şükela:  tümü | bugün
  • "hard boiled" deyimi bizdeki "6 okka ta$$ak sahibi" deyimi ile birebir ortu$mekte olan bir deyimdir, birisi icin "hard boiled" denirse, onun yumurtalari hepimizinkinden daha sert pi$mi$, lop yumurta olmu$ demektir.

    boyle de muhte$em isimli, boyle de muhte$em aksiyonlu bir film eylemi$tir can'im vu'm.
  • 1929'da amerika'da yaşanan bunalımın ardından oluşagelen polisiye tarzıdır. daha sonraları, ingiltere'den türkiye'ye, fransa'dan fas'a kadar ünlü yazarlar "hard boiled" romanlarla tanınmışlardır.

    adalet takıntısı vardır evvela ama adaleti sorgular, eleştirir, adalete laf sokar ve tecelli etmesini beklemezler. çünkü adaletin tüm elemanları, siyasiler, yargıçlar, savcılar, polisler de toplumsal yozlaşmadan paylarına düşeni almış, en az suçlular kadar ahlâken bozulmuş, karanlıklaşmışlardır.

    romanın ana karakterinin -genellikle dedektifin- başına gelen beklenmedik şekilde birbirine bağlı olaylar zinciri sonrası, karakter kendini açmazlarda, çıkmazlarda bulur. kendisine koyduğu limitleri sonuna kadar kullanarak o da ahlâkından feragât ettiğini farkeder. bolca kadınların kucağına düşer, fırsatını bulduğu anda herhangi bir kadınla yatabilir, yine bir veya bir kaç kadına karşı sürekli arzuludur, ondan bahseder, oysa öykülerin sonunda bu kadınları ya yüzüstü bırakır, ya tam istediği hale getirmiş, yatağa çırılçıplak uzandırmışken bırakır gider, ya kadın ortadan kaybolur, ölür veya mapusa tıkılır. bu haliyle de "noir" veya "american noir" denen tarzın yani, kötümser, karanlık ve eleştirel yapının temsilcisi olur hard boiled.

    film noir'ler ve hard boiled romanlar birbirleriyle son derece etkileşim içinde gelişmişlerdir. bunlara en ünlü örnek dashiell hammett'in maltese falcon isimli romanı ve john huston'ın bu romandan senaryolaştırılan filmi olabilir. roman, hard boiled tarzının en ünlü ve iyi eserlerinden biri sayılırken, film de film noir'in en gözde örneklerindendir.

    hard boiled'in ünlü yazarlarına ve karakterlerine:

    (bkz: raymond chandler) -> (bkz: philip marlow)
    (bkz: dashiell hammett) -> (bkz: sam spade)
    (bkz: paul cain)
    (bkz: horace mccoy)
    (bkz: mickey spillane) -> (bkz: mike hammer)
    (bkz: irvine welsh)
    (bkz: peter chenney)
    (bkz: bustod domecq) (borges'in hard boiled romanlar yazdığı takma adı)
    (bkz: hüseyin rahmi gürpınar) (mike hammer popülaritesinden yararlanmak isteyen yayıncılar için mayk hammer romanları yazmıştır)
    (bkz: boris vian) - > (bkz: vernon sullivan)
    (bkz: jonathan latimer) -> (bkz: bill crane)
    (bkz: bob kane) - > (bkz: batman)

    gibi isimler sayılabilir.

    sonra da çaylar geldi, sohbet çevresinde çay içecekmişiz. burada kesiyoruz öyleyse.
  • bir de buradan buyurun:

    the top 100 hard-boiled characters of the twentieth century,

    http://www.thrillingdetective.com/…via/triv211.html
  • 1990 yılında dark horse comics tarafından yayınlanmış 3 sayılık çizgi roman.
    yazan frank miller
    çizen geof darrow
    renklendiren claude legris
    hikaye güzel, çizimler için yapabileceğim yorum tek kelimeyle "oha" sekiz kelimeyle ise "bir insan evladı nasıl bu kadar ayrıntılı çizebilir"... cilalı ve parlak bir renklendirmedense nispeten soluk ve sulu boyayla yapılmış hissi verecek biçimde renklendirilmiş ve çizimi başarılı bi şekilde tamamlamış.
    kısaca başarılı bir çizgi roman -biraz fazla kanlı ve cinsellik içermekte onun için- tavsiye edilir ama herkese değil.
    (bkz: my name is nixon i am a tax collector)
    (bkz: bu da böyle ruhsuz bir entryimdi)
    amnezik edit: 3. sayının kapağı süperdir.
  • (bkz: rafadan)
  • (bkz: scalped)

    neonoir ya da günümüze uyarlı bir örneği. 10 kitaplık (60 fasikül sanırım) muhteşem bir seri.