şükela:  tümü | bugün
  • toplumun iki yüzlülüğünün aynası kadındır.
    özgecan aslan cinayetinde ortalığı ayağa kaldırıyordunuz. masum(kime göre, neye göre?) genç ve güzel olana mı sadece duyarlılığınız? trans olana da göstersenize o mükemmel insanlığınızı?
    ama olur mu? biri tatlı bir üniversite öğrenciydi diğeri transeksüel. hak etmiştir o yanarak ölmeyi!
    bu ülkede sizden olmayan herkes yanarak ölmeyi hak eder zaten, hande neden istisna olsun?
  • "cesedinin yakıldığını duyduğumda, umarım yakılarak öldürülmemiştir, umarım delilleri yok etmek amacıyla öldürüldükten sonra yakılmıştır diye düşünürken yakaladım kendimi. ne olur ayıplamayın beni. mevcut düzen, mevcut ahlak anlayışı, bizi ölümlerden ölüm beğendirir hale getirdi. gezi döneminde dövülerek öldürülen ali ismail korkmaz’ın annesinin "keşke alişimi kurşunlasalardı, çok acı çekti oğlum” demesini hatırlayın ve ayıplamayın beni."

    http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=22102
  • yazmayı çok istiyorum. belki birkaç kişinin dikkatini çekebilirim diyorum. öte yandan da deli gibi korkuyorum ya yanlış bir şey söyler de cehenneme giden yola ben de bir-iki iyi niyet taşı döşersem diye... o yüzden yanlışım varsa uyarın lütfen, tümüyle cehaletimden.

    hande kader'in toma karşısında, istiklal caddesi'nde oturduğu fotoğrafı çok iyi hatırlıyorum. trans bir kadının yakılarak katledildiğini, hande kader adlı bu kadının toma karşısında arkadaşıyla direnen kişi olduğunu öğrendiğimde içime öküz oturmuş gibi oldu.

    her yıl renkli bir festival niyetine katıldığım pride dışında sadece gezi eylemleri sırasında translar ile bir arada bulundum. bir de mehmet murat somer'in hop çiki yaya polisiyeleri var tabii. her ne kadar söylemlerimde politik doğruculuğu benimsesem de, yaşantımda bu "olması gerekenler"i pratiğe geçiremedim.

    geçmişte bir adam bana bir trans kadın ile kısa bir ilişkisi olduğunu anlattığında önce bunu inkar edip şaka yaptığını varsaymış, ciddi olduğunu öğrendiğimde ise ağlamış ve unutmaya çalışmıştım. aptalca bir biçimde kendimi kurban olarak görmüş, karşımdaki adama yabancılaşmış, içimde aslında öncesinde var olduğundan bihaber olduğum seksist ile yüzleşmek zorunda kalmıştım. geriye dönüp bu tepkiye baktığımda şimdiki aklımla çok saçma, aptalca, çocukça geliyor ama en azından aynaya bakıp "böyle hissettiğim için utanıyorum" diyebildim.

    trans bireyler hakkında ahkam kesemem. ne bilgim, ne donanımım, ne de hayat tecrübem buna yeter. ama "var"olmak konusunda iki çift laf edebilirim sanırım. acımasız bir dünyada, acımasız koşullar altında yaşıyoruz ve tek istediğimiz şey varoluşumuzun biraz daha devam etmesi. bir insanı yok etmenin en acımasız yolu onun varlığını ortadan kaldırmaksa, ikincisi de onu görünmez kılmak.

    dışarıdan bakan bir göz olarak trans bireylerin hayatla mücadeleleri çocukluklarından başlıyor diye düşünüyorum. dayatılan hayatla kendi beyninin ve vücudunun söyledikleri birbiriyle tutarlı değil. bir de bizimki gibi muhafazakar toplumlarda bu ayrılık daha da fazla travmaya sebep oluyordur. büyük ihtimalle cinsel yönelimleri belirginleştiğinde ailelerindeki bazı bireylerden, belki bazen tüm aile bireylerinden kopmak zorunda kalıyorlar. şanslı azınlık dışında kalanlar iyi bir iş bulamıyor ve seks işçisi olarak çalışmak zorunda kalıyorlar.

    bütün bu şiddet, travma, horgörü karşısında bile varlığını devam ettirebilen, "buradayız" diyen bu insanların kaderi yakılarak öldürülmek olmamalı. gencecik, pırıl pırıl, sokakta yan yana gelsek kıskanç bakışlar atacağım hande kader, evrimini tamamlayamamış aşağılık bir organizma tarafından katledildi. bu cinayette bu satırları yazanın da, okuyanın da dolaylı katkısı var.

