şükela:  tümü | bugün
  • tarihin ilk anti-emperyalist komutanı. romanın dizlerini tir tir titreten, tarih kitaplarına stratejinin babası olarak giren, kartacanın büyük süryani komutanı. babasına roma ya karşı nefret sözü vermiş bu büyük insan o zamanlar kendini beğenmiş romalılara rahat uykuyu haram etmiş, roma literatürine "hannibal kapıya dayandı" deyimini kazandırmış. hatta romalı çocuklar eve geç kaldıklarında anneleri çıkıp "çabuk gel bak hannibal kapıya dayandı" sözünü duyunca koşarak evine girer olmuşlar. hannibal öyle bir taktik dehasıdır ki romalılar hannibal ın taktikleriyle önce kendisini yenmiş, sonra da büyük bir coğrafyaya yayılmışlardır. yani hannibal romalıların belki en korktukları düşmanlarıydı ancak hannibaldan öğrendikleriyle de roma adeta çağ atlamıştır.

    ispanya kumandanıyken italyaya roma üzerine sefer için hazırlıklarını tamamladıktan sonra alp dağlarını dolanarak po ovasına inmiş. bu hamleyi akıllarından bile geçirmeyen romalıları darmadağın etmiştir. bu harekat bir çok kumandana ilham olmuş enver paşa sarıkamış harekatında bunu denemiş. hannibal alpleri geçerken ordusunun yarısını kaybetmiş ordusunu buna oldukça iyi hazırlamış, ancak enver paşa elindeki ordunun teknik imkanlarını göz ardı etmiştir. neyse konumuza geri dönelim. efenim hannibal alp dağlarını geçiyor kolay değil 37 fili var adamın, alpler soğuk, tabi orada bir çok kez yol bulamıyorlar ve orada şöyle diyor hannibal "ya bir yol buluruz, ya bir yol yaparız". bu söz de fatih in istanbulu fethinde gemilere karadan yürütmesi akıllara geliyor tabi. bi şekilde alpleri geçen hannibal bunu duyup gelen roma birliklerini imha etmiştir. ordusunun yarısını dağlarda kaybeden hannibal, romanın kadim düşmanı keltlilerin desteği ve yaklaşık 14 bin kelt savaşçısı da romalılara karşı hannibalın birliklerine katılmasıyla ordusunu kuvvetlendirmiştir. zaten hannibalın ordusuna yaptırdığı antremanlar meşhurdur hannibal der ki "benim 1 savaşçım 100 roma savaşçısına bedeldir" yani biraz abartı gibi gözükse de bi 10 15 romalıyı götürür onun savaşçıları.

    amacı güney italyaya inip oradaki devletlerin desteğini almak olan hannibal yolda rastladığı köy ve kentleri yağmalatarak askerinin ihtiyaçlarını karşılatır. romada homurdanmalar başlamıştır lan adam gelip köylümüzün ekmeğini elinden alıyor diyerek. romanın müttefikleri de var olum bak biz hannibalın tarafına geçeriz lan diye gider yapıyorlar. roma topluyor orduyu bu hannibal çok oldu diyerek yardırıyor cannae meydanına. burda hannibal yine stratejiyi koyuyor hilal taktiği vardır biz de çok iyi uygularız işte onun kralını cannae meydan muharebesinde yapıyor adam. mustafa kemal paşa da kurtuluş savaşında işte tam da bu cannae manevrasından yola çıkarak planlarını yapmıştır. zaten kendisi hannibalı çok araştırmış öğrencilik yıllarından itibaren hannibale karşı bir ilgisi oluşmuş, stratejilerini öğrenmiş ve ona saygı göstermişti bu nedenle gebzede hannibal adına bir 1937 de bir anıt yaptırtmıştır.

