şükela:  tümü | bugün soru sor
  • imar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirme, bunları yeniden ada ve parsellere ayırma, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre verme, bunlar hakkında tescil yahut terkin işleri yapma yoluyla taşrnrnazlann bir hamur edilerek yeniden imara uygun hale getirilmesi.
  • yazmak eylemine kaynaklık eden duyguları da açıklamak üzere kullanılabilecek olan, imar hukukuna ait teknik kavram. insan neden yazar? bütün bu hikayeleri neden anlatma ihtiyacı duyar? herkes için son derece özel, kişisel ve farklı farklı gerekçeler vardır muhakkak. kimisi geleceğe, kimisi geçmişe odaklı yazar, kimisi de yalnızca şimdiki zamana ait olana yönelik. anında tüket, aklına ilk geleni yaz, hatta bazen tükür ve kaç. onları da anlamak lazım, insanın mayası bozuk olmaya görsün, elindeki malzemenin bir hamur üretmeyeceğini bildiği için, ancak bu kadarıyla kendini ifade eder belki de.

    yazmaya alışan, bir müddet sonra artık yazmaması gerektiğini düşünse de, dayanamaz. artık anlatacak pek hikayem kalmamış olabilir diye düşünse de, yazmayı özler. neyin var da bugün niye yazmıyon, kalem seni parça parça kırarım diyen ozan da böyle bir özlemden mi bahseder acaba? belki de. kalemi cahilin elinde sahte, korkunç bir silah olarak görmüşse de o, zamanımızda, daha önce adlarını kimselerin duymadığı değerli yorumcuların engin fikirlerini televizyon ekranlarında dinleme şansına erişmiş olanlar, gazetelerde yazdıklarını okuyanlar ya da bu mecrada çifter çifter diploma sahibi olmuşlar tarafından açılan bazı başlıklara bakanlar, kalemin kötüye kullanılmasının bir sınırı olmadığını anlayabilir.

    peki, gel zaman git zaman, sonunda iyi kötü bir hamur elde etmiş ve kekleri doğru kalıplara yerleştirmeye niyetlenmiş olanlar, bu imar uygulaması sonucunda yüzde kaç pay almalı acaba? düzenleme ortaklık payı ne olmalı? elimizdeki hamurla, biraz da yetkimizi aşıp, sadece taşınmazları değil, taşınırları bile yeniden yerli yerine oturttuktan, çevresel koşulların kendi içinde asgari bir yaşam alanı yarattığına ve hikayenin yine asgari bir tutarlılık içerdiğine ikna olduktan sonra elimizde kalan ile ne yapacağız? geçmişi yeniden inşa etmek gerektiğinde, saatlerce oynayabileceğimiz ve kilometrelerce uzaktan annemizin bağırarak bizi eve çağırabileceği futbol sahaları, çok terleyip susuzluktan öle yazdığımızda çeşmesinden kana kana içebileceğimiz bir ibadet alanı, bahçelerindeki ağaçlara daldığımızda zararsız küfürlerle kovalanacağımız mahalli sakinlerinin evleri de olsun yine.

    insan neden yazar? günün birinde artık mayamız da sitem etmeye başlayıp yorgun düştüğünde ve hep geriye dönük olarak geçmişi yeniden yeniden inşa ederek zamanı tükettiğimizde, epeyce yaşlı bir adam olarak sallanan koltuğumuzda bir akşam günbatımı balkonda oturup denizi izlerken muhtemelen okuduğumuz şey, sonrası kalır olacak ve derin bir uykuya dalmadan önce son sözlerimiz, şiirden biraz farklı olarak, "ben bu idim!" olacak. pek matah bir şey sayılmasa da. galiba, insan en çok kendisi için yazar. geleceğe odaklı olarak geçmişi toparlayarak.