    toplumsal ikiyüzlülük zinciri, hayattaki varlığını sürdürmeye çalışan trans kadına yakılarak öldürülmeyi reva görüyor. o zincirin her bir halkasını da sen, ben, biz oluşturuyoruz. farkında olmadığımız seksizmimiz, inkarlarımız, kulaklarımızı tıkamamız, gözlerimizi kapatmamız, çıkaramadığımız sesimiz ile suçun bir parçası oluyoruz.

    sesinizi çıkarın, yanlış bir şey söylerseniz düzeltecek iyi kalpli insanlar vardır mutlaka. hande kader kadar cesur olup tomanın karşısına yalnız çıkmak zorunda değilsiniz, bakış açınızı sorgulamanız, ne bileyim başlatılan imza kampanyasına destek vermeniz de bir adımdır. güzel insanları, neandertallerin insafsızlığıyla başbaşa bırakmayın. tepkisizliğinizle ortak olmayın, ne olur.
  • kırmızı şemsiye cinsel sağlık ve insan hakları derneği paylaşmış.

    kemal ördek'ten...

    hande kader’in ardından:
    öldürülen bir trans kadın olunca…

    tarih 3 mart 2009. yer istanbul.
    münevver karabulut, “erkek arkadaşı” tarafından başı kesilerek ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürüldü. cesedini çöp toplayıcıları, bir çöp konteynırı içerisinde buldu.
    türkiye ayağa kalktı.

    tarih 23 mart 2009. yer bursa.
    devriye gezen bir polis ekibi, bir çöp konteynırının yanına bırakılan ağzı bağlı bir çuval içerisinde bir kadın cesedi buldu. adli tıpta incelenen cesedin bir “travesti”ye ait olduğu anlaşıldı.
    cesedin başı vücudundan ayrıydı. göğüs silikonları parçalanmış, genital organı ise kesilmişti.
    kimseden ses çıkmadı!

    tarih 11 şubat 2015. yer mersin.
    özgecan aslan, tecavüz girişimine direndi, darp edildi, yakılarak öldürüldü.
    türkiye ayağa kalktı.

    tarih 7 ağustos 2016. yer istanbul.
    seks işçiliği yapan trans kadın hande kader, iddiaya göre bir müşterisinin aracına bindikten sonra kendisinden haber alınamadı. hande kader’in yakılmış cesedi zekeriyaköy’de bulundu. kimseden ses çıkmadı!

    kimseden ses çıkmadı, çıkmıyor!

    bir trans kadın öldürüldüğünde de nasıl yalnızlığa terk edilir; bunun hikayesini dinliyoruz. haber kanalları, gazeteler, insan hakları grupları derken, kimse hayatı boyunca haksızlığa uğramış bir bedenin yakılmasına gereken çığlığı yükseltmiyor.

    bir trans kadının, bir seks işçisinin maruz kaldığı bu vahşete “kozmetik” tepkiler veriliyor. sokaklar boş, meydanlar dilsiz. translar ve mücadelelerine ses katan birkaç grup dışında kimsenin derdi değil olan, biten.

    translar ohal yaşıyor…

    bu hafta bir trans kadın seks işçisine sokakta pompalı tüfekle saldırıldı. iki trans kadının kaldığı eve satırlarla saldırı gerçekleştirildi. bir hafta önce bir trans kadın seks işçisi müşterisi tarafından kaçırıldı, tecavüze uğradı. ve dahası… her gece; evet, her gece “olağan” olmayan hayatlar yaşıyoruz.

    ama bize bu yaşadıklarımızın “olağan” olduğu hatırlatırlırcasına sessiz bir toplumla karşılaşıyoruz. “zaten travestisiniz, alışkınsınız” diyen gözlerle, en fazla “ah canım, yazık size…” acımalarına muhatap oluyoruz. o kadar. yemek yerken, televizyonda çocukların öldürüldüğünün haberini izleyen, üzülen, sonra da yemeğine devam edenler gibi… en fazla, iki gözyaşı, sonrası “olağan” hayatlar…

    toma’ya karşı onuruna sahip çıkarken…

    yıl 2015… hande kader ve bir trans arkadaşı, şiddet kullanılarak dağıtılan istanbul onur haftası yürüyüşü’nün katılımcıları arasındaydı. polislerin sıktığı plastik mermiler havada uçuşurken, istiklal caddesi’nde hande ve arkadaşı, toma’dan sıkılan suya incecik bedenleri ile karşı koymaya çalışıyordu. sonra gözaltına alındılar, hakarete uğradılar, darp edildiler.

