şükela:  tümü | bugün
  • 1930 da dogmus,1986 da olmus genel olarak hard bop tarzında çalan iyi bir tenor saksafoncu.*
  • "someday my prince will come" albümünde miles davis ile birlikte old folks'u seslendiren ünlü saksafoncu. jazz tarihinde coltrane den sonra miles'a ayak uydurabilen yegane saksafoncu olarak geçer. old folks dinlenmelidir.
  • hank mobley 7 temmuz 1930’da dünyaya geldi. ailesi müzikle özellikle de piyano ile oldukça ilgiliydi. amcası dave mobley diğer müzik aletlerinin yanında piyano da çalıyordu. annesi ve büyükannesi klavye çalıyorlardı (büyükannesi kilise orgcusuydu aynı zamanda). böylece piyano mobley’nin ilk enstrümanı oldu. daha sonra 16 yaşında ilk defa tenor saksofonu eline aldı ve genel olarak bu aleti kendi kendine öğrendi. amcasının tavsiyesi üzerine başlarda lester young daha sonra don byas, dexter gordon ve sonny stitt dinlemeye başladı. ve 1956’da leonard feather’e de belirteceği gibi “swing yapabilen ve bir mesaj verebilen” herkesi dinledi.

    20li yaşlarına gelirken mobley profesyonel bir müzisyen olarak çalışmaya başlamıştı. `clifford brown’ın tavsiyesiyle (kendisini hiç dinlememiş olmasına rağmen ününün artması nedeniyle) paul gayten’ın rhythm and blues orkestrası ile 1949 ve 51 yılları arasında turnelere çıktı. gayten o yılları anlatırken şöyle der: “hank inanılmazdı, alto, tenor ve bariton çalar, parçaların büyük bölümünün yazılmasına yardımcı olurdu. işle o ilgilenirdi böylece ben de her şeyi ona bırakabilirdim”
    gayten orkestrasında ayrıca bariton saksofoncu “cecil payne” ve daha sonra duke ellington orkestrasına katılan clark terry, aaron bell ve sam woodyard da bulunuyordu. son üç müzisyenle çalışmış olması 1953’te 2 haftayla sınırlı olmak üzere duke ellington orkestrasında jimmy hamiltonın yerine çalmasını sağladı. (klarinet çalmıyordum ama tenorla bazı klarinet kısımlarını da çalıyordum diye anımsar hank mobley). fakat orkestra kayıt yaptığında mobley solocu olarak çalmamıştır.
    mobley’in ilk jazz albümü gayten’ın orkestrasından ayrıldıktan sonra newark gece kulübünü orkestrasında aldığı işle oluşan bir üründür. gelecek vadeden ve daha sonra blue note sanatçısı olacak olan piyanist walter davis, jr. de bu albümde yer almıştır. ve o yıllarda şehirlerini ziyaret eden miles davis, dexter gordon, billie holiday, bud powell ve lester young gibi yıldızların arkasında çalmak hızlı gelişimlerinde paha biçilmez bir olanak olmuştu.
    max roach, mobley ve walter davis’i newark kulübünde çalmaya başladıktan sonra kiralamış ve 1953teki ilk albümünden önce apollo bar gibi yerlerde çalmalarını sağlamıştı. bu çalışma hem dörtlü hem de yedili gruplarla yapılan parçalara sahiptir ve mobely’nin daha o zamanlardan tanınan bir tenor stili ve bestesi olduğu görülebilmektedir. roach, mobley ve clifford brown’ı kaliforniya’ya getirmek istemiş ve 1953 yazında sadece trompetçinin katılımıyla * oluşan brown/roach beşlisini kurmuştur.
    doğu yakasında, mobley walter davis, tadd dameron,milt jacksonvej j johnson`la birlikte daha fazla deneyim kazandı. 1954 yılı boyunca dizzy gillespie ile çalıştı ve trompetçinin dört kaydına katıldı. 1954 kasım’ında gillespie orkestrasını terkeden mobley minton’s playhouse’da piyanist horace silverın dörtlüsüne katıldı. bu grupta basçı doug watkins ve davulcu arthur edgehill bulunuyordu.
    “hafta sonları art blakey ve kenny dorham jam yapmaya gelirdi, çünkü hemen köşede de onlar çalıyordu” der mobley. böylece horace silver ilk beşli kaydını blue note için dorham, hank mobley, watkins ve blakey ile beraber yaptı. bu kayıt horace silver and the jazz messengers olarak piyasaya sürüldü. bu albümde blakey’nin geçmiş yıllarda the messengers adlı grubunda yaptığı müziklerin çeşitlemeleri vardı. beş müzisyen içlerinden biri iş teklifi aldığında elbirliğiyle çalışma kararı aldılar.
    konu müziğe geldiğinde hank mobley bu dönemde ayağını yere oldukça sıkı basıyordu. 1958 ve 59 yıllarında uyuşturucu problemi özel yaşantısının düzensizleştirse de ve kayıt yapımlarını yavaşlatsa da, 1960ta blue note ile birlikte tekrar sıçrayacaktı. bu dönemde ise soul station, roll call ve workout gibi albümlerle altın çağına girecekti.
    kendi konseptine sahip olmasıdan dolayı, hemen saptanabilir bir müziği ve aynı şekilde nadir bulunan esinlenmesi onun çalışmalarını dinlemeyi gayet tatminkâr kılardı. hank mobley müzik hayatı boyunca hep dışadönük ve güçlü üslup sahibi olan müzisyenlerin gölgesinde kaldı. çalışmaları her zaman sonny rollinsin daha değersizi olarak kabul edildi; 1960 ve 61 yıllarında miles davis’le birlikte kendisinin en iyi kayıtlarını yaptığı sırada seleflerine ayak uyduramadığı gerekçesiyle gruptan atıldı ve yerine john coltrane getirildi.
    avant-garde yenilikçiler bir kaö yıl sonra jazz eleştirmenlerinin ilgisini çekmeye başladığında hank mobley’nin müziklerinin eski moda ve alakasız olduğu söylendi. ancak kayıt yapmayı bıraktığı 1972’de cedar waltonla birlikte yaptığı son albümden sonra ve özellikle 1986’da ölümünden sonra çalışının olağanüstü kalitesi ve besteleri hakketiği saygıyı görmeye başladı.

