1. tümünde şu eserlerin yer aldığı kitaplardır:

    a kızım sana
    abacılar inişi
    açıl ey ömrümün varı
    açıl mor menevşem
    ada yolu kestane
    ağ elime mor kınalar yaktılar
    ağam süleyman
    ağlama ceyran balası
    ağrı dağından uçtum
    ah dağlar serin dağlar
    ah tren kara tren
    akşam olur karanlığa
    al şu mumu eline
    al tavandan belleri
    al yazmanını oyası
    alçacık duvar üstü
    alim gitme pazara
    allı durnam bizim ile varırsan
    altın hızmav mülayim
    altunu bozdurayım
    aman aman bağdatlı
    aman avcı vurma beni
    aman edalı bebek
    aman ey aman of
    aman fincan fincana kurban
    aman karpuz kestim
    anamur yolları
    antalya'nın mor üzümü
    ardıçtandır kuyuların kovası
    armudu taşlayalım
    armuttan kayacağım
    arpa buğday çec olur
    arzu ederdiniz
    asmalıdır evimiz
    aşağıdan gelen hanım oynasın
    aşağıdan gelen üzüm kağnısı
    aşağıdan gelir eli develi
    aşağıdan geliyor
    aşan bilir karlı dağın
    avcıyım ben
    ay akşamdan ışıktır
    ay bulutta bulutta
    ay dolanaydı
    ay gız kimin gızısan
    ay oğlan tatar mısın
    aya bak nice gider
    ayağında kundura

    baca baca berhana
    bağ altında otururken
    bağa girdim bağ budanmış
    bağa vardım nar için
    bağımda üzüm kaldı
    bağlamam var üç telli
    bahar geldi gül açtı
    baharın gülşen çağında
    bahçalarda bir kuzu
    bahçalarda börülce
    bahçelerde gülümsün
    bak şu da kaşın karesine
    bakkallar satıyor
    bana cevreyleyip
    bana kara diyen dilber
    bastım da kırıldı
    başımda altın tacım
    başına bağlamış astar
    başına döndüğüm
    başındaki puşu mudur
    başındaki tellere
    bayburt dağlarında
    bebeğin beşiği çamdan
    ben ağlarım yane yane
    ben atımı nallatırım
    ben bir yarin bakışına
    ben de gittim bir geyiğin
    ben gidiyorum baylere
    ben gidiyorum yoluma
    ben havada uçar idim
    ben yemenimi al isterim
    beni bir dost yaraladı
    benim adım dertli dolap
    benim atım şu yerlerde
    beş parmaktan inmem ben
    beyaz giyme toz olur
    bico nerden geliyon
    bilalımsın bilalım
    bilirsen mi sennen niye küsmüşem
    bin derdim vardı
    bir alçacık gügem dalı
    bir ateş ver
    bir fındığın içini
    bir güzelin hasretinden
    bir kararda durmayalım
    bir ok attım vızıldadı
    bir sabah uğradım
    bir taş attım darabaya
    bir yiğit gurbete gitse
    birini de yavrum birini
    biter kırşehir'in gülleri biter
    bitlis'te beş minare
    biz hepimiz üç kardaş
    bizim eller ne güzel eller
    boğazında hakik var
    bom bili bili bili bom
    bu dağlar meşe dağlar
    bu gelen nahır mıdır
    bu kadar cevretme
    bugün ayın ondördü
    bugün ben bir güzel gördüm
    bulutlar oynar oynaşır
    burçak tarlası
    bük dibinde yatarım
    bülbüller düğün eyler
    bülbülüm altın kafeste
    büyük cevizin dibi

    can hatice
    cevizin yaprağı dal arasında
    ceyranım gel gel
    cici babucum cici

    çaktım çaktım yanmadı
    çamdan sakız akıyor
    çamlar altına
    çanakkale içinde
    çaya iner ağlarım
    çayda çıra yanıyor
    çayelinden öteye
    çayır çimen geze geze
    çayırda buldum seni
    çekemedim akça kızın
    çekirgem uçar gelir
    çemberim dalda kaldı
    çıra çattım yanmadı
    çırpınıp da şan ovaya çıkınca
    çiçekler içinde menekşe baştır
    çiğdem der ki ben alayım
    çirişe gitmezdim
    çiy köfteler
    çorabı çektim dizime
    çömüdüm

    daldadalan
    dam başında sarı çiçek
    dam üstünde çul serer
    dama attım deynekleri
    dama koydum yakacak
    damda bacaları
    damdan dama atlan yar
    dane dane benleri var yüzünde
    dedim gız yaşın nedir
    değirmen üstü çiçek
    değirmenin bendine
    demedi yar demedi
    deniz dalgasız olmaz
    denizin dibinde hatçem
    dere geliyor dere
    derede değirmenim
    dereler buz bağladı
    derenin kenarına sereceğim kilimi
    derik saçın örmezler
    dersini almış da ediyor ezber
    deryalar
    devrent deresi
    dinle sana bir nasihat edeyim
    dişlerin incidendir
    dön beri dön beri de
    durnam gelir gona galka
    dursunbey'in hanları
    duvar üstünde durdum
    dün gece yar hanesinde