    hande’nin derdi, sürekli ölüm ile “terbiye” edilen transların onuruna sahip çıktığını göstermekti. yeter diye bağırıyordu, yeter! “travestiyiz, buradayız; alışın gitmiyoruz!” diye haykırıyordu.

    sessizlik, cinayete ortak olmaktır!

    hande’yi katlettiler! ölüme sürüklediler… sustunuz!

    hande gibileri katlediyorlar! ölüme sürüklüyorlar… susuyorsunuz!

    transları bir kırıma uğratıyorlar! sırtınızı dönüyorsunuz, kulağınızı kapatıyorsunuz!

    cinayete ortak oluyorsunuz!

    sırf trans olduğu için, size göre “kirli” bir hayatı yaşadığı için ikiyüzlü bir sessizlikle karşıladığınız hande ve diğer translar ve seks işçileri, en azından münevver karabulut ve özgecan aslan kadar saygıyla anılmayı hak ediyor.

    ölürken bile ayrımcılık ile karşılaşan bizler, en az sizin kadar insanlık onurumuza sahip çıkılmasını istiyoruz!

    susmayın, susmayın, susmayın! çevrenize hande’yi anlatın, transları anlatın!

    trans cinayetlerine sessiz kalmayın! başka transları bu vahşete daha fazla teslim etmeyin!
  • okumayanlar, okumak istemeyenler, okurken yarım bırakanlar için bir daha!!!!

    yaşam hakkı için bir ay önce kendini tomanın önüne atan 22 yaşındaki trans kadın hande kader yakılarak katledildi!

    haberin var mı? üzüldün mü? paylaştın mı?

    özgecan aslan'dan hepitopu 3 yaş büyüktü. tek suçu yanlış bedende doğmaktı. 22 yıl acı içinde yaşadı, acı içinde öldü.

    yaşarken herkesin ötekisiydi, ölünce de herkesin ötekisi oldu!

    hande kader'den haberdar ol! hande kader'e üzül! hande kader'i paylaş!

    ------------------

    "morga ölü yetiştiriyor sanki yüreğim" / rabia mine

    dünya hassas kalpler için cehennem gibidir. / goethe

    "o kadar çok acı biriktirmişim ki, içimde başka duyguları yaşayacak yer kalmamış artık.."

    yukarıdaki paylaşımlar, bir haftadır kayıp olan ve bugün yakılmış bedeni bulunan trans hande kader'e ait.

    hande kader, trans olmasının yanı sıra, aynı zamanda kürt ve muhalif bir kimlik.

    yani, bu ülkede nereden bakılırsa bakılsın 'katli vacip' olanlardan.

    sadece trans da değil, sadece kürt de değil, sadece muhalif de değil. üçü bir arada!

    kalemi daha doğarken kırılmış! kibriti daha doğarken çakılmış! mezarı daha doğarken kazılmış!

    yakılmış hande kader!

    ölmeden önce acı içinde çığlıklar atarak mı, son nefesini verdikten sonra mı yakılmış, bilmiyoruz.

    müşterisi daha önceki bir çok trans cinayetinde olduğu gibi onunla işi bittikten sonra kendine duyduğu tiksintiyi ona yansıtarak mı katletmiş onu, bilmiyoruz.

    bildiğimiz, gencecik bir insanın daha cinsel, etnik ve siyasî kimliklerinden biri ya da tamamından dolayı katledildiği.

    bildiğimiz, bu ülkede yaşama hakkının sadece kendisine ait olduğunu düşünen ve bir çığ gibi büyümekte olan yığının bir ya da birkaç üyesi tarafından hunharca öldürüldüğü.

    muhtemelen önce cinsel ilişkiye girildikten, bedeninden olabildiğince zevk alındıktan sonra hem de...

    'müşteri' sözcüğü ne kadar irkiltiyor değil mi bizi? ne kadar karmaşık hislere sevk ediyor. üzülürken, dengemiz bozuluyor birden... müşteri! bir yerde bir müşteri varsa, bir de satıcı vardır. hande kendini satıyordu demek ki. hımm, o da kendini satmasaydı; hak mı etmişti bu ölümü acaba?

    hayır efendim! hande kendini satmıyordu! toplum hande'yi satıyordu! böylesine homofobik, eşcinsellere vebalı muamelesi yapılan bir coğrafyada onlara hayatlarını sürdürmek için hiçbir şans tanımayan pezevenk sistem satıyordu hande'yi!

    ve müşterileri de, çoğunlukla reel hayatlarında çoluk-çocuk sahibi olan, sert heteroseksüel ağır abi erkekler oluyordu.

