şükela:  tümü | bugün
  • 2011 yapımı andreas dresen filmi.31. istanbul film festivalinin en iyilerinden.
  • --- spoiler ---
    teşhisten ölüme giden yolda bir kanser hastasının ailesiyle olan ilişkilerinin anlatıldığı çarpıcı bir film. filmde oyuncular senaryoya göre değil doğaçlama konuşuyorlar.
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    antrenmana gitmeliyim.
    --- spoiler ---
  • "stopped on track", "yarı yolda"; 64. cannes film festivali un certain regard (belirli bir bakış) bölümü büyük ödülünü kazanan iki yapımdan birisi, elena, hwanghae, martha marcy may marlene, miss bala ve oslo, 31. august'u geride bırakarak.

    ölüm, varlığı bir dert, yokluğu yara. görmezden geliyoruz hep ama hep orada; boy boy, çeşit çeşit, hepsi bekliyor sırada. içinden çıkılmaz bir hâl. bu sebepledir ki hep konu olacaktır, konusu olacaktır yapıtların. içeriğine ve sunduğu deneyime merak ile yaklaşırız o yapıtların. o yapıtlar şiir olur, şarkı olur, kitap olur, film olur; muhatabı hep orada bir yerdedir, onu bulur.

    bu da o yapıtlardan. eksikliğini hissettirdiği tarafları da yok değil ama hissettirdikleri de az değil. öncelikle karakterlerine seçilen yüzler, oyuncular, onların hâlleri ve tavırları, ağızlarından çıkanlar zaman zaman sizleri bir seyirciden bir şahide, bir kapı komşularına dönüştürebilecek kadar gerçek.

    yüzde yüz değil elbet ama ödülünün adının hakkını en az yüzde yetmiş oranında veren bir film. ben hep gerçekliği boyutunda kalacağım galiba. karakterlerinden dökülen sözler kurmaca olamayacak kadar sıradan, hayattan, gerçek idi. "ceko" sözcüğünü duyduğum an o atmosferine rağmen gülümsedim, "o olacak değil ya." dedim. o çıktı. aramızdaki mesafe biraz daha yok oldu. neyse, çok oldu, gideyim.

    7/10
  • izlediğim en realist buz gibi filmlerden. bu kadar az entry girilmesine şaşırdım. film yanıbaşımda çekilmiş gibi gerçek. senaryo değil de oyuncuların doğaçlaması böyle bir hikayeye çok yakışmış.
    (--- spoiler ---

    frank’in telefonundan çektiği videolardan birinde anlattığı hikaye çok hoşuma gitti. anlatırken de döktürmüş.
    adamın biri doktora gitmiş. doktor size iki kötü haberim var demiş.
    -‘birinci kötü haberim kansersiniz.ikinci kötü haberim ise alzheimer’sınız. adam da doktora der ki;
    ‘-tanrıya şükür ki kanser değilim.’)
    --- spoiler ---