şükela:  tümü | bugün
  • eskişehir de başlatılan proje büyükerşen farkı
  • düşünce olarak inanılmaz güzel bir düşünce, kesinlikle örnek olmalı ama bunu bir tarafa bırakıp bir yüksek gıda mühendisi ve mikrobiyoloji çalışmış biri olarak baktığımda çok net olmayan ve netleştirilmesi gereken noktalar görüyorum.

    - öncelikle sütü aldıkları yerde, hayvanların kontrolleri düzenli olarak yapılıyor mu? çünkü biliyoruz ki hayvanın memesinde oluşan iltihap (mastitis) gayet süte geçebilir ve bir türü süte geçtiğinde renginden va anlaşılmaz. bu kontroller yapılmadan alınmıyordur siye düşünüyorum, kayıtlarla ve bir gıda müh ile çıkar açıklarsa ne güzel bir hareket olur.
    - sütü sağdı hayvandan, peki sonra nerede ve nasıl sakladı? zaten çiğ süt içinde yararlı ve zararlı ne kadar istersen mikroorganizma var. bir de bekledikçe ısı, nem, sıcaklık, çevre faktörleriyle çoğalan mikroorganizmalarımız var. bunun hakkında hiçbir haberde bir şey göremedim. varsa beni de aydınlatın.
    - süt şişelere koyulmadan önce ısıl işlemden geçti mi? sterilizasyonla tüm mikroorganizmalar, pastörizasyonla hedef mikroorganizmalar, ki bunlar da zararlı olan ve istenmeyenler oluyor genellikle, yok ediliyor. böyle bir işlemden geçmediyse, zararlı mikroorganizmalar nasıl yok edildi? bir bilgi göremedim.
    - laboratuvarda kontrol ediliyor denilmiş sitesinde. ne kontrolü? şimdi laboratuvarda sütte yağ analizi de yaparsın patojen varlığı analizi de. dolayısıyla ne analizler yapıldı bence bilmek önemli. en azından uzman biri çıksın desin ki şu şu analizler yapılıyor, rahat edelim.
    - yanlış görmüyorsam plastik gibi ışık alan bir şişeye koyulmuş. e şişe ışık alınca içinde inaktif halde olan ve ısı, ışık etkisiyle çoğalan mikroorganizmaları ne yapacağız? mesela fark ettiniz mi günlük sütler cam şişede, uht sütler tetra pak ambalajlarda satılır ve ikisi de güneş ışığına maruz bırakılmaz. neden? çünkü günlük süt sterilize edilmiş ve tüm mikroorganizmaları öldürülmüştür ki bu yüzden de raf ömrü çok çok kısa ama uht süt pastörize edilmiş yani içinde hala zararlı olmayan mikroorganizmalar var ve bu yüzden ışık geçirmeyen bir ambalajda raflarda duruyor. şimdi bu halk süt sterilize mi edildi? peki edildiyse bile şişeden süte geçen herhangi bir şey var mı, bunun analizi yapıldı mı ve sonuçları nedir?
    - “ben zaten sütü kaynatmadan tüketmiyorum ne olacak ki” diyen arkadaşlarım bu sütler fabrikalarda 100-120c, 10-15 saniye gibi zaman diliminde ısıl işlem uygulanıyor ve saniyeler içinde süt soğutuluyor. ayrıca anlık ölçümlerle işlem yeterli olmazsa tekrarlanıyor. he sen evde 15 saniyede 100 derecelere çıkarıp sonra saniyeler içinde soğutup yapıyorsan, afiyet olsun.

    diğer bir konu ise bunlardan çok çok farklı bu kadar saygı duyduğum ve iyi iş yaptığına inanan adam neden bunu “endüstride içine su katıyorlar” diyerek, başkalarına çamur atarak halka tanıtım yapar ki? bırak bunu uzmanlar söylesin, sen tebliğlere uygun sütü daha uygun fiyata satarak hem üretici hem tüketiciye destek ol.

    not: yanıldığım, atladığım, görmediğim bir konu, haber vs varsa beni bilgilendirmenizi çok isterim. bunlar sadece internetteki haberleri okuduktan sonra aklımda oluşan sorular. bir nevi meslek hastalığı da diyebiliriz. açık olmayan dediğim her noktanın arka planda zaten kayıtları, dokümanları, uygulamaları var ise içim daha da rahat eder, aklımda sadece soru olarak kalmış olur.
  • desteklenmesi gereken proje.
  • " halk süt ile kazanan çocuklarımız ve istanbul olacak" seklinde istanbul projesi. https://www.youtube.com/watch?v=7auzlgqh2yi
  • ekrem imamoğlu'nun 16 ekim dünya gıda günü'nden itibaren 8 ilçede başlayarak dağıtacağı süt ürününün ismi. finansmanını yenikapı'da sergilenen araçlardan sağladığını söylüyor.
  • bu uygulama ilk olarak eskişehir'de başladı. ögrenciler dahi alıyordu. talep yoğun olduğundan sistem bunun neticesinde oturdu. halk yararına yapılan bir uygulamadır.
  • ımamoglu hic cekinmeden bir yillik kiralanan araclardan yapacaklari tasarrufun halk sut projesi kapsaminda 8 ilcedeki vatandaslara sut saglanmasinda kullanilacagini belirtti.
    akil var be. ulan ne sacma seydir bu. halk sut'mus. komunist ulke mi burasi. bugun halk sut veren yarin halk sucuk, halk kasar vermek zorunda da kalir. parayi daha kalici sorun cozucu yerlere harcamak varken usengec ve egitimsiz suc oraninin yuksek oldugu gocmen yogunluklu dogum oraninin alti-yedi oldugu istanbul'un gobeginde 50-60 kisilik siniflarin bulundugu yerlerde sut dagitilacakmis kapi kapi. sanirim tek eksigimiz suttu evet. sacmaliktan baska bir sey degil. ılla ki yapacaksan ki secimden once boyle sacma bir soylemde bulunup soz vermis gibi oldu git halk ekmek subelerine koy bir buzdolabi gelsin alsinlar. bu millet henuz ac kalmadi boyle seyler gereksiz. paralarin daha efektif harcanmasi lazim. serbest piyasaya da mudahale etmemeleri lazim. git o parayi fibere yatir git kanalizasyona yatir git sehir duzenlemeye yatir git o parayla okul yaptir git sokakta izinsiz vergisiz satis yapanlara ucuza kayitli araba saglayip ekonomiye cekmeye calis ama yok sut dagitilacakmis.

    evet sanirim tek eksigimiz,

    suttu.
  • çocukluğunda süt içmeyen yazarların, büyüdüklerinde * nasıl özürlü olduğunu gördüğümüz için, çocuklara süt içirmenin önemini anladığımız başlık.

    .
  • imamoğlu'nun seçim taahhütlerinden biri olan ve bugünlerde hayata geçirilecek proje.
    süt her çocuğun hakkıdır
  • bodrum belediyesi tarafından da 14 ekim itibariyle satışına ve ücretsiz dağıtımına başlanacak süt. hem çiftçinin gelirinin artması hem de vatandaşın güvenli ve ucuz süte ulaşması için önemli bir hamle. chp belediyeleriyle sınırlı kalmasa keşke.