    kendisinden sayıca üstün roma ordusunu imha ediyor. hannibala bir anda roma yolları açılıyor. ama o kartaca senatosu yok mu birinci hanno adam hannibalın ününden korkmaya başlıyor buna destek yollamıyor. hannibal bakıyor eldeki şartlar uygun değil kuşatmaya neyse ben sonra kuşatırım diyor. sonra roma güçleniyor tabi zamanla kartacaya saldırıyor. hemen hannibalı çağırıyorlar yetiş hannibal. hannibal yetişir yetişmesine ama roma bu durur mu başında scipio var o da boş adam değil sayın okuyucular. scipio hannibalı yeniyor kartacayı ele geçiriyor roma. hannibal kartacanın başına geçiyor biraz toparlar gibi oluyor devleti ama empreyalist roma, kartaca senatosunu uyarıyor adamlarda hannibale yol veriyor.

    hannibal buradan anadoluya geçiyor. selevkos kralı var hannibalı almış yanına roma bu sefer bu selevkosa saldırıyor ordunun başında yine scipio bu sefer manisada savaşıyorlar. hannibal selevkosun kralı antiakhos e diyor şöyle saldır böyle saldır antiakhos da ünlüdür tabi yok diyor böyle böyle. sonra scipio antiakhosu yeniyor.

    hannibal sürgünde hannibal bi başına. artık romaya düşman devletlerin savaş danışmanı gibi bir görev üstleniyor. roma da güçleniyor da güçleniyor ancak hannibalın hayatta olması bile rahat bir uyku uyutmuyor adamlara. bu arada romalılar scipioyu rüşvetle suçluyorlar. scipio hay ben sizin gibin devlete de orduya yazıklar olsun diyor kapatıyor kendini villasına sonra az kalmadan kederinden ölüyor scipio. adamın vasiyeti var normalde scipiogiller ölülerini yakmaz ama scipio yaktırıyor hatta mezarına "nankör vatan sana kemiklerimi bile bırakmayacağım" yazdırıyor. hannibal de o sıralar gebzede otobiyografisini yazıyor. roma askerlerin onu öldürmeye geldiğini duyan hannibal dede yıllardır yüzüğünde bulundurduğu zehiri içip intihar ediyor. giderken de "romayı şu büyük derdinden kurtarayım artık diyor".

    hannibal tabi memleketi kartacaya kızgın o da scipiodan esinlenip kendisini yakılmasını ve küllerinin gebzeye gömülmesini istiyor. mezar taşına da şunu yazdırtıyor "nankör vatan sana küllerimi bile bırakmayacağım".. * * *
  • kartacalı, gebzede öldüğü iddia edilen, roma düşmanı olan tarihi kişilik.

    kusura bakmasın kimse ama adamın yaptığı malazgirt savaşı değilmiş, ne gizlisi varmış ne saklısı, elbette görebilene. pek emin olmayarak söylüyorum fakat en azından 3000 kilometrelik bir yolu 100 bin askeri ve 37 filiyle geçebilmek her babayiğidin harcı değil. neyse asıl olay bundan önceki iki kurnazca ve güzel zaferden sonra, sayıca sadece at üstünlüğü kalan buna rağmen kazanmasının çok zor gözüktüğü ve romayı titreten son zaferi cannae muharebesi ...

    piyadeler yay şeklinde fakat dışa doğru, yani hilalden çok ters bir hilale benzemekte şekil... sebebi bence bariz olanı gizlemek, çünkü yapmak istediğini düz bir hatla da yapabilirdi hannibal.

    planın asıl alameti farikası, piyade yığınının merkezini olabildiğince zayıf ve kolay pes edecek askerlerle doldurmak, böylece karşı tarafın piyadelerinin sağını solunu ve önünü tecrübeli ve dayanıklı piyadelerle kuşatmak ve merkeze sıkıştırmak. son darbeyi de kanatlarda sayıca fazlalığı ve kaliteleriyle karşı tarafın süvarilerine üstün gelen attılar vuracak. ayrıca güneş ve rüzgar roma ordularının üzerinde olacak. rüzgar romalılara toz savururken güneş gözlerini almaya çalışacak.