    "the complete blue note hank mobley
    fifties sessions, mosaic" albüm serisi kapağından bob blumenthal'in sözleri
  • erken yaşta giden hard bop'ın yüce ustalarından, büyük cazcılardan biri. leonard feather'ın deyimiyle 'middleweight champion of the tenor saxophone'. bu sözün nedeni ne stan getz gibi mellow sounda sahip olması, ne de john coltrane gibi üç tonlarda gezmesidir.

    max roach, miles davis, dizzy gillespie, art blakey (and the jazz messengers), freddie hubbard, lee morgan, horace silver, kenny dorham, herbie hancock, grant green*, wynton kelly ve sonny clark gibi sağlam cazcılarla çalışmış, 52-66 arası hard-bop'ın tavan yapmasını sağlamıştır. bu nedenle yeri bir cazsever için apayrıdır.

    diskografisine gelirsek,

    hank mobley quartet (1955)
    messages (1956)
    hank mobley sextet (1956)
    tenor conclave (1957)
    hank mobley and his all stars (1957) -art blakey and the jazz messengers formunda, hard bop'a giriş dersinin verildiği albüm-
    hank mobley quintet (1957)
    hank (1957)
    hank mobley (1957)
    curtain call (1957)
    poppin' (1957)
    peckin' time (1958)
    soul station (1960) -if i should lose you, remember gibi bambaşka parçalar içeren bu albüm, kanımca mobley'nin kariyerinin zirvesidir.-
    workout (1961) -grant green'i meşhur eden workout, albüme adını veren parçanın sağlamlığıyla biliniyor.-
    another workout (1961)
    roll call (1961)
    no room for squares (1963)
    straight no filter (1963)
    the turnaround (1965)
    dippin' (1965) -lee morgan'a dikkat derim, başka da bir şey demem.-
    a caddy for daddy (1965)
    a slice of the top (1966)
    hi voltage (1967)
    third season (1967)
    far away lands (1967) (pek rare)
    reach out (1968) -son dönem albümlerinden reach out, günümüze kadar en iyi hard bop klasiklerinden biri.-
    thinking of home (1970)
  • kendisinin yeteneğinin her şeyden önce içinde bulunduğu dönemin diğer devrimci müzisyenlerinin** yapmaya çalıştığı şeyleri ve o şeylerin motivasyonlarını anlamasında gizli olduğunu düşünüyorum. adam anlamış ki, taklit etmek, aynı şeyi denemek, benzerini yapmaya çalışmayı denememiş. sadece ortaya koymuş. hastasıyız.
  • caz dünyasının hakettiği değer verilmeyen , az bilinen üstatlarından ve güzide saksafoncularındandır. dinlemeli, tanımayanlara tanıtılmalıdır...