    "o kadar çok acı biriktirmişim ki, içimde başka duyguları yaşayacak yer kalmamış artık.."

    gencecik bir insan hande kader! ve bu gencecik yaşına kadar o kadar acı biriktirmiş ki, içinde başka duyguları yaşayacak yer kalmamış... başka duygular? aşk gibi, sevgi gibi, şefkat gibi, güven gibi, umut gibi... yer kalmamış bu mutluluklara içini kaplayan acıdan...

    yer bırakmamışız!

    yanlış bedende doğan ruhunun acısını mı, kürt olmanın acısını mı, muhalif olmanın acısını mı anlatsın, hangi birini anlatsın bilememiş... "o kadar çok acı" demiş sadece! "o kadar çok acı biriktirdim ki!"...

    hande kader'i katletti birileri! ve yaktı!

    facebook sayfasında suudi arabistan'da eşcinsel olduğu için asılan bir atın paylaşımını yapmış üzülerek hande.

    içinde bir yerlerde bir gün kendisinin de eşcinsel olduğu için öldürüleceğini mi hissediyordu acaba?

    muhtemelen öyleydi... en azından, bunun hem kendisi hem de diğer arkadaşları için daima yüksek bir ihtimal olduğunu biliyordu.

    ama başka bir seçeneği yoktu.

    ne yapabilirdi hande? içine doğduğu bu nesnel gerçeklikleri nasıl değiştirebilirdi?

    bugün artık bilimsel olarak da kanıtlandı ki, eşcinsellik bir hastalık, bir sapıklık değildir; doğuştan gelen bir durumdur. bazı insanlar yanlış bedenlerde doğar.

    hepimiz biliyoruz ki, hiç kimse içine doğduğu etnik kimliği de seçemez.

    ne yapmalıydı katledilmemek için hande?

    hayatı boyunca içine hapsolduğu erkek bedeninin içinde erkek kılığında rol yaparak ya da kürt kimliğini gizleyerek hem kendini hem de bütün dünyayı kandırarak mı yaşamalıydı?

    böyle davranarak toplumda kabul ve saygı görmek, onu haysiyetli bir insan mı yapacaktı?

    böyle yaşamak, yaşamak mıydı?

    buna "evet" diyecek, hatta tam da böyle yaşayan milyonlarca haysiyetsizin olduğunu biliyoruz bu ülkede.

    ve bu haysiyetsizlerin nasıl da gözünü kan, kin ve nefret bürümüş caniler olduklarını da...

    onlardan biri ya da birkaçı hande kader'i katletti!

    onlardan biri ya da birkaçı, kendi olabilmek için her türlü dışlanmayı, aşağılanmayı ve hatta ölümü bile göze alabilecek kadar, etnik kimliğini asla gizlemeyip her zaman her yerde inandıklarını dillendirebilecek kadar yürekli bir insanı katletti!

    onlardan biri ya da birkaçı, kendi aşağılık gerçekliklerine bakmadan, kısacık ömrü acı ile geçmiş bir küçük kadını katletti!

    ve dünyayı daha iyi bir yer yaptıklarını düşünüyorlar bu şekilde!

    tıpkı, bir kez olsun translarla beraber olan erkeklerin erkekliklerini sorgulamayıp, hatta bunu erkeklikten sayıp, onlara seks işçiliği yapmaktan başka hiçbir seçenek sunmayan toplumu yargılamayıp eşcinsellere nefret kusan, hande'nin varlığında kendi yüzleşmek istemedikleri riyakârlıklarını görmemek için onun ölü olmasını tercih eden milyonlarca kara kalpli insan gibi...

    ve katilleri bulmayacak, bulsa da asla hak ettikleri cezayı vermeyecek olan etkili ve yetkili kişiler gibi...

    çoğunluğun bir trans kadın öldüğünde dünyanın daha iyi bir yer olduğunu düşündüğü bir ülkede yaşıyoruz.

