toprak, amip, godzilla falan bir süre sonra sizi mazallah hasta eder. alerjik bir bünye haline getirir.

    silinebilen, ve yahut elektrik süpürgesi vasıtasıyla temizlenebilen yüzey döşemelerini tercih ediniz.

    ne kadar türlü konseptlerle temizleyeceğim diye kassanız da halı temizleme makinasız bir yere varamazsınız, tozun toprağın yerini değiştirirsiniz o kadar..

    evlerden ziyade işyerleri ve büyük toplanma alanları için daha uygun sanırım bu.
  • ingiltere'de banyo zeminine bile konulan, temizlikten nasibini alamamış ev dekorasyon ürünü. bir de bunun üstüne, yetmiyormuş gibi, kilim vs atıldığı kombinasyonları mevcutur ki tek denilebilen...
    şahtı şahbaz oldu