şükela:  tümü | bugün soru sor
  • haritaları küreden düz bir yüzeye aktarmak için, haritanın olduğu kürenin içinde ışık yakılıp etrafında sarılı olan kağıttaki izdüşümü çizilerek yapılan işlem. doğal olarak düz kağıt üzerindeki harita bir şekilde yamuk olacaktır ve tam gerçekleri yansıtmayacaktır--bu yüzden dünyanın hangi bölümünün haritasını çıkarttığımıza göre değişik projeksiyon teknikleri vardır, harita en düzgün şekilde çıksın diye.
    örneğin silindirik izdüşüm yönteminde kağıt silindir şeklinde tutulup çizilir- ekvator ve çevresindeki alanlar pek bozulmaz, fakat kutuplara gittikçe garip garip gerilmeye başlar.
    düzlemsel izdüşümdeyse kağıt düz tutulur ve küreye bir noktadan değer. özellikle kutuplar maaşallah çok düzgün çıkar mesela bu yöntemle.
    konik izdüşümde kağıt koni şeklinde bükülüp kürenin üstüne geçirilir. bu şekilde alan büyüklükleri gayet gerçeğe uygun olur.
    (bkz: oha nerden biliyorum bunu ben) (bkz: çocukken ansiklopedi okumak)
    (bkz: ben böyle ukteyi yerim vallahi)
  • egri bir yuzey uzerindeki bilgilerin (misal; yerkure, elipsoid, kure, silindir...) matematik ve geometrik kurallardan faydalanilarak harita duzlemine gecirilmesine denir.

    orjinal yuzey uzerindeki bilgileri projeksiyon yuzeyine gecirirken; alan, uzunluk ve sekil bakimindan iliskilerden yararlanilir. alan koruyan, uzunluk koruyan, aci koruyan gibi secimler yapilarak bu iliskilerin nasil olacagi onceden tayin edilirler.

    malumunuz, bu islemde, orjinal yuzeydeki bilgilerin projeksiyon yuzeyine bozulmadan aktarilmasi mumkun degildir. deformasyona ugrarlar. haritacilikta bu deformasyon miktarlarini hesaplamak mumkundur.
  • harita projeksiyonlari; projeksiyonda kullanilan yuzeylerin cinsine gore; duzlem, silindir ve konik projeksiyonlar seklinde uce ayrilirlar.

    projeksiyon yuzeyinin orjinal yuzeyle ortak noktalarina gore; teget yuzeyli, kesen yuzeyli ve cok yuzeyli olmak uzere de uce ayrilabilirler.

    projeksiyon yuzeyinin orjinal yuzeye gore konumlari da projeksiyonlarin siniflandirilmasina olanak verir. eksenlerin cakisik oldugu projeksiyonlar normal; eksenlerin birbirlerine gore konumlari 90 dereceye tekabul ederlerse transversal adini alirlar, mesela.

    ayrica; projeksiyon yapim yontemleri de siniflandirma icin bir kriterdir; alan koruyan, aci koruyan, uzunluk koruyan projeksiyonlar seklinde adlandirilirlar.

    veya elde edilecek projeksiyonun kullanim amacina gore, siniflandirmalar arasi harmanlamalarla yeni projeksiyonlar elde edilebilir. misal; silindirik-transversal-uzunluk koruyan projeksiyon gibi.

    jeodezik amaclar icin olusturulacak harita projeksiyonlarinda aci koruma ozelligi her daim onde gelir.
  • şu siteden projeksiyonsuz haliyle ülke büyüklklerini kıyaslayabilirsiniz:

    http://thetruesize.com/

    türkiyeyi ekvatora doğru çektikçe ayazda kalmış bekçi çükü gibi büzülüyor emenike.
  • harita çiziminde kullanılan başlıca projeksiyon tipleri silindirik, konik ve düzlem projeksiyonlardır. çizim ölçeğine, bölgenin yerine ve bölgenin büyüklüğüne göre değişir.
    ayrıca harita çizimlerinde ortaya çıkan bozulmalara deformasyon denir. küresel yüzey düzleme aktarılırken üç çeşit deformasyon ortaya çıkar:
    1. açı koruyan projeksiyon: açılardaki değişmeler (paralel ve meridyen ağı)
    2. alan koruyan projeksiyon: alanlardaki değişmeler (yüzölçüm)
    3. uzunluk koruyan projeksiyon: uzunluklardaki değişmeler.
    projeksiyonlar iz düşüm esasına göre çizildiğinden engebesi fazla olan yerlerin iz düşüm yüzölçüm ile gerçek yüzölçümleri arasındaki fark fazladır.
    kullanılan yönteme bağlı olarak uzunluk, açı ve alan bilgilerinden ancak biri gerçeğe en yakın tespit edilir.

    silindirik projeksiyon:
    kürenin çevresine açılabilir silindir şeklinde bir kağıt sarıldığı düşünülür. ekvator çevresinde bozulma az iken , kutuplara gidildikçe bozulmalar artar. bu projeksiyonla çizilen haritalarda kutuplara yakın bölgeler olduğundan daha büyük görünür. bu projeksiyonla çizilen haritalarda alan bozulur ancak şekil korunur.

    konik (lambert conformal) projeksiyon:
    kürenin çevresine koni şeklinde bir kağıdın orta enlemlere değecek şekilde sarıldığı düşünülür. orta enlemler ve çevresindeki bölgelerin gösterilmesinde daha doğru sonuçlar verir. bu projeksiyonla çizilen haritalarda şekil bozulur ancak alan korunur. dünyanın yalnızca yarısı gösterilir. ülke ve teknik ayrıntı isteyen haritalar bu projeksiyonla çizilir.

