şükela:  tümü | bugün
  • tarifede yirmi dakikada bir yazmakla birlikte genelde bir tanesi gerçeklestirilemeyen arabali vapur seferlerinin yapildigi denizyolu hatti. zaman zaman kuyruk bekleyenlerin araya kaynak yapmalar nedeniyle kavga türü animasyonlari haricinde seferler ve hayat tekdüze ilerlemektedir.
  • cumartesi akşamları arabayla anadolu yakası'ndan avrupa yakası'na geçmek için ideal yol. yol durumunu gösteren zımbırtılarda iki köprü için de yoğun yoğun yazarken sıra beklemeden, çay içerek boğaz keyfi yaşatan mükemmel fasilite.
  • istanbul şehir hatları işletmesinin, gayrisafi milli ve şahsi hasılası en düşük yolcularının taşındığı hattıdır. harem’den sirkeci’ye, sabahın erken saatlerinde ve tabii ki arabasız seyahat edenler, genelde, anadolu yakasının varoşlarındaki evlerinden, istanbul yakasının varoşlarındaki işlerine giden kimselerdir. gazete okuyanların ezici çoğunluğu posta ve takvim okur, pazartesi sabahları ise fanatik açık ara öndedir. gazetelerini sessiz bir ortamda okumayı tercih ederler ve sendikal haklar, daha fazla ücret, şehir hatları vapurlarının ido’ya devri gibi nedenlerle eylem yapıp, protesto için düdük çalan gemicilere kızıp, kafamızı şişirmeyin sabah sabah şeklinde tepki gösterirler.
  • 2007 yılı içinde cillop gibi 4 yeni arabalı vapurun devreye girmesi ile ulaşım süresi 8 dakikaya düşecek hattır
  • istanbul içinde birçok kıyı noktası arasında vızır vızır işlemesi gerekirken numunelik olarak işlemeye devam eden tek arabalı vapur hattıdır. yapsana kardeşim bakırköy bostancı pendik yenikapı filan bişeyler. yok olmaz o zaman köprü trafiği rahatlar filan allah korusun.
  • bir dönem absürd ötesi bir kararla sadece yolcu taşımasına karar verilen ve 1-2 hafta sonra üzerindeki bu ölümcül karardan vazgeçilen hat.
  • bahsi geçen yeni arabalı vapurlar zamanında gelmiş ve söylenildiği kadar güzeldir. camları yerden tavana kadar gidiyor yani tam boy camlar , her katta 3 4 tane gün boyu 24 kanalı yayını yapan plazma televizyonlarla döşenmiş modern bir arabalı vapur..
    ama ne yazık ki diğer vapurlarda ki martılara simit atma eylemi ne yazık ki burda geçerli değil.. çünkü sadece önünde yer var orasıda arabaların üstü ve çok hızlı gittiği için martılar yanaşmıyor bile .. ne gariptir ki çıkış kapılarında sadece exit yazıyor ve türkçesi yok..
    yayaların ineceği yerde motorların üşüşmeside ne kadar sinir bozucu olsa da yetkililere söylendiğinde ne yazık ki banane diyorlar..
  • sirkeci harem hattında dort adet yeni arabali vapur hizmete girmis fakat eskiden var olan vapurlar da seferden kaldirilmamistir. sadece uc adet vapur calisirken 20 dakikalik periyotlarla yapilmaktaydi seferler. dort adet, daha hizli vapurun da bu hatta calismaya baslamasi sonucu sefer sayilarinin daha da siklasacagini, ulasimin da bu yeni duruma gore daha hizli gerceklesecegini dusunmekte, mutlu olmaktaydik.

    gunlerden bir gun duyduk ki; etkili bir yetkili, sefer saatleri kavramini begenmemis ve maalesef etkili olan bu begenmeme neticesinde, dolmus mantigi ile calismanin cok daha zengin edici oldugu anlayisi baskin cikti sessiz sedasiz. vapurlar yanasiyor ve ancak dolunca hareket ediyordu. yaklasik olarak 15-20 dakikalik bir zamani kapsayan bu dolus suresi, "gene hersey eskisi gibi" denilerek tarafimizca kabullenilmis, yeni calisma sekline kuzu kuzu adapte olunmustu.

    fakat cevval yoneticiler ne yazik ki bos durmamis, butun bu surec boyunca dusunmus, sumkurmus yeni yeni fikirler gelistirmislerdir. "debdebeli kaotik seferler donemi" olarak adlandirabilecegim ilkesiz ve vahsi donem de bu sekilde baslamistir. hangi arabali vapur ne zaman gelecek? eger gelirse ne zaman kalkacak? eger kalkarsa arabalari ya da yolculari kabul edip seferine dahil edecek mi? eger araba ya da yolcu almis ise; varis limanina dosdogru gidecek mi, yoksa bir bogaz turunun ardindan mi yolculari amacladiklari yere ulastiracak? seklindeki sorular bundan boyle yanitsizdir.

