*

aynı isimde "halka" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün soru sor
  • halka filmi ile bir alakası yoktur.
  • dün ilk bölümü yayınlanan trt dizisi. ben şahsen merak edip seyrettim, yine klasik bi dizi diye düşünmüştüm ama baya sardım ben. oyuncu kadrosu da iyiydi.
  • izleniri var sanki. şans verilir.

    ilk bölümü şu an oynayan trt dizisi.
  • bomba gibi giriş yapmış dizi. ilk bölümün süresi bir filmden bile uzundu ama sıkılmadan, nefes almadan izledik. hapishanedeki elemanla ahmet mümtaz taylan'ın sahneleri dışında çok doğaldı. o sahneler biraz yapay kalmış. ilerleyen bölümleri merakla bekliyorum. inşallah ivmesini kaybetmez. hayreti mucip.
  • sanırım bu yılın bombası olacak dizi. sessiz sedasız ortaya çıktı ama özel kanalların ortalığı yıka yıka duyurdukları dizileri beşle katlayacak bir prodüksüyonu var.

    radarıma aldım, iki üç bölüm izleyip çok ağır eleştireceğim. düşündüğüm gibi güzel çıkarsa, bütün sene seyredecek güzel malımız çıktı demektir.
  • kadrosu ve oyuncu kadro ile ilgimi ceken dizi. senaryo dagilmaz ise izlenebilir.
  • ahmet mümtaz taylan'ın sesiyle sıçtığı dizi.
  • izleyeni halkaya çeken dizi.
  • daha önceden benzeri ve eşi pek bilinmeyen ya da göremediğimiz çok sıra dışı sahneler(cihangir'in müjde'yi kendi evinden babasına teslim edene kadar olan kısmı şahaser.tüm zamanların en iyilerine girer.),diyaloglar ve replikler(genç kaan hiç fena değil,iskender ise müthiş.) mevcut.senaryoya ve ahengine bir zeval gelmezse en az 10 yıl ömrü var.topçu hakan karakteri çok uyumsuz, gereksiz ve de başarısız olmuş.o da olmazsa tam puan verebilirdim diye düşünüyorum.
  • öncelikle dizinin ilk 20 dakikasının çekimlerinde bir şey olmuş. yani mesele orada oyuncular değil. yönetmenle iletişim sorunu olabilir. bu işlerden anlamam ama bence yönetmek ile ilgili bir mesele var orada. yoksa aynı oyuncuların yarım saat sonra döktürmesinden anlaşılacağı üzere oyuncuların bir hatası yok. bahar'ın sorularını peş peşe ve tekdüze sıralaması kanal değiştirtecek kadar sıkıcı olmuş mesela, sandıkçı'nın kaan ile muhabbetinde de benzer bir diyalog kopukluğu var. hani oradaki oyuncu ahmet mümtaz taylan değil de başka biri olsa o sahnelerde direkt kapatırdım. sonrasında görülmüyor aynı sıkıntı. bence o çekimlerde olmuş bir şey. neyse.

    şimdi bir tane karabulut ailesi var. bildiğimiz karabulut ailesi kadar olmasa da yeterince acı çekmiş.

    bir tane cihangir var. eskiden normalmiş ama gençliğinin başında yurt dışına gitmiş. yurt dışı hollywood, evet. orada şizofren olmuş, fight club kurmuş. bunu şu an uykusuzluk sorunu sanıyor. türkiye'ye dönerken de ensesinden bir çip takmışlar. her şey o çipte. ancak o çipin çözülmesine henüz iki sezon var. serkan'a dizinin fotoğraf çekiminden farkını kim öğrettiyse onun da eline sağlık, poz vermiyor lan adam artık, büyük bir dönüşüm.

    bir tane kaan var, kaan oynuyor. nazan kesal ile saatlerce karşılıklı oynadığı için bu kez tam anlamıyla oyuncu olur diye düşünüyorum. gerçi daha başlangıçta uğur polatlarla falan oynamıştı ama bu kadar ikili sahnesi yoktu. onun adına sevindim, çünkü ben de artık "oldu" demek istiyorum oyunculuğuna.

    sandıkçı'nın karakteri derinleştikçe daha da seveceğimizi düşünüyorum. annemi ilk defa ahmet mümtaz taylan'ın "içi geçmiş baba" rolünden çok daha fazlası olduğuna inandırabildim. bence çok iyi bir rol seçimi yapmış. nasıl üzerine oturdu bilmiyorum o "hafif atarlı yufka yürekli baba" rolü. öyle 6-7 yapımda da değil, 2-3 yerde oynadı onu sadece. ama baksana seyirci bile garipsemiş polis rolünü. işte tam da bu yüzden tam zamanında, çok iyi bir seçim yapmış bu projeyle. yoksa yapışıp kalacaktı eski rolleri. seyirci de alışır, merak etmesin.

    iskender, ilhan karakterleri zaten türk dizilerini aşan bir güzellikte. hümeyra da öyle. kötü senaryoları, çekimleri bile güzelleştirebilmiş isimler bunlar (yapım ismi vermeyeyim). bir yıldır falan trt'nin hiç açılmadığı bizim evde diziye ilk şansın verilme sebebi nazan kesal, onu da belirtmeden geçemeyeceğim. sonrasını bekleyip görelim bakalım.

    karakterlerin isimleri neydi diye google'layınca şimdi hande erçel'in annesinin haberini gördüm. başı sağ olsun. avutmayı hiç bilmem ama bizim de birkaç on yıl sonra gideceğimiz yer aynısı, bir yolculuğa geç kalıp sonraki uçağa yetişmek gibi. bu arada yapımın kendisine hoşgörüyle destek olmasını bekliyorum. ara vermek mi ister, kendini işle avutmak mı ister, sahne mi eler, yönetmenin beklentisinden farklı mı oynar, saygı duyulmalı. hele de oynadığı karakterin ruh hâliyle zıtlığı düşünülünce zorlanacaktır, doğal olarak. biz her türlüsüne saygı duyarız, seyirciyi bahane etmesin kimse bu durumlarda. (ha bana sorsan, müjde'nin senaristin çizdiği prototipte olmasına hiç mi hiç lüzum yok zaten mesela.)