    düzlem (zenital, azimutal) projeksiyon:
    bir düzlemin kutup noktasına teğet olarak geçirilmesiyle oluşturulan bu çizimde kenar uzunlukları korunur. daha çok dar alanların ve büyük ölçekli haritaların çizimlerinde kullanılır. haritanın orta kısmı gerçeğe yakınken, kenarlara doğru bozulmalar artar. bu projeksiyonla elde edilen haritalarda açı korunurken, alan ve biçim bozulmaları fazla olur. bu projeksiyon yönteminde kutup noktaları merkez alındığı için bozulma en az kutuplarda olur. bozulmaların en fazla olduğu projeksiyon tipidir.

    başlıca projeksiyon çizimleri:
    merkator silindirik projeksiyonu:
    projeksiyon adını 1512-1596 yılları arasında yaşamış ünlü kartograf ve doğa bilimci gerard de kremer veya gerardus mercator’dan alır. mercator'un 1568'de yaptığı ve kendi adıyla anılan basit bir izdüşüm yöntemidir. genellikle dünya ve deniz haritalarında kullanılır. bu yöntemle yapılan haritalarda enlem ve boylamlar birbirini dik keser. bu şekilde iki yerin birbirine göre yönleri gerçeğine uygun gösterilmiş olur. ancak büyüklükler ekvatordan uzaklaştıkça deformasyona uğrar. kutup bölgeleri ise haritada gözükmez. (kutuplara doğru oluşan deformasyon o kadar çoğalır ki; avustralya’nın üçte biri kadar olan grönland, bu koca kıtadan daha büyük görünür.) bu tip haritalarda, çarpıklık oranını belirlemek için tissot matrisi kullanılır.

    miller silindirik projeksiyonu:
    paraleller arası mesafe ekvatordan uzaklaştıkça artar. ancak mercator projeksiyonu kadar fazla değildir. haliyle orta enlemlerdeki deformasyon daha azdır.

    utm (universal transverse mercator) projeksiyonu:
    merkator projeksiyonu kürenin, kendisine ekvatorda teğet olan silindire izdüşümüdür. gauss-krüger projeksiyonu ise kürenin, bir başlangıç meridyenine teğet olan silindire izdüşümüdür. bu nedenle gauss-krüger projeksiyonuna transversal (yatık eksenli) mercator projeksiyonu da denir. utm ise american military services tarafından üretilmiş, tm projeksiyonunu kullanan bir projeksiyondur. teğet meridyen boyunca dünya üzerindeki uzunluklar projeksiyondaki uzunluklara eşit olur. teğet meridyenden uzaklaştıkça deformasyon artar. buna göre dünya, başlangıç meridyenleri 6°'de bir değişen 60 dilime ayrılır ve referans enlemi ekvatordur. her dilimin enlem genişliği 84° kuzey, 80° güney enlemidir. uzunluk birimi "metre"dir.

    winkel projeksiyonu:
    yeryüzünü gerçeğine en yakın resmetmeye yarayan projeksiyonlardan birisidir. harita 1921 yılında oswald winkel tarafından çizilmiş ve üç hedefi minimumda tutmayı amaçlamıştır. bunlar, çarpıklığın boyutu, yönü ve uzaklığıdır. bu yüzden bu yöntem isminin başına almanca’da üç anlamına gelen tripel kelimesini almıştır. tripel winkel yöntemiyle çizilen bu harita 1998 yılında national geographic topluluğu tarafından standart olarak kabul edilmiştir.

    eckert ıv projeksiyonu:
    eşdeğerli alan projeksiyonudur. ekvator ve kutuplar kısmında küçük bir deformasyon söz konusudur. genel referans haritası olarak veya eğitim amaçlı atlaslarda tematik dünya haritasında (iklimler, bitki örtüsü, nüfus) kullanılır.

    mollweide projeksiyonu:
    yeryüzünü bir arada planisfer (eğrisel yerküre) biçiminde gösterebilen bir projeksiyondur. bu projeksiyon eksenleri ekvator ve orta meridyen doğrultuları ile gösterilen bir elipsten oluşmaktadır. ekvatoru gösteren eksen orta meridyeni gösteren eksenin iki katı kadardır. paraleller birbirlerinden eşit uzaklıkta olmayan çizgilerdir. meridyenler ise eliptik yaylar şeklindedir.

    van der grinten projeksiyonu:
    mercator ve mollweide projeksiyonlarının uzlaştırılması ile meydana gelmiştir. kutup bölgelerinde deformasyon fazladır. ekvatordan 60° kuzey ve güney paralelleri arasında yani en fazla insanın yaşadığı bölgelerde şekil, ölçü ve doğrultular açılarından gerçeğe daha yakın bir görünüm sağlanır.

    robinson projeksiyonu:
    ilk defa 1963'te kullanılmıştır. şekil ve ölçü olarak gerçeğe oldukça yakın resim verdiğinden eğitim amaçlı haritalarda daha çok kullanılmaktadır. eckert ıv projeksiyonuna benzer. ancak kutuplarda daha fazla deformasyon vardır.

    goode homolosine projeksiyonu:
    kesikli bir eşdeğer projeksiyonudur. sinüsoidal projeksiyonla mollweide projeksiyonunun birleşiminden oluşur. sinüsoidal projeksiyon ekvatorun 40° kuzey ve güney enlemlerine kadar, mollweide projeksiyonu ise bu enlemlerden kutuplara kadar olan gösterimde kullanılır.