şükela:  tümü | bugün
  • eddie vedder'in into the wild için yaptığı soundtrack'in çıkış şarkısı.sözleri:

    when i walk beside her
    i am the better man
    when i look to leave her
    i always stagger back again
    once i built an ivory tower
    so i could worship from above
    and when i climbed down to be set free
    she took me in again

    there's a big
    a big hard sun
    beaten on the big people
    in the big hard world

    when she comes to greet me
    she is mercy at my feet
    when i see her pin her charm
    she just throws it back again
    once i sought an early grave
    to find a better land
    she just smiled and laughed at me
    and took her blues back again

    there's a big
    a big hard sun
    beaten on the big people
    in the big hard world

    there's a big
    a big hard sun
    beaten on the big people
    in the big hard world

    when i go to cross that river
    she is comfort by my side
    when i try to understand
    she just opens up her eyes

    there's a big
    a big hard sun
    beaten on the big people
    in the big hard world

    once i stood to lose her
    when i saw what i had done
    bound down and flew away the hours
    of her garden and her sun
    so i tried to warn her
    i'll turn to see her weep
    40 days and 40 nights
    and it's still coming down on me

    there's a big
    a big hard sun
    beaten on the big people
    in the big hard world
  • sabah evden dinleyerek çıkıp caddede insanların arasına karıştığım da sanki o an kameralar tarafından filme alınıyormuşum hissi uyandıran,kendimi bir filmin içirisindeymişim gibi hissettiren leziz parça.
  • aslı gordon peterson'a ait, vedder versiyonunda ise corin tucker'ın vokaliyle dile gelmiş cover parça.
  • filmi izlemeden dinlendiğinde ne güzel parça dedirtir insana. ancak into the wilds yeni izlenmişse, birkaç gün sonra bu parçayı dinlerken insanın ne kadar içine işlemiş olduğunu farkedip filme ne kadar güzel gittiğini ve hatta edved'in filmin ost'sini üstlenmekle ne kadar iyi bir iş yaptığını düşünür.
  • zorlukla edindiğim enstrumental versiyonuda insanı dinlendirir niteliktedir.tabi filmde duymak apayrı bir zevkti. her dinlediğimde christopher mccandless'ın saf ve masumane gülüşünü anımsatır bana.
    (bkz: acı biten film sonları)
  • bu şarkının üç versiyonu vardır, dakikalarını hatırlamıyorum ama en uzun versiyonunda* eddie vedder' ın ara ara haykırışları insanın tüylerini diken diken eder. keza filmden sonra ne zaman şarkıyı açıp dinlesem tası tarağı toplayıp kendimi doğaya veresim gelir. eddie vedder o derece harika yansıtmıştır parçadaki özgür ruhu, filmdeki bağımsızlık hissini. society'den daha çok seviyorum bu yüzden bu şarkıyı. en uzun versiyonunu youtube'da into the wild ın 5 dakikalık klip tadındaki videosuyla beraber dinleyebilir- / izleyebilirsiniz.
  • (bkz: sarı sıcak)
  • nakarata kadar vokal melodisi de, melodik yapısı da sympathy for the devil ile birebir aynı olan şarkı. nakaratta benzemiyor tabi, ama filmi seyrederken sözlerinin farklı olmasına rağmen nakarat gelene kadar symphaty for the devil cover'ı çıkacak bunun altından diye düşündüm, bilemedim.
  • filmin o en son sahnesinde çalan, o sahneyi hep göz önüne getiren, ben de böyle ölsem dedirten mükemmel şarkı.
  • dünyanın en güzel ölümünün (bkz: into the wild) fonda çalan şarkısı. yıllar sonra pearl jam şarkılarına takılma sebebi.