    bu taktik o kadar tutmuş, roma ordusu o kadar sıkışmış ki o kuşatmada hiç bir roma askeri kılıcını oynatamaz duruma gelmiş. kaynaktan kaynağa değişmekle birlikte bire on veya bire on üç oranında kayıp verdirmiş.

    bu mütiş zafer sonrasında hannibal romaya girip yağmalamayı reddediyor, istediği romanın yalvarması ve vergilendirilmesi. ayrıca o bir barbar değil ve şehirleri tarihi sanatı yakıp yıkmak istememekte. kaçırdığı nokta ise politik rakiplerinin kıskançlıktan kudurmaları. o sıralarda ve hannibalın yokluğunda kartacada muhteşem zafer bir yenilgiymiş, yanlışmış gibi pazarlanıyor, böylece anayurttan hannibala yardım gitmiyor. hanibal sonradan girmek istese de, roma bir kaç yıl içinde tekrar ordu toplayınca, giremiyor.

    sonrasında olanlar hannibaldan büyük dersler çıkaran scipio (africanus) adındaki genç romalının ispnayada kartacaya karşı büyük zaferler kazanması ve hannibal'ı hannibalın şaşırtıcılığıyla kendi yurdu kartacada alt etmesi oluyor. hanibalın yapamadığını scpio yapıyor ve kartacayla roma çok ağır bir anlaşma yapıyor, sonraları hannibal'ın yönetime getirildiği kartaca kalkınmaya başlayınca roma hanibalı yöneticiliğinden sürüyor. sonrasında askeri danışmanlıklarla geçiyor hayatı, gebzede roma askerlerinin kendini tutuklayacağını anladığı an içiyor zehrini ve artık onun stratejileriyle bir imparatorluk yükseliyor, roma ...
  • ordusu bir günde 70.000 romalı askeri doğramıştır. bu sayı o zamana kadar bir savaşta bir günde verilen en büyük kayıptır.
  • hayatından altından değerli dersler çıkarılır.

    1-savaşı kazanmak istiyorsan, beklenmedik olanı yap - sadece savaş olarak almayın. eğer herhangi bir mücadeleyi kazanmak istiyorsanız, rakibin beklemediği hamle yapmak size her zaman avantaj kazandırır. istihbarata ve karşı istihbarata bu kadar para yatırılmasının nedeni bu kötü sürprizi engellemek ve kendi sürprizini hazırlamaktır.

    2 - mühim olan zafer kazanmak değil, onu kullanabilmektir - hannibal italya seferinde tüm muharebeleri kazanmış olmasına rağmen savaşı kaybetmiştir. (got - genç kurt'un hazin sonu) sonuç kartaca için felaket olmuş, ülke haritadan silinmiştir. çünkü 3. zaferden sonra roma'yı yakıp yıkmak yerine, onların teslim olmasını beklemiştir.

    3 - mert olmanın kazandırdığı tek alan edebiyattır - antik dünyada 3 muharebe kaybeden aslında savaşı kaybetmiş sayılıyordu. hannibal'ın roma'dan teslim heyetini bekleme nedeni buydu. oysa roma o heyeti hiç göndermedi. bunun yerine şehrin savunmasını kuvvetlendirdi ve savaşa vur-kaç taktiği ile devam etti. italya'yı tarihin gördüğü ilk gerilla savaşlarından birinin mücadele sahası haline getirdi. kartaca politikasındaki hannibal karşıtlığını kullandı ve muzaffer komutanın ordusunu desteksiz bıraktı. ordusunu yavaş yavaş eritti. sonunda şiirlere konu olmayacak olsa da, zaferi kazandı.

    ve bir not: tarihi kazananlar yazar. bugün bile hannibal'dan korkunç bir barbar olarak bahseden yayınlar çıkar. adı psikopatlara layık görülür. hayatı muhteşem bir gişe filmi olabilecekken, o film çekilmez.
  • ezeli düşmanı roma cumhuriyeti'nin başkenti önlerine geldiğinde medeniyetin ve tarihe değer katma olgusunun farkına vararak şehre dokunmamıştır. tarihe yaptığı bu iyiliği ise kendi memleketini yanmış yakılmış bulmakla ödemiştir. roma'nın taşıdığı his öyle bir nefretti ki kartaca topraklarına gemiler dolusu tuz dökeceklerdi yıllarca ot bitmesin diye.

