şükela:  tümü | bugün
  • devir 1890'larin sonlari, ulke ikinci abdulhamid'in istibdat yonetimi altinda boguluyor, bu sirada ilerici $air tevfik fikret'in haluk* adinda bir cocugu dogar ve fikret bu cocugu ulkenin gelecegini belirleyecek neslin ornek bir $ahsiyeti olarak gorur.. nefis bir tevfik fikret $iiridir..

    bir yaratıcı güç var, ulu ve akpak,
    kutsal ve yüce, ona vicdanla inandım.

    yeryüzü vatanım, insansoyu milletimdir benim,
    ancak böyle düşünenin insan olacağına inandım.

    şeytan da biziz cin de, ne şeytan ne melek var;
    dünya dönecek cennete insanla, inandım.

    yaradılışta evrim hep var, hep olmuş, hep olacak,
    ben buna tevrat'la, incil'le, kuran'la inandım.

    tekmil insanlar kardeşi birbirinin... bir hayâl bu!
    olsun, ben o hayâle de bin canla inandım.

    insan eti yenmez; oh, dedim içimden, ne iyi,
    bir an için dedelerimi unuttum da, inandım.

    kan şiddeti besler, şiddet kanı; bu düşmanlık
    kan ateşidir, sönmeyecek kanla, inandım.

    elbet şu mezar hayatı zifiri karanlığın ardından
    aydınlık bir kıyamet günü gelecek, buna imanla inandım.

    aklın, o büyük sihirbazın hüneri önünde
    yok olacak, gerçek dışı ne varsa, inandım.

    karanlıklar sönecek, yanacak hakkın ışığı,
    patlayan bir volkan gibi bir anda, inandım.

    kollar ve boyunlar çözülüp, bağlanacak bir bir
    yumruklar şangırdayan zincirlerle, inandım.

    bir gün yapacak fen şu kara toprağı altın,
    bilim gücüyle olacak ne olacaksa... inandım.
  • tdk'da amentü sözcüğünün ikinci anlamında kullanılan örnek cümle.
  • tevfik fikret'in oğlunu örnek bir şahsiyet olarak görüp, bu şiiri yazmasına rağmen, oğlu abd'ye gidip papaz olmuş ve bir daha türkiye'ye dönmemiştir.
  • "aklın, o büyük sihirbazın hüneri önünde
    yok olacak, gerçek dışı ne varsa, inandım."
    mısraları ile hep aklımda kalan şiir...
  • okuması için avrupa'ya gönderdiği, onun ise okumak yerine papaz olduğu oğlu haluk'u örnek bir çocuk gibi gösterdiği tevfik fikret şiiri.

    (bkz: servet-i fünun) ve peşine (bkz: rübab-ı şikeste)
  • orijinal haliyle şöyledir:

    "bir kudret-i külliyye var ulvî ve münezzeh,
    kudsî ve muallâ, ona vicdanla inandım.

    toprak vatanım, nev'-i beşer milletim... insan
    insan olur ancak bunu iz’anla, inandım.

    şeytan da biziz, cin de, ne şeytan ne melek var;
    dünyâ dönecek cennete insanla, inandım.

    fıtratta tekâmül ezelîdir; bu kemâle
    tevrat ile, incil ile, kur'an'la inandım.

    ebnâ-yi beşer birbirinin kardeşi... hülya!
    olsun, ben o hülyaya da bin canla inandım.

    insan eti yenmez; bu tesellîye içimden
    -bir ân için ecdâdırru nisyanla — inandım.
    kan şiddeti, şiddet kanı besler; bu muâdât
    kan âteşidir, sönmeyecek kanla, inandım.

    elbet şu mezar ömrünü bir haşr-ı ziyâ-hiz
    tâkîb edecektir, buna îmanla, inandım.

    aklın, o büyük sâhirin i'câzı önünde
    bâtıl geçecek yerlere hüsranla, inandım.

    zulmet sönecek, parlayacak hakk-ı dırahşan
    birdenbire bir tâbiş-i burkanla, inandım.

    kollar ve boyunlar çözülüp bağlanacak hep
    yumruldar o zencîr-i hurûşanla, inandım.

    birgün yapacak fen şu siyah toprağı altın,
    herşey olacak kudret-i irfanla... inandım."

