şükela:  tümü | bugün
  • tarih kitaplarında bahsedilen standart ortaçağ yöneticisi davranışı.

    genelde “ortaçağ’da yoğun bir din baskısı vardı. bütün kararlar tek bir kişi tarafından belirleniyordu. halk ağır vergiler altında eziliyordu. bu sırada yöneticiler saraylarında oldukça rahat yaşıyorlardı” falan denir.
  • türk toplumunda sıklıkla görülen eylemdir. işin garip yanı eziciler halinden memnun olduğu gibi ezilenler de hoşnut.
  • durmak yok, vergi ödemeye devam. bence bize günlük üç kap yemek versinler yeter. maaşa falan gerek yok.

    (bkz: imei kayıt ücretinin 500 lira olması)
  • ne kadar da tanıdık, çağlar değişmiş ama zulüm hep aynı.
  • ejder meyvesi olmazsa olmazlardandır.
  • işte biz buna tam olarak oligarşi diyoruz.
  • tarihi seven birisi olarak; ne salaklarmış, ülke batarken seslerini çıkarıp tepki koyamamışlar derdim. adamlara ayıp etmişim.
  • nankörsünüz hepiniz, refah seviyeniz yükseldi. bol bol et yemekten, et fiyatlarını uçurdunuz. şimdi sarayda içilen ejder meyvesi suyuna taktınız. siz içtiniz de, saray içme mi dedi? biraz vergi ödeyin ki, et fiyatları yükselmesin.
  • kanaatimce refah seviyesi arttığı için, vergilerin de yükselmesi normal.
    yoksa üretim olmamasından dolayı iç piyasa nakit ihtiyacının artması, kurların ve faizlerin delirmiş gibi yükselmesi falan hiç konuyla alakalı değil.

    ejderli mejderli takılıyoruz işte.
  • (bkz: yiyin efendiler yiyin)
    (bkz: tevfik fikret)
    (bkz: han-ı yağma)

    bu sofracik, efendiler - ki iltikaama muntazir
    huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatidir;
    bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazir!
    fakat sakin çekinmeyin, yiyin, yutun hapir hapir...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin

    efendiler pek açsiniz, bu çehrenizde bellidir
    yiyin, yemezseniz bugün, yarin kalir mi kim bilir?
    bu nadi-i niam, bakin kudumunuzla müftehir!
    bu hakkidir gazanizin, evet, o hak da elde bir...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!

    bütün bu nazli beylerin ne varsa ortalikta say
    haseb, neseb, seref, oyun, dügün, konak, saray,
    bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
    bütün sizin, bütün sizin, hazir hazir, kolay kolay...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!

    büyüklügün biraz agir da olsa hazmi yok zarar
    gurur-i ihtiiami var, sürur-i intikaami var.
    bu sofra iltifatinizdan iste ab u tab umar.
    sizin bu bas, beyin, ciger, bütün su kanli lokmalar...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
    verir zavalli memleket, verir ne varsa, malini
    vücudunu, hayatini, ümidini, hayalini
    bütün ferag-i halini, olanca sevk-i balini
    hemen yutun düsünmeyin haramini, helalini...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!
    bu harmanin gelir sonu, kapistirin giderayak!
    yarin bakarsiniz söner bugün çitirdayan ocak!
    bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sicak,
    atistirin, tikistirin, kapis kapis, çanak çanak...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
    doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin!

    allah cümlesinin belasını versin, zerre hakkımızı helal etmiyoruz, günü gelince burunlarından fitil fitil getiririz. siz allah'ın vaadi üzere hidayete eremeyecek olan cehennemlikler güruhusunuz. sırf gösteriş olsun diye kıldığınız namazlar, tuttuğunuz oruçlar, lüks iftar sofraları, yalandan haclar umreler, taziye evlerinde kuran okumalar, camilerde boy göstermeler, göz boyamak için yaptığınız iyilikler... gün gelecek nasıl münafıklar topluluğu olduğunuzu ifşa edecek. nihayetinde kaybedenlerden olacaksınız. zulmünüz yerde kalmaz; mazlum, hakkını affetmez. halkın parasıyla yapılan o israf abidesi sarayları onların başına yıkacak olan güç, halkın umududur, adalete olan inancıdır. ve o gün gelecek.
    edit: münafıklıklar eklendi.