    edirne'nin ardı bayler
    ekin ektim çöllere
    ekinler ekilirken
    eklemedir koca konak
    el vurup yaremi
    el zanneder ben deliyem
    ela gözlü benli dilber
    eleyvana yatak serdim
    elif dedim be dedim
    elinizden elinizden
    elmayı top top yapalım
    eminem giymiş alları
    enteri diktim giymedi
    eski evin merteği
    esmerim biçim biçim
    estergon kalesi
    eşref
    et koydum tenciriye
    evden çıktı yürüdü
    evleri yol üstüdür
    evlerim evlerim
    evlerine ben varamadım tavşandan
    evlerinin önü handır
    evlerinin önü marul
    evlerinin önü mersin
    evreşe yolları dar
    ey gül dalı gül dalı

    feracemi al isterim
    ferahidir kızın adı
    fidayda
    fincanı taştan oyarlar
    fincanın dibi noktalı

    gafil gezme şaşkın
    garabaş koyunu güde güde
    garsa giderim garsa
    gaşı kemane benzer
    gayfeciler
    gel gönül gidelim
    gel ha gönül
    gele gele geldik
    gemi kalkar
    gemiciler kalkalım
    gemideyim gemide
    gemilerde talim var
    gesi bağları
    gıcır gıcır gelir
    gıydıvanın kızları
    giden ay tutulur mu
    giderem burdan artık
    gideriz biz ikimiz
    giderken çevirdiler
    gidersen uğur ola
    gine de şahlanıyor
    gine yeşillendi germir bağları
    giresun'un evleri
    giydiğim aldır
    giyip gülli tumanini
    gökçen efem
    gökte yıldız yüzaltmış
    gurbete gidişimdir
    gül kuruttum
    gülahsız'da guyi var
    gülenber sağar koyunu
    güllüm güle darılmış
    güvercinler uçuverdi
    güzel ne güzel olmuşsun

    ha un ele
    hadi gine bindallı
    halay başı kim çeker
    halkalı şeker
    hana vardım han değil
    hanaylar yaptırdım
    hanım yar canım yar
    hani benim elli dirhem
    harman yeri taş yeri
    harman yerini süpürdüm
    hasan dağı
    hastane önünde incir ağacı
    hatçam çıkmış aman da
    havada bulut yok
    havada da kar sesi var
    havuz başının gülleri
    hayatları değirmi
    haykırdı çıktı meşeden
    hekimoğlu derler
    hem okudum hem de yazdım
    hey güzeller
    hey onbeşli onbeşli
    hezin hezin gir kapıdan
    hış hışı hançer
    horozumu kaçırdılar
    hoş gelişler ola

    ıspanaktan ezel çıkar

    iğdeli gelin
    iki dağın arasında kalmışam
    iki keklik bir kayada
    ince giyerim ince
    indim geldim silifke'den
    indim yarin bahçesine
    ireyhan eker misin
    irmeden gel irmeden
    istanbul'dan üsküdar'a yol gider
    izmir'in içinde
    izmir'in kavakları

    kabağı da boynuma takarım
    kaçma güzel kaçma
    kağızman'a ısmarladım
    kaleden indim bugün
    kaleden kaleye şahin uçurdum
    kalenin başında ekerler darı
    kalenin bedenleri
    kapuyu çalan kimdir
    kar mı yağdı kütahya'nın dağına
    kar yağar bardan bardan
    kara basma iz olur
    kara camışları
    kara çadır düzdedir
    kara gözün ay balam
    kara toprak
    karanfil esti nedim
    karanfil suyu neyler
    karanfilin moruna
    karyolanın demiri
    kaya gibi kar imiş
    keklik gibi kanadımı
    keklik idim vurdular
    keklik taşta ne gezer
    kemanımın telleri
    kemençemin telleri
    kerpiç duvar yan uçtu
    kestanenin irisi
    kıbrıs gelini
    kırım'dan gelirim
    kırmızı buğday ayrılmıyor sezinden
    kırmızı gül demet demet
    kırmızı gül her dem olsa
    kırmızılım kırmızılım
    kız pınar başında
    kiraz aldım dikmeden
    kiremite su düştü
    kirpiklerin ok mudur
    konma bülbül konma
    köroğlu solağı
    kumkapının kilidi
    kurban olam ben o kaşı karaya
    kure koymuş yol üstüne çıkrığı

