şükela:  tümü | bugün
407 entry daha
  • arkadaşım kitabını paylaşmıştı alsam mı almasam diye nette bakarken kendisinin youtube kanalı olduğunu gördüm, kafaya takmama sanatı diye bi videosunu izledim ve videosunda aynen şunu diyor ‘hastalandığımızda gittiğimiz doktorların yaptığı hata maalesef acemilerin antidepresan vermek’ devamında yine antidepresanların insanları daha kötü yaptığını, tamamen beynini uyuşturduğunu söylüyor. kendisinin 50 tane öğrencisinin bu şekilde antidepresan kullandığını ama hiç işe yaramadığını söylüyor. vaaay diyorum demek ki bu adam bu kadar büyük laflar edebiliyorsa kesinlikle bu kişinin derin bi farmakoloji ve klinik bilgisinin olduğunu düşünüyorum. kendi linkedin hesabına girince aldığı eğitimin mühendislik olduğunu görüyorum ve herhangi bi psikolojiye dair lisans veya yüksek lisansı olmadığını görüyorum. yani hadi gel ssri’ları konuşalım etkilerini konuşalım desek ‘bunlar amerihakının oyunları’ minvalinde bir şeyler karşılaşacağıma eminim. antidepresanların aniden bırakılınca daha kötü yaptığını söylüyor ki bunu tıp 1 de zaten öğretilen bir şey, bu tür ilaçlar aniden kesilmez doktor kontrolünde azaltılarak kesilir yoksa yoksunluk semptomların ortaya çıkabileceği söyleniyor. hiçbir doktor hadi kes çabuk gibi bir şey söylemez. ama kendisi aşırı emin, eminim çok da haklıdır.

    evet kendisi ortaya bi hipotez atıyor. diyorum ki e bu kadar eminse bu adam ve elinde zaten 50 kişilik bi grup varmış. kesin bu grup üzerinde bi araştırma yapmıştır kesin yani. çünkü bilim budur. bir hipotez ortaya attıktan sonra bunun için bi kontrol ve deney grubu oluşturup üzerinde çalışıp verileri her şeyi hazırlayıp sunmaktır. o kadar emin ki psikofarma bilgisi o kadar iyidir ki kesin bunu araştırmıştır diyorum ve maalesef kendisinin hiçbir yayınına rastlamıyorum.

    bu duruma hiç ama hiç şaşırmıyorum.

    kendisinin bu üstün aşırı üstün bilgileriyle tüm psikiyatri hastalarına tedavi ettiğine de eminim.

    bol bol kazançlar efendim.

    edit: https://youtu.be/qtleawuwg0w
    dk 6.12
    ‘antidepresan benim gözlemlediğim en az 50 öğrencim vardır söz dinlemeyen abarttıysam hadi 30 olsun, antidepresan alıyor 1 ay 2 ay japon balığı gibi geziyor. ittiriyorsun düşüyor sandalyeden devam ediyor. hiçbir derdi yok muhteşem. antidepresanı azaltarak ya da bi anda kestiği zaman daha da aşağı düşüyor. çünkü beynini uyuşturmuşsun, dert etmiyorsun sonra derdiyle sonuçları da uzamış derdiyle bi anda yüzleşince bi anda daha çok çöküyor.’

    çok haklısınız haluk bey buradan anlamamız gereken şeyin öğrencilerinizde antidepresanın hiç işe yaramaması değil. biraz işe yaramıştır muhtemelen. yoksa hiç işe yaramamış olsa japon balığı gibi geziyor, ittiriyorsun sandalyeden düşüyordan daha ağır şeyler söyleyebilirdiniz :( ‘acaba mantıklı mı dediklerim diye düşünüyorum’ sanırım mantıklı. herhangi bi iftirada bulunmadım. şu söylediklerinizden yaptığım çıkarımla iftira attığımı düşünen varsa buyursun.

    ‘50 kişi ile deney sonucu uydurmak.’ demiyorum. lütfen iftira atmayın :( bu işe yaramadığını söylediğiniz pardon ‘daha aşağı düşüyor’ dediğiniz 50 kişiyle bilimsel verilere dayanan bi yayın mutlaka elinizde vardır ki bu kadar net konuşuyorsunuzdur diyorum.

    evet siz direk işe yaramıyor demiyorsunuz ‘daha da aşağı düşüyor’ diyorsunuz. bunu bilimsel verilerle kanıtlamanızı istedim sadece ama maalesef bu veriler sizde yok. ‘gözlemledim’ demek bizim için pek bilimsel bi sonuç doğurmuyor maalesef. ama dediğim gibi haklısınız. kolay gelsin.
  • üstteki yazarın yaptığı şey bu sözlük ortamının sorunu. yalan ve yanlış bilgiyi alıp, üzerine teori uydurmak. yukarıdaki entry satırlarca yazılmış ve temeli şu cümleyi söylediğim iddiası

    “ kendisinin 50 tane öğrencisinin bu şekilde antidepresan kullandığını ama hiç işe yaramadığını söylüyor“

    yalan! ispatlarsa kanalımı ona devrederim. ispatlayamazsa özür dilemesini beklerim. ama boşuna beklerim çünkü tam olarak yapacağı şu olacak, “öyle dememiş ama şöyle demiş...”

    lütfen biri hakkında satırlarca fikir beyan etmeden önce “acaba mantıklı mı ya da gerçek mi dediklerim” diye kontrol etse.

    evet hangi videomda

    “ kendisinin 50 tane öğrencisinin bu şekilde antidepresan kullandığını ama hiç işe yaramadığını söylüyor“

    cümlesini kullandıysam zaman damgası ile buyursun, eklesin aşağı! iftira atmak kolay, arkasında durmak zordur.

    neden bu tip iddialara cevap veriyorum?

