şükela:  tümü | bugün
  • dokuz eylul universitesi mühendislik fakültesinin efsanevi matematik hocası. hamza bulut sen bu dersi unut şeklinde anlılır.
  • ayni üniversitede fizik profesoru olan c. i. tarafından "hele bir de havalar bulutluysa zor gecersiniz" seklinde tanımlanan dersi veren zat.
  • konuşurken tamamen öz türkçe kullanmaya özellikle dikkat eden, çok iyi ders anlatan ama vize ve finallerde öğrettikleri ile tamamen alakasız ve sadece teorem ispatlarından oluşan sorular ile dersi alanların %70-80'ini acımadan bırakan, atatürkçü devrimci değişik bir matematikçi...
    (bkz: sınıfın yüzde doksanını bırakan hoca tiplemesi)
    (bkz: aysun bulut)
  • bir dersinde, öğrencinin birinin n^2'yi, 'en kare' şeklinde telaffuz etmesi üzerine, "sen bana en kare dersen, ben sana boy kare derim" diyerek tepkisini dile getirmiş hocaymış kendisi.
  • dersinde matematiksel terimlerin ingilizcesi söylendiğinde sinirlenen, konuyu bir şekilde amerikan emperyalizmine bağlayan dokuz eylül üniversitesi hocalarından biri.
  • ilk gün diğer dersinize giren hocalar tarafından söylenenler yüzünden daha görmeden kendisinden korkmanız muhtemel kişi. dersinize girdiğinde verdiği örneklerle siyaseti sık sık eleştirip örneklerinin sonuna daima bu "ülkenin tuzu kokmuş" u mutlaka ekler. eğer kafanızın uyuştuğu (bkz: 1. entry) bir kişiyse çok seversiniz, gerçi sizi tanımadan size soruya yanlış cevap verdiğiniz içinde laf sokabilir. tıpkı şekil 1-a daki gibi;

    hamza bulut: evet, geçen dersimizden bir örnek verelim. bu sorunun cevabı kaç geliyor?
    öğrenci: 1
    hamza bulut: anlamadım?
    öğrenci: 1 (daha yüksek ses tonuyla)
    hamza bulut: efendim?
    öğrenci: 1 hocam 1.
    o an bir sessizlik olur ve tüm sınıf arkadaşlarınız sorunun doğru cevabını bilmesine rağmen sesini çıkarmazlar ve hamza bulut 30 saniye durur ve şöyle der;
    hamza bulut: evet çocuklar, siz siz olun tarikatlara takılmayayın. yoksa siz daha ne olduğunuzu anlamadan sizi içlerine çekerler ve ananızın,babanızın size verdiği emeklerine yazık olur.

    bunları derkende hep o 1 cevabını veren öğrenciye bakar. tabi bu konuşmadaki öğrencinin bıraktığı sakaldan ve 1 diye bağırmasından yola çıkarak dediği bir söz gerçi tarikaçtı diye nitelendirdiği öğrencinin küpesi ve dövmesi olması da ayrı bir enstantenedir.
  • "tanrı öğrencilere kızdı ve hamzayı yarattı" deü makina c-101 amfisinde bir sırayı süslemekteydi bir zamanlar.
  • matematiğe felsefeyle yaklaştığını zanneden sınavlarda kolay sorup okurken puan vermeyerek bunu telafi eden okulun demirbaşı.
    (bkz: kolay sorup not vermeyen hoca)
  • köy enstitülerinde yetişmiş ve bunu her fırsatta dile getirmekten gurur duyan, derslerinde öğrencilerine matematik dışında da şeyler öğretmeye çalışan, kendisinden ders aldığım için kendimi şanslı saydığım matematikçi. en önem verdiği şey düzendir. tahtayı bir kitap yazıyormuş gibi kullanır. aynı itinayı sınav kağıtlarında da görmek ister. asla sıfır vermez. adını yazıp boş kağıt veren öğrenci beş puan alır. ilk vizede "matematik nedir?" gibisinden bir soru mutlaka sorar. ders içinde ülke meseleleri, üniversite gençliği gibi konularda enfes konuşmalar yapar. 7 yıl önce böyleydi. sanırım hala aynıdır.
  • mat1'in 1. vizesinden 65 kişiden 60'ına 0.5-15 arası not vermiş olan hocadır.
    (bkz: aysun bulut) ayrıca.