şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşların aralarında para toplayar ak yaptıkları eğlencedir.

    av. ilker hasan duman şöyle bir hikâye anlatır;

    "köyümüzde, delikanlılar, ay ışığının çıktığı uzun kış gecelerinde, her delikanlının kendi evinden getireceği 1 kot (16 kiloluk ahşaptan yapılmış külek) buğday bir araya getirerek ve bu buğdayları vererek koyun (küçükbaş hayvan) satın alırlardı. hemen belirtmeliyim ki, eğer delikanlı yoksul bir ailenin çocuğu ise bir kot buğday değil, 1 urup (kotun dörtte biri) buğday getirirlerdi. bunlar bir araya toplanırdı. toplanan buğdaylar bedel olarak verilerek bir koyun satın alınırdı. para verilmezdi. sonra, onun kesilmesi, yüzülmesi, parçalanması yapılırdı.

    bunu genellikle birlikte yaparlardı. nazlarının geçtiği bir eve gidilerek evin kadınından pişirilmesi sağlanırdı. piştikten sonra, her delikanlının kendi evinden getirdiği ekmek, soğan, peynir, çatal bıçak ve benzeri şeylerle karın üzerinde bir yemek düzeni oluşturulurdu. ay ışığında yemek yenir sohbet edilir, ardından mahalli oyunlar onanır ve mahalli türküler söylenirdi. bununla da yetinilmez, ilkel usullerle yapılan kızakla meyilli yollarda kayılırdı.

    bu etkinlik doyana ve bıkana kadar devam ederdi; bazen sabaha kadar sürerdi. etkinlik karda yapıldığı için donma ve üşüme olmaz mıydı diye sorulabilir. bir kere yemek yenen yere ateş yakıldığı için genellikle üşünmezdi. karlı yollar, o kaymalar yüzünden buza dönerdi. işte bu eğlenceye harfana denilmektedir. babam bu etkinliğe katılmamıza izin vermezdi. sabah olunca delikanlılar anlatırlardı o geceyi. hem de ballandıra ballandıra. içimde ukde kalmıştır."