    roma'nın kendi medeniyetine kıymayan adama böyle teşekkür etmesi roma medeniyetinin ya taşlardan ve sütunlardan ya da bir illüzyondan ibaret olduğunu gösteriyor olsa gerek.
  • gebze'de, atatürk'ün isteğiyle anıtı yapılmış büyük komutan.

    hat savunmasındansa, alan savunmasını müthiş başarılı bir strateji ile uygulamış ve atatürk'e kurtuluş savaşı stratejilerini belirlerken en çok örnek aldığı komutanlardan biridir.
  • bir süper gücü yenebilmek için, savaşı düşman topraklarına taşımak gerekir anlayışını ilk defa uygulayan ve seyrettiği beklenmedik stratejilerle, romalıları dehşete düşüren kartacalı efsane komutan.

    iberya'da kurduğu ordusuyla, ilk hedef olarak roma uydusu saguntum* kentini kuşatmış* ve kanlı mücadelelerden sonra kentin kontrolünü ele geçirmiştir. roma cumhuriyeti'nden karşı hamle beklediği ve savaşı onların topraklarına taşıyarak kazanacağını düşündüğü için vakit kaybetmeden bu stratejisini uygulamaya başladı.

    öncelikle ordusunun mobilitesini arttırmaya yöneldi. kuşatma araçlarının hispania garnizonunda bırakılmasını emretti ve birliklerindeki fillerin sayısını azalttı. ayrıca askerlerinin yanına olabildiğince az erzak almasını isteyerek, harekatı en hızlı şekilde sonuçlandırmak isteğindeydi. yıldırım hızıyla karadan italya yarımadasına girilecek ve roma daha saldırının farkına varamadan hannibal'ın hançerini kalbine yiyerek teslim olmaya zorlanacaktı. çünkü daha öncesinde pirene&alp dizisi karadan aşılmamıştı* ve romalılar hannibal'ın denizden bir saldırı düzenleyeceği fikrindeydiler.

    zorlu kış koşullarına rağmen pirene&alp dağları oldukça hızlı şekilde aşılmıştı ve italya topraklarına girildi. ancak şartların sertliği ve 3.000 kilometreyi aşan yolculuk sonunda, asker kaybı ordu mevcudunun neredeyse yarısıydı. tüm bunlara rağmen sonuç inanılmazdı ve romalılar büyük bir şoka uğradılar. acele şekilde kurdukları yaşlı scipio komutasındaki ordu da ticinus'da hannibal tarafından püskürtülünce, panik dalga dalga roma cumhuriyeti şehirlerinde yayılmaya başladı.

    ama ilk ana darbe trebia'daki muharebede vuruldu. hannibal, roma güçlerini sürekli tahrik ederek saldırmalarını amaçlamış ve tuzağa düşen lejyonları tarumar ederek düşmana 30.000'den fazla zayiat verdirmişti. * artık panik tüm roma'yı sarmış, senatoya kadar sıçramıştı. senatörler acele bir kararla, quintus fabius maximus verrucosus'a ''dictator'' ünvanı vererek tüm yönetimi devrettiler. hannibal'ı doğrudan savaşla mağlup edemeyeceğini anlayan fabius, vur-kaç ve yıpratma savaşına başladı. tarihe fabian strateji olarak geçen bu taktikle; kartaca ordusunun ikmal yolları üzerindeki tarlalar yakılmış, köyler boşaltılmış ve süvarilerle taciz saldırıları yapılmıştı.