    çünkü artık bu coğrafyada dünyayı daha iyi bir yer yapmanın formülü bütün güzel insanları, bütün kendi olan insanları, bütün cesur insanları, bütün farklı insanları, bütün muhalif insanları, bütün ötekileri katletmektir!

    bir başka paylaşımında da demiş ki hande: "morga ölü yetiştiriyor sanki yüreğim.." çünkü paylaşımlarından görüyoruz ki, vahşice öldürülen halkının acısı içini dağlıyormuş.

    bugün morga ölü yetiştirildi bedeni. ev arkadaşının, vücudunun belli yerlerinde olduğunu söylediği platinlerden teşhis konulabildi ancak yanmış cesedine. o platinler ki, kim bilir geçmişte yaşadığı hangi ağır şiddetlerin işaretleriydi.

    hande kader öldü. bir küçük kadın öldü. bir küçük kadının acıyla dolu kalbi durdu. içindeki umutsuz serçe sustu.

    dünya birçokları için daha iyi bir yer oldu böylece.

    benim içimdeki umutsuz serçe ise ağlıyor!

    güle güle git sevgili kızkardeşim. hayatın senin yokluğunla ne kadar eksildiğini bilenler var. çok az da olsak varız ve senin cesur varlığın karşısında gözyaşları, saygı ve sevgiyle eğiliyoruz.

    rabia mine

    vahşice yakılıp öldürülerek yaşama hakkı elinden alınan #handekader için susma!

    #transcinayetleripolitiktir

    #handekaderiçinsusma

    #transfobiöldürür

    #transcinayetlerinedurde
  • trans bir kadındı. yakılarak öldürüldü. ölü bedenine bile işkence yapıldı. katili bütün türkiye'dir.
  • meğer toplum ona sex işçiliğini dayatmasaydı (işe almayarak, okula almayarak, hor görerek)
    çevirmen olmakmış hayali. kitaplar çevirip onları kendi haznesinde yoğurmak istermiş. ama ondan olsa olsa orospu olur demişler işte. evde karıyı uyutup kapısında almışlar soluğu. ama sabah işe giderken yüzünr tükürmüş, dalga geçmişler. yetmemiş biz bunu yakalım ya demişler. demekle kalmamış bi de yapmışlar.
    ve bu hiç haber değeri taşımamış mesela.
    resmen distopik film gibi amk.

    ne güzel.
    ne hoş.
    ne kansız
    ne ciğersiz
    ne haysiyetsiz
    ne tahammülsüz bir toplum olmuşuz biz,
    aferin bize.
  • farklı düşüncelere karşı olan nefret ,ama sosyalist olun ,ama trans olun ,ama ermeni olun, ama suriyeli olun,ama roman olun peşinizi bırakmıyor bu ülkede türk-müslüman- erkek olma şartlarını sağlamadığınız sürece ikinci sınıf vatandaşsınız,bu etikete sahip değilseniz doğar doğmaz mücadele başlıyor.bir insanı yakarak öldürmenin arkasında nasıl bir hınç nasıl bir gözdağı nasıl bir vahşet yatıyor anlayamıyorum,bu konuda tek bildiğim hayatım boyunca anlayamayacağım onları.
  • aşağılık yaratıklar tarafından yakılarak katledilen trans kadın.

    sabah lgbti eylemine sopayla saldırıp, akşam seks işçisi translara koşan, "işini görünce" de bu insanlara saldıran ikiyüzlü şerefsiz sürüsü.
  • 1 haftadır kayıp olan trans kadın. yakılarak katledilmiş bedeni bulunmuş.

    "napıyolarsa yapsınlar, bana uzak olsunlar" nötrlüğü mü bu yaşam formlarına bu cesareti veriyor anlamıyorum, anlayamayacağım da.

    azalarak değil, direkt bitmemiz gerekiyor. hakkaten ben cinayet, taciz haberlerine dayanamıyorum artık. ve bu ülkeye özel bir durum da değil, geçen gün çin'de öğrencisini taciz eden "öğretmen" (!) ebeveynler tarafından soyulup, çıplak dövüldü. haberin forum kısmında dünyanın her yerinden insanlar "bizim ülkede kız suçlanırdı" yorumu yapmış.

    genlerimizde leş bir bozukluk var, bastıranlar ve bastıramayanlar olarak ikiye ayrılıyoruz, bu "tümörlü", potansiyel pis bedenlerimizi kayıtsız şartsız yok etmeliyiz.

    ha ayrıca; onur yürüyüşleri de eğlenmek üzere toplaşılmış partiler bu arada, katılıyorum, aynen, kimsenin elleştiği yok bu insanlara. gerizekalı.

    edit: kaynak unutmuşum sinirden