    çünkü hakkımdaki iddia 50 kişi ile deney sonucu uydurmak.

    hadi bu kez şaşırayım. bu kez “ben yanlış hatırlamışım, özür dilerim” düzeltmesi gelsin

    bu ilk yazdığı halinin ekran görüntüsüdür
  • https://youtu.be/notos5ybjyi

    bu videosunu bu resim ve bu isimle yayımladığını görünce kanalını terk ettiğim "eğitimci".

    üzerinde "bir tek sen salaksın" yazan bir görselle "kendini salak gibi hissetmemek için tavsiyeler" adında bir video yayımlayan ve üstelik öncelikli olarak ergenlere seslenen kişi bence eğitimci olamaz.

    onaylamadığı ve öfkelendiği inaanlara patates demesi bile bir yere kadar kabul edilebilirdi de, şu yukarıda tarif ettiğim videoyu dinletmek için seçtiği "salak", "beyinsiz", "bir tek sen salaksın" ifadelerini kullanması cidden kabul edilebilir değil. kendisi maalesef biraz insan psikolojisi çalışmak zorunda. birilerine tepki göstermek istiyorsa bunu hedef kitlesini çok açık bir şekilde belli ederek yapmalı. bu şekilde değil.

    videoyu elbette açıp izlemedim. içimde oluşan tepki o videodan çok daha kıymetli bence.
  • insanlara açıkça "bir tek sen salaksın" yazılı görselle "salak gibi hissetmemek için tavsiyeler" adıyla video paylaşıp, burada aldığı eleştiri doğrultusunda muhatabına bir daha salak diye üsteleyen sözümona eğitimci.

    eksik olsan iyi edersin.
  • çok beğendiğim ve fikirlerine önem verdiğim zeki bir insan haluk hocam.eskiden sadece biz mühendisler için faydalı eğitimler verirken, şimdi türkiye ile ilgili olarak kaynağıyla beraber sunum yapıyor. adam senin benim yerime araştırıp bilgiyi önümüze koyuyor. beğenmezsen üstte çarpı var çık. nedir bu meyve veren ağacı taşlama merasimi?

    ancak son salaksın temalı videoyu biraz sırf çekmek için çekmiş gibi algıladım. ben de beğenmedim ama beğenenler de varmış demek ki, saygı duyarım.

    hocam sen buradaki herkesi çok fazla ciddiye alma. en azından bir şeyler üretip insanların gözünü açmaya çalışıyorsun. enerjini daha farklı kanallarda kullan bu patatesler yerine :)

    not: bi imzalı kitabınızı almak isterim :)
  • ilkel tanım: içerik üreticisidir.

    gelişkin tanım: birkaç videosunu izledikten sonra; kendi halinde "bir şeyler" üretmeye gayret gösteren, çeşitli konuları: "hele gel yiğenim, ben sana mevzuyu bi de şöyle anlatam" edasıyla arz-ı endam eden, tezgahını vakt-i zamanında pazarın güzel noktasına açtığından mütevellit, her zamanki gibi "o kadar da şey değil" üslubuyla yaklaşılan, burada kendi ismiyle oluşturduğu hesaptan, biraz evvel tırnak içine aldığım dayı üslubuyla eleştirilere cevap veren, kıymetli bir abimizdir...

    allah yolunu açık etsin. hakkında hayırlısı olsun.

    bir ufak sözüm de ekşici kardeşlerime...

    değerli cemaat-i ekşümin...güzel suserdaşlarım...eleştiri, nötr bir kelimedir. yani, ülkemizde yaygın olarak kullanıldığı üzere, olumsuz anlamı yoktur; toplum olarak yanlış "algısı" vardır.

    bir eleştiri yapmak isterseniz, önce mühim bir yolculuğa çıkmanız icap eder. bu seyahat, eleştireceğiniz olgu hakkında detaylar ve fikirler içermeli; o fikir manzumesini, kendi içtihatlarınızla birleştirip, ortaya, size ait "doğal aromaya özdeş" bir düşünce ortaya koymalısınız. fikir, duygu içerir; duygulara boğulmayı kabul etmez. diğer yollara tevessül ederseniz, başlığın sahibi kıymetli dayımızın üslubunu hak edersiniz...

    fikir, güzeldir kardeşlerim...fikir...fakir, vakur ve daha nice güzel kelimelerin soyundan gelir...kullanalım. işinize yarar ;) kendi kanalımda da anlatacağım size bunların hepsini güzel güzel...alayınızı öperim.
116 entry daha