şükela:  tümü | bugün
  • belinin üstüne oturan adam.
  • yeni şafak gazetesinin kitap ekine, "sadeleştirme" konusunda görüş bildirmiş:

    --- spoiler ---

    hamdi akyol (iz yayıncılık-editör): sadeleştirme, başarılı bir şekilde yapıldığında "gerekli" bir işlemdir. kimi hâtırat türü eserler günümüz okuru için anlaşılabilir seviyede iken, özellikle bürokratların ve ilim adamlarının eserleri için aynı durum sözkonusu değildir. bu türden eserler, çok ağdalı bir osmanlıca ile yazıldığından, "genel okuyucu kitlesi" dediğimiz günümüz okurunun anlayabilmesi mümkün değildir. üslûp ve günümüze ulaşmış kelimeler muhafaza edilerek yapılmış, "telif tadında" sadeleştirmeler, çok sayıda kıymetli eserin günışığına çıkmasını sağlamıştır. bu anlamda bir yozlaşmadan bahsetmemiz mümkün değil. ancak, işinin ehli olmayan insanlarca yapılmış, çok sayıda "sadeleştirme faciası"ndan söz etmemiz gerekiyor. bu tür kötü çalışmalar, maalesef pek çok kıymetli eserin zâyi olmasına neden olmakta. hatta çok yakınlarda okuduğum böylesi bir sadeleştirmede geçen bir cümle, buna iyi bir örnektir. "padişah kurenâsı ile sohbet etmekteyken..." ibaresinde, sadeleştiren kişi "kurenâ" kelimesini (yakın çevresi demektir) "kurna" olarak okumuş ve metni şöyle günümüze aktarmış: "padişah hamamın kurnasında sohbet etmekteyken..."

    --- spoiler ---

    http://yenisafak.com.tr/kitap/?i=372463
  • fi tarihinde ustura mizah dergisinde samimi itiraflar diye köşe yazısı yazıyordu. itiraf edecek şeyi kalmayınca, cımbız diye bir köşe hazırlamaya başlamış ve kıyı-köşe mevzuları bulup çıkarıp komik metinler üretiyordu. ayrıca 90'lı yılların efsane kitap dergisi matbuat'ın temel direklerinden biri olduğunu ve bir dönem yeni şafak gazetesinde müzik, sinema ve kitap eleştirileri yazdığını da hatırlıyorum.
  • müthiş bir tarih bilgisi var. özellikle osmanlı ve islâm tarihi başta olmak üzere, ikinci bin yılda avrupa tarihini, herhangi bir dönemini saatlerce anlatabilecek kadar iyi biliyor. hafızasında yüzlerce isim, bu isimlerin birbirleriyle ve yaşadıkları dönemlerin olaylarıyla ilişkileri gayet sağlam bilgilerle mevcut. en fazla ilgilendiği saha, osmanlı'nın son 100 yılı ve osmanlı gayrimüslimleri. kıyı köşe, kimsenin bilmediği metinleri, 100 sene önce basılıp da unutulmuş kitapları buluyor, çıkartıyor, buralardan yaptığı pasaj çevirilerle insanı şaşırtıyor. iz yayıncılık'taki editörlük işinin yanı sıra, bu bilgilerini yazıya dökerek bir yerlerde yayınlasa da, herkes yararlansa!
  • sevgili arkadaşım ve değerli meslektaşım.**

    yüz yüze tanışmamızdan 16-17 yıl öncesinde bir evveliyatımız da var(mış). "ismin yabancı değil ama bir kitap künyesinde görümüşümdür herhalde" demiş idim tanıştığımızda. ama başka bir sohbetimiz 1995-96'larda yayınlanan ve benim için herhangi bir kitap dergisi olmayan matbuat'a uzanınca aşinalığın kaynağı ortaya çıkmıştı. bunu şurada yazdıydım: (bkz: #25806002)

    28 şubat asker heyheylenmesi döneminde ve sonrasında türk silahlı kuvvetleri sağolsun pek çok demokrat veya demokratlaşan sağ eğilimli/muhafazakâr/mütedeyyin insanla yolumuzu kesiştirdi. hamdi akyol'un farkı, sağ/islâmî gelenekten gelen biri olarak 28 şubat'tan önce de demokrat bir çizgide durmasıdır. zaten kendisine sağcı/solcu değil demokrat der.

    politik yönünün dışında, yetenekleri, çalışkanlığı ve birikimiyle de sıra dışı bir arkadaştır. kendisinin metinleri okumayıp kaynatarak suyunu içtiğini filan sanıyorum. ben ki dikkatimle övünürüm, beni de şaşırtacak denli dikkatlidir bu arkadaş. uyku mu uyumaz, yanında onun yerine kitap okuyacak adam mı çalıştırır ne yapar bilmiyorum ama ben elimdeki işleri bitiremezken o bir de gündemi izler, köşe yazarlarını okur, akla gelmeyecek bir köşede kimsenin fark etmediği bir yanlışı fark edip teşhir eder. misal, yazar 1752'de olmuş bir olayı 1723'te olmuş bir olayın nedenleri arasında saymıştır. siz okur geçersiniz, ama hamdi'den kaçmaz! hamdi affetmez!
  • bir adamı tanımak için onunla ya alışveriş yapın ya da yolculuk derler ya; ben kendisiyle iki gün süren bir yolculuk yaptım.
  • dün elini öpüp feyz almaya gittiğim âli şahsiyet. yalnız twitter'da bunun reklamını yapman hoş kaçmadı reyiz. hesabı sorulur elbet.
  • kendisinde ki organizasyon yetenegi kavimler gocu sirasindaki turk hakanlarinda olsaydi hepimiz ayni yere gocerdik. boyle 70 ayri yere dagilmazdik.
  • adam gibi adam
  • kredi çeksin kefili olalım, doktorlar dizisi olsun sabaha kadar izleyelim, flash tv de halay başı olsun biz geri kalanı tamamlayalım, organ mafyası olsun böbreğimizi satalım, kavanoz kavanoz bal satsın biz alalım, ıslak terlik olsun çorabımızla basalım.

    öyle bi insan.