    yolculuk ve savaşlar nedeniyle zaten oldukça yıpranmış olan hannibal'ın ordusunu, gerilla harbine benzeyen bu anlayış da iyice yavaşlattı. ancak kartacalı komutanın farklı bir hesabı vardı. roma'nın aldığı arka arkaya yenilgiler ve doğrudan savaştan kaçınması, yönetimden memnun olmayan şehirleri ve kabileleri kartaca tarafına geçmesini bekliyordu ve boşa çıkmadı. keltler 35.000 askerle hannibal'ın ordusunu tazelemişlerdi.

    roma yönetimi, doğrudan savaşa girmemenin devlete repütasyon kaybettirdiğinin farkına vardı ve diğer kentlerin de kartaca tarafına geçmesinden korktukları için; fabius'un dictator yetkisini uzatmama kararı aldılar. düşmanla ne pahasına olursa olsun doğrudan savaşılacak ve anayurttan atılacaktı.

    ancak hannibal italya yarımadasında istediği gibi at koşturuyor ve şehirleri ele geçirmeye devam ediyordu. roma kısa süre içinde savaş makinesini çalıştırarak, seçkin ve tecrübeli bir lejyoner birliğini daha kartacalıların üzerine gönderdi. ancak hannibal bunun istihbaratını almıştı ve harp tarihindeki en büyük pusulardan biri olarak kayda geçen bu savaşta; 15.000 roma askeri deyim yerindeyse telef oldu.*

    tüm bu başarılara rağmen, kartaca senatosu hannibal'a destek yollamak için tereddütlüydü. ağırlıklı olarak tüccarlardan oluşan senato, hannibal'ın iyice güçlenerek sefer dönüşünde darbe yapmasından endişe ediyorlardı. hatta bu nedenle, roma'ya karşı kazandığı zaferleri halka mağlubiyet almışcasına anlatılıyordu.

    roma artık ağır yaralı ve öfkeli bir hayvan gibiydi, hata yapmaları kaçınılmaz hale gelmişti. düşman neredeyse başkentin kapıları kadar dayanmıştı ve hızlı hareket edilmeliydi. acele reaksiyon verilmesi gerekliliğiyle, ~80.000 kişilik bir lejyoner ordusu kuruldu. hannibal burada ilk taktik hatasını yaparak, harekatın rotasını italya'nın güneyine kaydırarak roma kuşatmasına başlamadı. elinde kuşatma için aracı olmadığı ve lojistik destek kuvvetinin geleceği sanrısını yaşıyordu.

    apulia yakınlarında iki ordu karşı karşıya geldi. roma ordusu, kartaca'nın neredeyse iki katı büyüklüğündeydi. hannibal dahiyane bir taktikle ki buna kumar da denilebilir, roma'ya tarihindeki en ağır mağlubiyeti yaşattı.

    (bkz: cannae muharebesi/@zenithgeist)

    saatler içinde ~70.000'den fazla lejyoner öldürülürken, roma ordusunun tamamına yakını imha edilmişti. hannibal kazandığı çarpışmayla, dünya harp tarihinin en görkemli zaferlerden birine imza atıyordu. savaşın sonunda roma cumhuriyetinin en büyük ikinci kenti capua kartaca kontrolüne giriyor, roma dağılma tehlikesi yaşıyor ve başkentin düşmesi yönünde hiçbir engel kalmıyordu. hannibal, senatoyu desteğe ikna edebilmek ve zaferi anlatmak için öldürülen askerlerden toplatılan ~11.000 altın yüzüğü kartaca'ya gönderse de beklediği destek hiçbir zaman gelmeyecekti. sonrasında lokal zaferler kazanmaya devam etse de, zamanla yıpranacak ve italya'dan çıkarılacaktı. kartacalı senatörlerin kişisel hırsları nedeniyle, kazanmak üzere oldukları savaş büyük bir fiyaskoyla sonuçlanacaktı.

    hannibal muhtemelen ordunun yıpranmışlığı ve kuşatmaya elverişli silahlanmadıkları için roma'ya saldırıda bulunmadı. ya da roma'yı kuşattığında arkadan çevrelenerek ordusunun imha edilmesinden çekiniyordu.

