şükela:  tümü | bugün
  • the airborne toxic event'in çok şukela bir şarkısı.

    sözleri şöyledir.

    and speaking of
    little miss catherine
    i feel swell, oh well
    because losing you
    was something i always...

    did so well
    i guess i just can't tell anymore
    and the feeling i get when i see your clothes
    spread out on my floor
    oh, i'm such a bore, i'm such a bore
    i don't do anything anymore
    i just count these ceiling tiles falling through my floor

    sorry, i really lost my head
    i'm sorry, i really lost my head
    but you know those words that you said
    they get stuck here in my head
    and this feeling i dread, it makes me wish i was dead
    or just alone instead, i'll be alone instead
    i don't need anyone in my bed
    just these ceiling tiles falling through my head

    sorry, i really lost my head
    oh, i'm so sorry, i really lost my head
    oh, those words you said
  • doğru bir sözdür insanın hayattaki amacı mutluluk peşinde koşmak değil anlam-mana aramaktır... anlamlı bir hayatta keder de mutluluk da son tahlilde hoş gelir sefa gelir...
  • önümüzden kahkahalar atarak, gülerek üç yaşlı adam geçince "yaa ben de yaşlanınca böyle mutlu olmak istiyorum" dedim alelade. "mutlu olmayı istemek şımarıklık" cevabını alacağımı hiç düşünmemiştim. "mutlu olmayı istemek şımarıklık." kalakaldım. gevrek gülüşüm dondu. saniyenin ilk dilimlerinde sözün değerini sorguladım. tanışalı iki gün olmuştu, sığlığının bir katman altında yaşam olduğuna dair hiçbir ipucuna rastlamamıştım. karşımdaki insan ilk defa gerçekti ve ögğğheeh diyerek safranını kucağıma bırakmak için kapı önü geçiştirme sohbetimi seçmişti. vedalaştık gitti. safranı yan banka bırakıp eve, amcoğlunun almanyadan yeni getirdipi beyoğlu beyoğlu kasetini izlemek üzere yola koyuldum.
    92'
    yeşilköy iç hatlar terminali

    bağbozumunda gündelik hayatlar s.56