şükela:  tümü | bugün
  • hancer'in e hali..
  • gırtlakta sesin çıktığı varsayılan alan.
    sesi çok güçlü olmak anlamındaki "hançeresi sağlam olmak" deyiminde geçer.
  • tuğralarda iç ve dış beyzenin devamı olarak, önce kavisli, sonra kısmen ufkî bir yönde düzleşen, sağ-aşağı ilerleyen iki vurgudur. kolların sonu düzgün bir kat-ı kalemle biter. aşağı doğru hafifçe meyilli hançere sonları, serede, eliflerde, zülfelerin başlangıç yerlerinde tekrarlanır
  • gırtlak, boğaz.

    hançeresinde bülbül şakıyan, gül yüzlü, güzel sözlü aydeniz derya hanımefendi.
    (bkz: beynelmilel)
  • "gençsin, güzelsin ama ben hançereye bakarım. güzellik geçici, hançere kalıcı" diye bir cümle okuyup bu hançere de neymiş dedirten, anlamı öğrenilince uzaklara baktıran, "şimdiki sevdalar laylondan" diye düşündüren cümledeki kilit sözcük.

    (bkz: sese aşık olmak)
  • bana yakup karasoy'u hatırlatan sözcük. çok kullanırdı derslerde. pek anlam veremezdim o zamanlar. ama şimdi ben de kullanıyorum. güzel kelimeymiş, hançeremize uygun.
  • abdal haluk tolga ilhan adı ile 2015 başında çıkan albüm. haluk tolga ilhan sesini konuşturmuştur yine.

    parçalar:

    keşkem bu ellere gelmez olaydım / erzurum
    havalar ayaz gelin hanım / adıyaman
    etek sarı sen etekten sarısın / arguvan
    suda balık yan gider / erzurum
    allı turnam bizim ele varırsan / kırıkkale
    değirmen başında vurdular beni / erzurum
    karahisar kalesi yıkılır gelir / afyon
    keklik gibi kanadımı süzmedim / erzincan
    kul olayım kalem tutan ellere / sivas
    hele yâr zalim yâr / diyarbakır

    dinleme listesi
  • insan çocuklukta en güçlü babası sanar da arkadaşına kendi babasının onunkini döveceğini söyler, gençlikte de bir takım meziyetlerinin diğerlerininkinden önde olduğunu düşünür; 19 ve 20. yy. milliyetçiliği de budur. yeni yeni endüstriyel kültürleri, bu kültürler çevresinde milli kimlikleri oluşan devletler işkembe-i kübradan ünvanların peşinde koşmuşlardır, ergenler gibi.

    bizim memlekette de dil devrimi tatavasıyla dil konusunda bu tip hikayeler uydurulmuştur. benim en son duyduğum iddialardan biri türkçe'nin hançere bakımından dünyanın en yetkin dili olduğu; türkçe konuşan birinin diğer dillerdeki tüm sesleri öğrenebileceği, idi. bunu kanıtlamaya, çürütmeye çalışmayacağım, ama fikir vermesi açısından bu nasıl bir şeydir, hançere denilen mefhumun etkisi nerede ortaya çıkar onu izah etmeye çalışacağım sizlere.

    şimdi sayhın arkadaşım, bu mevzuyu anlamak için sana en belirgin örneklerden birini izah edeyim. ingilizce konuşan dünya japonların l harfini telaffuz edememeleri ile çok eğleşir. "imposibru" yaz arat, az çok bir şeyler göreceksin.
    peki bu tip zaaflar sadece japonca'da mı var? hayır japonlar sadece çok popüler bi sesi çıkaramadıkları için ön plana çıkıyorlar. yoksa bu zaaflar başta ingilizler olmak üzere her dilde bolca var.

    bu kavramın kendi pratiğimiz olan dildeki etkisini farkedebilmek adına şu örnekten faydalanılabilir; türkçe'de hançere'nin zayıf kaldığı alanlardan biri kalın ve ince versiyonları olan j, k ve l seslerini harf ile ayırmaktır. q harfi alınsaydı belki k ve q ayrımı bu işi görebilirdi. lehçe'de bildiğim kadarıyla yumuşak l diye bile harf var, dolayısıyla istendi mi bulunabiliyor çözüm.
    her ne ise, bu hançere mevzusunda aklınıza oksijen, şarj ifadelerini getirin. insanlar bunları telaffuz ederken, okşizen ve şarz şeklinde telaffuz edebiliyor. bu kimsenin kültürsüz olmasından değil, dilin tabiatınan kaynaklanıyor. türkçe'nin hançeresinde bu seslere yer yok. fakat burada mühim olan, kültür emperyalizmi sayesinde bu ortaya konamıyor.
    ve fakaaat!
    ipsala sınırından dışarıya adımınızı attığınızda şöyle bir gerçekle karşılaşacaksınız, yunan hançeresinde j sesine yer olmadığı için alfabesinde de j harfi yok ve vatandaşlar gidip senin telaffuz etmek için kendini yorduğun garaj sözünü bal gibi de garaz diye söyleyiveriyor. çünkü dil konusunda bir devrim yapmışlarsa bile bu en azından kendi dillerinin tabiatı doğrultusunda yapılmış, olmadık zorlamalara gitmemişler.

    ha işte bu sebepten ötürü de türkçe'nin hançeresini övmeye falan çalışmamak lazım, senin yıllarca iki sesten oluşuyor sandığın x harfi aslında pekala da dilin arka tarafının damağın arkasına değdirilmesi ile tek seferde çıkarılabiliyor. üstelik türkçe'de başta taksim kelimesi olmak üzere pekala da x sesine ihtiyaç duyacak tabirler mevcut. neyin artistliğini yapıyor da x sesini diline almıyorsun, anlamam.

    neymiş, türkçe'nin hançeresini öven zihniyet, tüm o osuruktan övgüleri elinde patlamış son dala tutunan ergen zihniyetten başka bir şey değilmiş. halbuki adam gibi gidip türkçe'nin kelime kaynakları ve kültür devirleri bakımından dünyanın en fazla dilinden kelime almış devletlerinden biri olarak öne çıkmasını vurgulasan, onunla övünsen belki daha doğru yerde konumlandıracaksın kendini.