şükela:  tümü | bugün
  • halk kültürünü olduğu haliyle değil, elitin süzgecinden geçmiş haliyle tanıyor beğeniyoruz. mesela bir tüküyü 1960'lı yıllarda, köylünün bağırsak bağlama tellerden yapılmış sazlarla icra edilmiş haline bakalım. o haliyle pek dinlenilir gibi değil (tabi ki bunun istisnaları var ) aşık veysel'i bile onun telinden çok nadir dinliyoruz. cengiz özkan gibi, erdal erzincan gibi, arif sağ gibi hatta sezen aksu gibi isimlerden dinlemeyi tercih ediyor o halini beğeniyoruz. doksanlı yılların ikinci yarısındaki türk halk müziği patlamasına bakarsak, o türküler köylüler tarafından değil, görece eğitimli şehirli icracılar tarafından söyleniyordu. bir kütahya türküsünü hisarlı ahmet'ten değil yavuz bingöl'den tanıdık sevdik mesela. bir şuhi sitemkar'ı enver demirbağ'dan değil erkan ogur'dan tanıyıp sevdik. elit o türküleri modern bilimin ve teknolojinin çarkından geçmiş enstrümanlarla tekrar estetize edip sundu. sazların telleri bağırsaktan değildi artık. bu gün trt bile bu halk kültürünün ilk ve en etnik halinden kopuk ve soyutlanmış kendine has bir estetik ortaya koymakta. elit bu yüzden önemlidir, kendi kabuğundan çıkamayan köylüyü değiştirip dönüştürüp geliştirir. bu yüzden "bu gün batıda kendini burjuva hisseden herkes burjuvadır" diyor m.bloch. çünkü burjuvazi orada zihinsel bir dönüşüme ön ayak olmuştur yüzyıllar süren bir aşama sonunda.