    artik herseye hazirlikli olunmalidir. vapur yolcu almayabilir, vapur yolcu almak isteyebilir ama bu sefer kapici kapilari acmadigi icin vapura binemeyebilirsin, iki vapur yanasmistir iskelelere ama sen bekliyor olmana ragmen hicbirine binemeyebilirsin, hasbelkader vapurun birine binmis olabilirsin ama hemen sevinme; diger iskeleye iki uc vapur yanasip kalkmasina ragmen senin bindigin vapur kalkmamakta direnebilir.

    eskiden belirli saatlerde duzen icinde calisan 3 arabali vapur ile 20 dakika icinde yolculuk sonuclanmis olurdu. simdi ise; sabah sirkeci'den harem'e gecebilmek ya da aksam harem'den sirkeci'ye gecebilmek tamamen belirsiz bir surectir, ongorulemezdir. her iki iskelede de bir saati asan bekleyislere hazir olmak, girilebilecek stresi azaltmasi bakimindan onemlidir.

    daha bu sabah, sirkeci tarafinda tam 43 dakika bekledikten sonra bir arabali vapura binmeyi basarabilmis ve 14 dakika sonra da harem'e ulasabilmis, boylelikle 57 dakikaya sirkeci'den harem'e olan yolculugumu tamamlayabilmis bir kisi olarak; isyanimi hicbir yetkiliye duyuramamis oldugumu da belirtmem, tahmin ediyorum ki ruh sagligim acisindan yerinde bir tavir olacaktir.
  • yeni vapurların gelmesi ve doldur-boşalt sistemine geçilmesiyle eskisinin 3 katı araç taşımaya başlamış hat. bazılarının sırf belediyeye gıcıklıklarından bilip bilmeden çamur atmaya çalıştıkları hat.
  • harem-sirkeci geçişi şimdi ikinci planda olsa da, boğaz köprüsü açılmadan evvel iki yakayı birbirine bağlayan en önemli deniz yoluydu. hem yolcu hem araç taşınması bakımından eski istanbulun kalp atışlarını bu hattın iki ucundan en iyi şekilde takip etmek mümkündü. iskelelerdeki keşmekeş eskilerin anlattığına göre kimi zaman çekilmez oluyordu. karşıya geçmek için araçların bazen 7 saat, bayram vakitlerinde ise 10 saat beklediği anlatılır.. sirkecideki araç kuyruğunun yedikuleye kadar uzadığı olurdu ki bu durumda öncelikli araç kavramının ortaya çıkması doğaldır. gıda kamyonları ve yolcu otobüsleri öncelikli olarak vapurlara sokulsa da bekleme süresinin ortalama 4-5 saati bulduğu kesin..

    1970 yılında harem otogarının bu hattın yanında açılması da bahsi geçen sıkıntıların telafisi amacıyladır. anadoludan gelen otobüsler karşıya geçmenin zorluğu nedeniyle otogarda kalır, inen yolcular ilk gelen vapurla karşıya geçtiklerinde önemli bir zamanı kazanmış olurlardı. anadolu garajı kavramı böylece ortaya çıktı. daha sonra köprünün açılmasını takiben topkapıya da bir anadolu garajı yapıldı.

    eskiden türkiye'nin en önemli karayolu olan e5'in de bu hatla ilgisi mevcuttur. e5 ya da d100 anadoludan gelip harem iskelesine kadar devam eder. burada biter. sirkeci tarafında ise durum biraz daha karışıktı. 50lere kadar sahil yolu(kennedy caddesi) dışında trakyaya açılan bir alternatif yol yoktu. araçlar buradan devam ediyorlarmış. bu yol üzerinde şimdi de kısım kısım londra asfaltı denen mevkiler mevcut. eski edirne asfaltıise surların bitiminde edirnekapıdan başlayıp yukarı doğru devam eden zayıf bir şose idi. menderes zamanında bu iki yol surların dışından birbiriyle bağlantılı hale getirildi. topkapıdan itibaren batıya doğru giden kol e5 in devamı olarak halen kullanılıyor. boğaz köprüsü açıldıktan sonra mecidiyeköy ve haliç köprüsü üzerinden gelen yol 1973 de buraya bağlanınca e5 tam anlamıyla işlerlik kazandı ve günümüzdeki saç baş yolduran haline gelmiş oldu.

    kökü osmanlıya kadar uzanan bu deniz yolunun ilerleyen yıllarda da çalışması gerekli. hat istanbulun sembollerinden biri aslında, her ne kadar önemsemesek de... ibb nin 1946 yılı istanbul haritasını açtım, sirkeci iskelesinde bir arabalı vapur belirdi siyah beyaz karaltıların arasında, tam da bu akşam bindiğim sultanahmet feribotunun yanaştığı yerde... tüp geçit açılsa da boğaza sikinci köprü yapılsa da bu seferler devam etmeli hemşerim. yoksa tası taraa toplar giderim buralardan*.