    ancak roma'nın kısa sürede böyle bir orduyu toplamasına pek imkanı yoktu. hannibal roma üzerine yürüseydi, senatoyu istediği koşullarda bir barış anlaşmasına zorlayabilirdi.
    nitekim süvari komutanı maharbal tarafından, ''zafer kazanmayı biliyorsun ama zaferi nasıl kullanacağını bilmiyorsun.'' diye eleştirilmişti.

    sadece iki yılda ~200.000 kadar lejyonu italya topraklarının derinliklerine yollamış, roma askeri gücünün 1/4'ünü yok etmişti.

    cannae muharebesi sonrası roma ordusu savaş doktirinini değiştirdi. scipio africanus tarafından, kendi taktikleri kopyalanarak bu şekilde ancak yenilgiye uğratılabildi. *roma'ya öyle büyük travma yaşattı ki, öldürülene kadar peşini bırakmadılar. nefretiyle yaşadığı devletin eline geçmemek için, onurlu her asker gibi intihar etti.

    en büyük düşmanları olmasına rağmen roma halkı kent sokaklarında heykellerini yaparak, saygılarını simgeleştirdiler.

    kendisinden yaklaşık 2200 yıl sonra, yakın coğrafyalarda benzer kabiliyette ve aynı lojistik&yönetimsel sıkıntılar yaşayan bir komutan daha savaşacaktı.

    erwin rommel.

    afrika'daki yenilgileri ve sonları aynı olan iki büyük komutan, tarih tekerrürden ibarettir sözünü acı şekilde yüzümüze vuruyorlar.
  • kartacalıdır. tarihteki en büyük generallerden birisi olarak bilinir. fillerin de olduğu ordusuyla kartaca'dan roma'ya yürümüştür.
  • badilerimin favladıkları arasından şöyle bir entri düştü önüme: (bkz: #31913331) entri şöyle çok iddalı bir sözle başlıyor: "tarihin ilk anti-emperyalist komutanı." hadi canım! her şeyden önce bu cümle tarihe bugün üzerinden anlam biçmeye kalkıyor fakat cümle o kadar neresinden tutsak elimizde kalacak bir haldeki bu bahsettiğim şey gerçekten önemsiz kalıyor.

    her şeyden önce roma'nın bugünkü kullandığımız manada emperyalist olup olmadığı ayrı bir tartışmanın konusu olsa da roma'ya emperyalist desek bile kartaca'ya neden emperyalist demediğimiz daha da önemlisi kartaca'lı bir komutanı neden anti-emperyalist ilan ettiğimiz tam bir muamma. zira kartaca ve roma olsa olsa aynı bokun farklı renkleri olabilirler sanki. mesela bahsettiğim entride hannibal'in roma'yla savaştığı savaşlar olan pön savaşlarının çıkış nedeninden bahsedilmemesi çok ilginç. bu kadar tarihi bilginin verildiği bir entride savaşın sebebinden bahsedilmemesi kasıtlı gibi duruyor açıkçası. daha da açık olmak gerekirse kendi savını desteklemek ya da daha doğru bir tabirle kendi savına köstek olmaması açısından biraz göz ardı edilmiş gibi. çok ilginç.

