şükela:  tümü | bugün
  • çok acayip bir şey. internetten bakınınca bulamadım böyle bir fobi. aslında memur falan değilim. diplomalı bi mesleğim yok daha doğrusu. yani evrakta sahtecilik, rüşvet, kara para gibi suç işlemem zor. adam öldürebileceğime de inanmıyorum. bi sineği bile öldüremem, kovarım onun yerine. yani benim hapisten korkmam aşırı mantıksız. fakat yıllardır içimde var böyle bir korku. ben bir katil dedenin torunuyum. dedem 2 kişiyi vurdu iki ayrı zamanda. 12 yıl hapis yatıp af ile çıktı. sonra namaz hac falan derken yolunu bulmuş. vurdukları kişiler de öz amcasının oğulları. bi kan davası başlatmış kısaca. o yüzden sülalede dedemi kimse sevmez. dedemin çocukları da yurtdışına gitmiş. beni doğuran çocuğu hariç. sadece biz kalmışız burada ve o yüzden sülalenin bildiği tek katil torunu benim. akrabalarım beni sevmez bu yüzden. dışlanırım. vebalı muamelesi görürüm. zaten akrabalarımdan hep uzak kaldım bu yüzden ve aynı sebepten dolayı birçoğunu tanımam. ama onlar beni tanır. ne zaman görse tanırlar. bahse girerim %90'ı adımı bilmez. ama hepsi bir katilin torunu olduğunu bilir. bana da bunu sık sık hatırlatırlar.

    - sen dedeni tanıyor musun vuslat?

    tanıyorum amk. dedemin torunuyum. onlardan korkmadığımı belirtmek için bunu sık sık söylerim. ben dedemin torunuyum derim.

    20 yaşımdayken hiç bilmediğim bir ülkeye gitmek zorunda kaldım, birkaç günlüğüne. tek başımayım. üniversite öğrencisiyim, dönüp okuluma devam edeceğim. derken bir gün karşıma bir adam çıktı o ülkede. adı kirve imiş. kibar bir şekilde kendini tanıtmıştı. sonra detaya indi. dedemin vurduğu kuzenin oğlu imiş. senin deden babamı vurdu dedi. babam öldüğünde 21 yaşındaydı, ben kundaktaydım dedi. allah rahmet eylesin dedim, ne diyim. aşiret filmlerindeki gibi bi konuşma geçmedi aramızda. o ülkenin verdiği çağdaşlık mı vardı üzerinde, bilemedim. karanlık işler yapıyormuş oralarda. benim geldiğimi de akrabalardan öğrenmiş, vermiş peşime bulmuş beni. sonradan kimliğini gösterdi, zaten o ülkenin istihbarat servisine çalışıyormuş kirve. adı muhtemelen kirve değildir artık ama bana kendisini kirve diye tanıttı ve nineme bu olayı anlatınca tasdik ettti, ölen o çocuğun kirve adında bi oğlu varmış sahiden.
    bizim sülale okumamış, cahil ve geri kafalıdır. sülalede bir istihbaratçı yetiştiği için memnun olmuştum ama bu memnuniyeti belirtecek zaman değildi. adama amca diye hitap ettim. nolcak şimdi kirve amca beni niye buldun ki dedim. yarım kalan hesap var anlayacağın ve biz şimdi bu hesabı kapatacağız dedi.

    beni vuramaz, zerre ihtimal vermiyorum. istihbaratçı lan adam, cahillik kanına işlemiş olamaz, kariyerini tek bir parmak hareketi ile bitiremez diyorum içimden. nitekim öyle de oldu. beni öldürmeyeceğini ama bir ceza çekmem gerektiğine hüküm verdiğini söyledi. türkiye'ye dönmiceksin, geldiğin gibi burada kalacaksın dedi. her şeyi silmem gerektiğini söyledi. yoksa vurur musun dedim. yine vurmam dedi. seni ailesiz yaşatırım dedi. buraya bir sırt çantası ile geldim, içinde bir don bir tişört bir de diş fırçası ve parfüm var. param da yok. saatlerce konuştuk, pazarlık ettik. neticede dediğini yaptım. ailemi arayıp durumu anlattım. dedemi aradım. dedem kirve ile konuştu. sonra birileri birileri ile daha konuştu falan ama en son kirve amcanın dediği oldu. üniversite de çöpe gitti haliyle.
    kaçak bir şekilde yaşamaya başladım. türk mahallesine gidip türk kahvesinde iş ve kalacak ev dilendim. 23 ay boyunca kaçak çalıştım. inşaatta amelelik yaptım. ama iyi para kazandım, düzen kurdum. hatta aileme para bile gönderdim. inşaat amelesi olmak zor iş. ama türkiye'deki gibi eziklenen bir meslek değil. burada kimse bana ıyy amele demedi. sonra siyasi iltica talebinde bulundum. kirve amcayı tekrar buldum. tam 2 yıldır onu görmemiştim. iltica ettim, yardım et dedim. yardım etti. ifademi o hazırladı. türkiye'de kan davalılarım var, beni vurmalarından korkup buraya kaçtım yazmış, yazdığını ezberlediğimde bi sorun kalmadı. kısa sürede oturum izni aldım. fakat yine türkiye'ye dönemiyorum, kirve yüzünden. orospu çocuğu. kirve ayrıca bana evliliği de yasakladı. evlilik dışı çocuk yapmamı da yasakladı. eğer yaparsam onu henüz bebekken öldüreceğine yemin etti. gerçi bana pek inandırıcı gelmedi ama çocuk yapma gibi bi hevesim de yok zaten.
    bu anlattığım şeylerin üzerinden epey zaman geçti. arada türkiye'de sevdiğim insanlar öldü. babam öldü mesela. bir de bir kardeşim doğdu. ben kesinlikle hiçbir olayda hiçbir şekilde dönemedim. onların gelmesi de yasak zaten.

    her neyse. yıllardır içimde var bu korku dedim. sebebi aha budur. bir gün birini vurmaktan korkuyorum. daha korkuncu dedem gibi bir akrabamı vurmak. kirve mesela. ya da şayet varsa onun çocuğunu. daha daha da korkuncu, bunun neticesinde hapse girmek. saat değil gün değil ay değil yıllarca dört duvar arasında teknolojiden uzak bir şekilde yaşamaya mahkum bırakılmak biraz acımasızca maalesef.
  • şu hayatta atacağınız her adımı hapse girmemek için atın.

    türkiye gibi bir ülkede hakim karşısına çıktığınızda tüm özgürlüğünüz hakimin iki dudak arasında kalır.