şükela:  tümü | bugün
  • turk edebiyatinda muallim naci-recaizade kapi$masinda alevlenmi$ tarti$manin iki me$hur sloganindan birisi.
    slogandan ote ne oldugu icin (bkz: sanati halk icin yapmak)
  • turk tiyatrosu ve dunya capindaki muzisyenlere dair biseylere bakarken takildim bu konuya.

    bunu becerebilen insanlar var ve bu insanlar sanati, sporu ve benzeri "aslinda dikey olan vefakat genele maledilmeye calisilan" seyi sevdirmek icin ellerinden geleni yapiyorlar.

    klasik muzikten hazzetmeyen birinin pagagnini'nin pachelbel's canon in d'sinden keyif almasi zor iken https://www.youtube.com/watch?v=4er9xjsrbtw bu calisma ile tanistirilmasi durumunda hem klasik muzige bakisi farklilasiyor hem de sans vermek icin kendince gecerli bir sebep buluyor. kimi muzikseverler "e katletmisler" diyecektir vefakat dinledigi zaman tiksinti duyan veya onyargili/tepkili bir kesimin bu sekilde gulup eglenebilecegini ve ciddiyetinden uzaklastirilarak icsellestirebilecegini farkettiginde yaklasimi da degisik olacaktir.

    veya yine bir klasik muzik dinletisine ya da piyano dinletisine gittiginizde victor borge sahnede olsa? https://www.youtube.com/watch?v=lwqfagwncmu muhtemelen o dinleti eglenceyi de beraberinde getirecek ve siz piyanodan keyif almaya baslayacaksiniz.

    yine ulkemizden bir ornek verirsek gidenlerin cogu klasik muzik dinleyicisi olmasina ragmen cem yilmaz'in bifo ile yaptigi calismayi "bu insanlar asla beethoven dinlemez, bilmezlerde zaten" dediginiz kisilere keyifle izletebileceginizi herhalde hepiniz kabul edersiniz? https://www.youtube.com/watch?v=lkhj-kya5k4

    sagdan sola soldan saga gidip duran tenis topunu izlemek keyif vermemeye basladiginda sahada mansour bahrami'yi gorseniz mesela? https://www.youtube.com/watch?v=d6vqp6uveiu hatta tenis sporu ile ilk tanismalarinizda arada onu da izleyerek tanissaniz bu spora bakisiniz degismez miydi?

    peki ya tiyatro? yerli orneklerden gidelim, mesela nejat uygur. hani dogaclama gunumuzde cok onem kazandi ve kimilerimiz hayran ya. tiyatro seyircisinin oyuna ilgisinin dustugunu farkettiginde oyunu kesip bir ani anlatarak ya da sohbet ederek izleyicilerinin sahneye ilgisinin ve sevgisinin tekrar geri geldigini farkettiginde oyuna devam ettigini veyahut o aksamki oyununda gelen kitlenin oyunun bir parcasindan keyif almayacagini farkederek 3 kisimdan tekini kesip attigini ve 2 kisim olarak oynadigini, izleyicilerini de mutlu ettigini biliyor musunuz? boyle ustadlar esliginde tiyatro ile tanismis olsa insanlar kucukluklerinde, daha siki sikiya baglanmaz miydilar tiyatro ve ekseninde gelisen sahne gosterilerine?

    ya da yine bir klasik muzik dinletisine gittiginizde beardyman'in sahneye cikip kendi calismasini orkestra ile harmanladigini gorseniz? https://www.youtube.com/watch?v=n02t6umdps4 hem klasik muzik severler acisindan farkli bir tad, hem beardyman ve tarzini sevenler icin diger turu tanima sansi olmaz miydi?

    kulturu ve beraberinde gelen estetik/kulturel kaygilardan beslenen calismalari/uretimleri "sinifsal ayrim"/"sinif farki" yaratmak icin kullanmak yerine herkes tarafindan erisilebilir ve anlasilabilir kilmak esas olsa idi, "bakin simdi kurrek akimi etkisinde yaptigim bu tablo ile sizlere dayattigim aslinda erken 14. yuzyil jambobambosunun ornitorenk etkisi ile betimlemesinden cigliklanan zumbiktir" gibi afilli cumleler kurarak kendini ustun gosterme cabasi yerine "iletisim" kurmayi ve "anlasilmayi" esas alarak bir durus sergilense idi; gunumuz insanina dair en azindan kulturel sikayetlerin cogu azalirdi bence.

    ki bu tarz seyler ile beslenen dimagin hayal gucu, dunyaya bakisi ve beraberinde vizyonu da genisleyeceginden sadece kulturel sikayetlerin azalmasi ile kalmayacagini dusunmek cok da yanlis olmaz.

    hani mevlevi yaklasimda "ne olursan ol gel" var ya; bizim "usta" diye anilan sanatcilarimizda, en azindan sahneye dayali is yapan sanatcilarimizda varmis bu zamaninda. onlar tum seyircileri kazanmak icin ciddi caba gosterip yaptiklari isi olabilecek en fazla insana aktarmak icin dusunup caba gosteriyorlarmis. modern dunyada bu isler biraz daha "bilet parasinda iade yoktur"a dondu herhalde. ya da anlasilmamak daha mattah, daha "elit" bisey.

    nihai olarak "cok daha farkli olabilirdi" demeden bakamiyorum bazi seylere. umarim bir gun daha farkli olur ve kulturel dengesizlikle baslayan kutuplasmalar bu dengesizliklerin orta yol bulunarak ya da "giris esigi" dusurulerek, o veya bu yontemle ortadan kaldirilmasi ile ortadan kalkar.