    lal mercanlar
    lambada şişesiz yanmaz mı

    madem dilber meylin
    maden dağı
    madımah bittimola
    makaram sarı bağlar
    mapushane içinde yanıyor gazlar
    mavi kırep başında
    mavi yeleğin oğlan
    maya dağdan kalkan kazlar
    mayıs ayı gelende
    mendil aldım bir deste
    mendili oyaladım
    mendilimin yeşili
    menevşe buldum derede
    menevşesi tutam tutam
    mensure
    merdivenim kırk ayak
    mert dayanır namert kaçar
    meşeden gel
    meşeli dağlar meşeli
    meteristen ineydim
    minarenin alemi
    misget

    nasip olsa gine gitsem
    nazilem
    ne bakarsın kömür gözlüm
    ne elmadır ne de nar
    ne ötersin dertli dertli
    ne uzundur şu fatsa'nın yolları

    o süsem o sümbül
    ocak başında kaldım
    ocakta kahve pişirir
    odam kireç tutmuyor
    odayın yapısına
    oduncular kısa keser odunu
    oklavayım pazıyım
    ordu'nun dereleri
    oy bir sigara ver bana
    oy giresun kayıkları
    oy miralay miralay
    oy trabzon trabzon
    oynama yorulursun
    oynayın kız oynayın

    ölürem gızlar
    öte yakaya geçelim
    ötme bülbül ötme
    öyledir ey öyledir
    özüne özüm gurban

    pancar pezik değil mi
    pazarda bal var
    pazardan aldım halı
    penceresi yeşil perde
    penceresi yola karşı
    pınar başı ben olayım
    pınar baştan bulanır
    pınara vurdum kazmayı
    portakal dilim dilim
    portakalım tekerlendi
    potin bayim çözüldü

    sabah güneşi doğmuş
    sabahın yemişi bir tane vişne
    sabahtan erkenden gelmiş çeşmeye
    sabahtan kalktım ki
    saffet efendi
    samanlıktan kaldıramadım samanı
    sandık üstünde sandık
    sarıca da buğday
    sarmaşık bülbülleri
    sarsı kıranı
    seher oldu vaktoldu
    seher vakti çaldım yarin kapısını
    seherde ağlayan bülbül
    seherde bir bağa girdim
    seherde bir bülbül
    seherde indim ben bağa
    sen sen sen
    sepetçioğlu
    sevda olmasaydı
    seyyah olup şu alemi gezerim
    sıra sıra siniler
    sigaramın incesi
    silifke'nin yoğurdu
    siyah perçemlerin
    söğüdün erenleri
    söğüdün yaprağı
    su sızıyor sızıyor
    suda balık oynuyor
    sunayı da deli gönül
    suya giden sürmeli kız kimindir
    süpürgesi yoncadan
    sürüverin cezveler kaynasın
    süt içtim dilim yandı
    şapkamın tereği düz

    şeftali ağaçları
    şemsiyemin ucu kara
    şen olasın ürgüp
    şirin nar dane dane
    şişmanoğli vurdiler
    şöyle de gel aman
    şu dalmadan geçtin mi
    şu dereler şu düzler
    şu derenin uzunu
    şu dünyada üç şey vardır
    şu karşı yaylada
    şu köyceğiz yolları
    şu sazıma bir düzen ver
    şu sillenin sokakları
    şu uzun gecenin gecesi olsam

    tarlaya ektim soğan
    taş üstüne taş koydum ben
    taşa çaldım namusumu
    tatyan
    tek kapıdan çıktım
    tevekte üzüm kara
    tılfıdır hastane
    tini mini hanım
    tiridine bandım
    tombulacık halime
    türkmen kızı un eliyor

    uca dağlar başında
    uca dağların başında
    ulu tanrı seni övmüş yaratmış
    urfalıyam ezelden
    urfa'ya paşa geldi
    uykudan uyanmış
    uzun kavak ne gidersin engine

    üsküdar'a gider iken

    vallahi o yardır
    vardım hint ellerine
    varıp neylemeli sılayı
    vay göresim geldi

    yabandan gel
    yağmur yağar
    yalı kenarında
    yamadan gel yamadan
    yandım allah yandım
    yastığı kuş tüyünden
    yaş nane kuru nane
    yavuz geliyor yavuz
    yayla çiçeği misin balam
    yayladan gelirim
    yaylanın çimenine
    yenice yolları bükülür gider
    yeşil ayna takındın mı beline
    yeşil ördek gibi
    yiğitler silkinip
    yol üstünde dikili taş
    yola çıktım mardin'e
    yörük ali
    yüksek ayvanlarda
    yüksek yüksek tepelere
    yürü güzel yürü

    zeytinyağlı yiyemem
    ziller havası
    zühtü
    zülüf dökülmüş yüze

    ---oyun havaları---

    ata bar
    divan ayağı
    dokuzlu
    fatmalı
    tamzara ankara zeybeği
    zeybek

halk türkülerimiz hakkında bilgi verin