şükela:  tümü | bugün
  • saçma sapan bir toplumsal davranış şeklidir.

    osurmak da en az hapşurmak kadar doğal bir fizyolojik olay olmasına rağmen, topluluk içerisinde hapşurduğunuzda hiç tanımadığınız insanlar bile size "çok yaşa" derken, topluluk içinde osurduğunuz takdirde insanlar size kötü kötü bakar, hatta bazen "çüş" gibi tepkiler verebilir.

    oysaki hapşuruk, topluluk için osuruktan daha zararlıdır. hapşuran bir insanın ağzından çıkan mikroplar 10-15 m öteye kadar erişip size hastalık bulaştırabilirken, osuruk sadece kötü ama zararsız bir koku yayar.

    gelin bu yanlış tutumu değiştirelim, bağırsaklarımızdaki gazı sancı çekmek pahasına içimizde tutmak yerine, istediğimiz zaman istediğimiz yerde rahatça salalım ve birbirimize "rahat olsun" diyebilelim.
  • biri ağzından çıkarken biri kıçından çıktığı, biri kontrolsüzken diğeri kontrol edilebildiği içindir. takacak her şey halloldu sıra osuruğuna geldi. te allaam yaa
  • biri kötü koktuğu için olandır.
  • osuruk götten, hapşırık ağızdan çıktığı için olabilir
  • yerine göre normal karşılanandır. osurmanın da insanlık hali kabul edildiği kültürler mevcuttur. ama gel gelelim o arkadaşlık, dostluk, sevgililik, evlilik adına ne derseniz deyin sınırı ne zaman aşmak lazım onu bi oturun konuşun derim ben. neticede bir önceki günden brüksel lahanası da yenmiş olabilir.
  • osurmak kötü koktuğu için tabulaşmış. anlaşılır.

    hapşurmak ile ilgili de yakın zamanda düşünmüştüm. aslında insanlar muhtemelen insanlığın oldukça ilkel zamanlarında hapşuran insanların kısa bir süre içerisinde hasta olduğunu hatta ölebildiğini farketmiş ve böyle bi adet yaratmışlar. ingilizler god bless you demişler. bizimkiler biraz daha dinsiz olduğu için çok yaşhaa demeyi tercih etmişler. enteresan
  • haklı tespit. ossuruğunuz kimseyi hasta etmez. ortamda komik bir hava yaratır. bir dakikaya kalmaz atmosfere doğru uçar gider. samimiyetin göstergesidir. bizden biridir.
  • bu kafaları yaşamak için ne içtiği ve daha önemlisi neresiyle içtiğini merak ettiğim yazar başlığı.
  • korkarım ki ilerde; ‘ağzımızı kapatma zorunluluğu yokken götümüzü niye kapatıyoruz’ da denilip bu toplumsal baskı da eleştirilebilir...