    tarihten pek anlamayan, en fazla amatör seviyede tarihle ilgilenen birisi olarak aklımda kalanları kısaca özetleyeyim. kartaca da tıpkı roma gibi yayılmacı bir devlet. pön savaşları çıktığı sırada, kartaca'nın iber yarımadasında, balear adalarında, korsika, sardinya ve sicilya'da kolonileri var. roma ise o esnada sadece italya yarım adasına hakim. şurada pön savaşları öncesindeki siyasi yapıyı kabaca gösteren bir harita var. zaten roma ve kartaca devletleri arasındaki gerignliği oluşturan şey de bu haritada gizli biraz. roma italyadaki hakimiyetini sağladıktan sonra yayılmaya çalışıyor ve doğal olarak da ilk hedefleri akdeniz civarında yayılmak oluyor. yani aslında yayılma alanları çatışıyor. ve sanırım savaşları başlatan şey de sicilya adasına hakim olma çabası. haniibal'in dahil olduğu ikinci pön savaşı öncesindeki siyasi durum da kabaca şöyle. yani benim bu haritalar ışığında anlamadığım şey tam olarak şu, romayı emperyalist kılıp da, kartaca'yı ve onun komutanı hannibal'i emperyalist olmaktan muaf tutan, dahası antiemperyalist kılmaya muktedir olan şey ne tam olarak? iki devlet de birer şehir devleti olarak kurulup benzer yayılmacılıklar geliştirmişken, savaşların çıktığı esnada kartaca neredeyse bütün batı akdeniz'i ele geçirmişken; roma'yı, emperyalist, kötü, tükaka, dünyayı cebren ve hile ile zapturapt altına alan bir devlet kılan buna karşın kartaca'yı, iyi, antiemperyalist, dünya'ya kartaca demokrasisini yayan bir iyilik odağı kılan şey tam olarak ne? cevabı ben vereyim, aslında oldukça basit bir cevabı var: roma'nın galip, kartaca'nın ve hannibal'inse mağlup olması. evet, bu sorduğum sorunun bu kadar basit, saçma ve mantıksız bir cevabı var bana kalırsa. bu tamamen tarihi romantik bir açıdan ele almanın bir tezahürü. bana kalırsa oldukça yanlış bir tarihe bakış açısı, tarih okuması. tarihi bir süreç, bir nedensellikler silsilesi olarak okumak yerine kırılma noktaları üzerinden anlamlandırmaktan, ve bu kırılma noktalarına bugünden bakarak anlam biçmekten kaynaklanıyor bana kalırsa bu kadar yanlış bir bakış açısı. tamamen varsayımsal olarak söylüyorum, böyle bir bakış açısıyla bakan birisi pön savaşlarında roma yerine kartaca galip gelseydi tarihin farklı akacağını düşünüyordur muhtemelen. bu zaten burada da görülen tarihi romanitkleştirmenin bir yan etkisi olsa gerek. elbette istediğiniz şeyi romantikleştirin de kendisi de tıpkı roma gibi gayet yayılmacı olan bir devletin komutanına sırf roma'yla savaştığı ve yenildiği için antiemperyalist yakıştırması yapmanın iler tutar yanı yok, nereden baksan tutarsızlık. (istirham ederim, ahmet kaya'dan daha fazla devam edemeyeceğim yoksa yasal işlemlerle uğraşmak zorunda kalırım. ) entri'nin devamı düzgün olabilir, bilmiyorum, kontrol etmedim zira bu kadar yanlış bir cümlenin devamına fazla odaklanamazdım.

    not: entri de tabii ki başlığın en beğenilen entrisiymiş. *
  • #54922391 mezarı gebze'de olan (bkz: mustafa kemal atatürk)'ün hayranlık duyduğu ve benzer noktaları olan büyük komutan.bunda biraz da hannibal'ın kendisinden önce gelen babası ve dedesinin yaptığı büyük sıçışları düzeltmek için çağın emperyal gücü olmada büyük hızla ilerleyen roma'ya son bir çırpınışla direnmesine bağlayabiliriz*.sonlarının benzememesi ise tamamen atatürk'ün yaptığı savaş sonrası diplomasisinin hannibal'ın yapamaması ve kazandığı savaşı zaman keybederek boşa harcamasıyla açıklayabiliriz.

    hatta kendisiyle birlikte sığındığı selevkoslar'ı da yaktı adam.resmen roma'ya tek savaşta kaybedip (bkz: zama savaşı) roma'nın coştukça coşmasında büyük rol oynamış. (bkz: ibretlik)

    ayrıca buraya (bkz: lozan'a bok atan şakirtler) gelecektir ciddiye almayınız.
hesabın var mı? giriş yap