şükela:  tümü | bugün
  • bir neşet ertaş türküsü

    hapishanelere attım postumu
    kaybettim yarenimi dostumu
    bütün ahbaplarım bana küstü mü
    yandım mapushane senin elinden
    kurtulaydım gardiyanın dilinden

    hapishane önünde bir derin kuyu
    kuyudan alırlar mahkumlar suyu
    ne gelen var ne giden bütün gün uyu
    yandım mapushane senin elinden
    kurtulaydım gardiyanın dilinden

    ayrıca bunu dinleyenler bunu da dinledi : hapishanelere güneş doğmuyor
  • bu türküyü bayram bilge tokel bir okur ki duvara çentik atarsınız.
  • bir de hapishane içinde attım postumu vardır ki en az bu türkü kadar güzeldir.
  • rubato yorumu için buyrun: http://www.youtube.com/watch?v=uqn4bzkvrsc

    bünyenin eline vermek nedir.. budur işte..
  • rubato yorumuyla farklı bir kimliğe bürünmüş olan eser.
    hele fatih ahıskalı'nın, aradaki cümbüş solosu, insanda türlü yareler açar.
  • (bkz: postu sermek)
  • neşet ustanın kendi yorumu ayrı can yakar:
    https://www.youtube.com/watch?v=ifp-5escswm
  • ayfer vardar da güzel söylemiştir. yaktım parliament'i.
  • yalnızlığı hep ikiye ayırdım ben.

    fiziksel yalnızlık ve ruhsal yalnızlık. fiziksel yalnızlık, ruhsala göre çok hafif. zamanla geçebiliyor, zamanla azalabiliyor hatta zamana yenilip bitebiliyor.

    ruhsal yalnızlığı öyle değil insanoğlunun. daima artıyor, tam bitecek derken nüksediyor, tam düzeldi her şey derken yine başa döndürüyor. sonra ruhsal yalnızlığını körüklemek istiyorsun, istediğin zamanlarda bu türküyü dinliyorsun.

    dibe çöküyorsun, ölüyorsun.
  • rubato versiyonu insanı duvarlardan duvara vurur.

    bu memleket insanının ruhuna işlemiş gamlı şarkılar. açıkçası bulunduğum ülkelerde bu tarz şarkıların prim yapabildiğini hiç görmedim. müzik genel olarak insanları eğlendirmek maksadını güdüyor, fakat bizde ise bu durum tam tersi. içteki fırtınaları ifade edebilecek deme gelmek maksadıyla kullanıyoruz müziği. hayat gibi. mutlu anılara ulaşmak için yaşanan içsel fırtınalar, üzüntüler, yorgunluklar ve elde edilen mutluluğun dağılımını düşünecek olursak, bu toprakların insanının dinlediği müziklerin dağılımı buna paralellik çiziyor. bu nedenle dinlediğimiz müzikleri samimi buluyorum.

    işin tuhafı dünyanın neresinde üretilmiş gamlı, dertli bir şarkı varsa türkiye insanı tarafından direk sömürülüyor, bulunuyor ve yüceltiliyor. bunu ilgili şarkıların youtube yorumlarından anlayabilirsiniz.

    işte bu şarkı da bu durumun bir dışa vurumu sadece.