    ---

    yaklaşık yüz yıl önce bir şair, dönemine göre aykırı olan (hoş şimdiki dönem türkiye'sine bile aykırı gelir aslında.) böyle güzel dizeler yazmış ve ben daha yeni okuyorum. ama burada suçun çoğunu kendime değil, edebiyat öğretmenlerime atıyorum. "servet-i fünun, sembolizm, parnasizm, sanat şunun için sanat bunun için, şu şunun eseri bu bunun eseri" demekten başka edebiyat öğrettiği yok çoğunun. birisi de kalkıp şöylesine güzel düşünceler barındıran şiiri okuyamadı, okutamadı, bahsedemedi. sadece bir hocamın "tevfik fikret'in oğlu haluk için yazdığı şiirdir." dediğini hatırlıyorum da, o da şiirin üzerinden çok sığ geçmiş; şimdi okuyunca fark ettim.

    şu şiirler okullarda, derslerde okunsa; düşünceler kuytulara köşelere saklanmasa ne güzel bir nesil olacaktık demek. sadece vatan millet sakarya, dinimiz ne güzel, aşk da aşk şiirleri okutulacağına, onların yanında bir de böyle çağdaş düşünceler içeren şiirler okutulsa, öğretilse böyle kindar bir nesil olmazdık belki.

    ---

    --- spoiler ---
    "toprak vatanım, nev'-i beşer milletim... insan
    insan olur ancak bunu iz’anla, inandım."
    veya
    "ebnâ-yi beşer birbirinin kardeşi... hülya!
    olsun, ben o hülyaya da bin canla inandım."
    --- spoiler ---
    deyip kardeş olurduk tüm insanlıkla belki; birilerine öfke duymak yerine.

    --- spoiler ---
    "şeytan da biziz, cin de, ne şeytan ne melek var;
    dünyâ dönecek cennete insanla, inandım."
    --- spoiler ---
    deyip dünyayı cennet yapmak için uğraşırdık belki; öbür dünya için birbirimizi parçalamak yerine.

    --- spoiler ---
    "insan eti yenmez; bu tesellîye içimden
    -bir ân için ecdâdırru nisyanla — inandım."
    --- spoiler ---
    deyip tarihimizle yüzleşip geleceğe bilinç ve umutla yol alırdık belki; geçmişte neysek şimdi de o olmak yerine.

    --- spoiler ---
    "kan şiddeti, şiddet kanı besler; bu muâdât
    kan âteşidir, sönmeyecek kanla, inandım."
    --- spoiler ---
    deyip kan dökerek meseleleri çözmeye çalışmazdık belki; binlerce insanımızın ölümüne susmak yerine.

    --- spoiler ---
    "birgün yapacak fen şu siyah toprağı altın,
    herşey olacak kudret-i irfanla... inandım."
    --- spoiler ---
    deyip bilim ve akıl yolunda ilerlerdik belki; din diye diye yerimizde saymak yerine.

    ---

    okumuyoruz, araştırmıyoruz, bilinçlendirilmiyoruz; haliyle böyle kalıyoruz. okullara da, eğitim sistemine de, öğretmenlere de ne desek az.
  • "toprak vatanım, insan soyu milletim... insan
    insan olur ancak, bunu iz’anla,inandım. "

    şeytan da biziz, cin de, ne şeytan ne melek var;
    dünya dönecek cennete insanla, inandım."

    inanç:halukta.haluk ise bunun farkında dahi olmadı.bu anlamda utandırdı.tevfik'i.
    inancı kendinde değil,dinde aradı.
    her şeye rağmen:

    "bir gün yapacak fen şu kara toprağı altın,
    bilim gücüyle olacak ne olacaksa... inandım."