şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kendini anglo saxon dunyanin en iyi 100 romanini, siirini, guzellemesini ve destanini belirlemeden sorumlu bakan ilan etmis elestir-man.
  • shakespeare ve hamlet hakkinda iyi ama oldukca subjektif kitaplara imza atmis, her yazdigi ile kendinden fazlasi ile emin oldugunu hissettiren edebiyat ve dusunce adami. yale, nyu ve harvard'da ayni anda profesorluk yapmaktadir.
  • bir de bu arkadasin ingilizce bolumlerinin politize olmasindan rahatsiz olma durumu vardir. kulturel calismalar, feminizm, marksizm, postkolonyel donemi calismalari edebi okuma zevkini olduruyormus. bunadi mi ne, edebiyat sanki bunlardan bagimsiz, ozgurlugunu ilan etti ve insandan ve yedigi herzelerden uzak gelisti. sonra da divanina tolstoy'dan anna karenina'yi almaz, haci murat'i alir cecen'lere destek vermek icin. boyle tuhaf bir adamdir iste.
  • william hazlitt ve ben johnson ile gelen edebi eleştirinin günümüzdeki en önemli temsilcisidir harold bloom. kendince edebiyatın içinin postmodern kuramlar çerçevesinde boşaltılmasından, kadim gelenekte ilk işlevleri olan 'öğretmek' ve 'haz vermek' unsurlarından arındırılmasından şikayetçidir.
    klasiklerin terkedilmesinden ve çoğu zaman işe yaramaz parçaların edebi olarak addedilmesinden yakınır bloom. 'elegy for canon' isimli makalesini bu nedenle yazmıştır.
    edebiyat severler için 'how to read and why?' isimli kitabı, ingiliz şiiri konusunda fikir sahibi olmak isteyenler için 'the best poems of the english language: from chaucer through frost' ve ben batı edebiyatını anlamak istiyorum diyenler için 'the western canon' kitapları oldukça faydalı olacaktır. bunlarla birlikte, herhangi bir eserin harold bloom tarafından yayına hazırlanmış olması, o versiyonunu almak için yeterli bir sebeptir.
  • herıld iyidir hoştur. oraları geç. asıl şeyi şu politizasyon ve kuramlarla olan ilişkisi. diyor ki kuram, muram, iyi şeyler bunlar. ama edebiyat'ın kurama ihtiyaç duyduğu kadar, hatta açık ara daha fazla, kuram'ın edebiyata ihtiyacı vardır. kuram'ın da işleyişini iyi edebiyatla sınayabilir, tecrübe edebilirsin. buna inanmak için nedenlerini iyi yazarlar, temel kaynalar, klasikler ve bütün bunların birleşim noktası olan şekspir'le sağlamasını yapıyor olması sebebiyle söyledikleri ister istemez kredibilite kazanıyor gözümde. ama hoca sen de kuram'ı edebiyatla anlayacam derken zır cahil kalmışsın, o yüzden edebiyat'ın ilk evvela fonksiyonunu tanımlamak mecburiyetinde hissediyon, sonra o tanımlanmış çabayı tanımlanmayı mecbur kılan saik ile meşru kılmaya çalışıyon, meşru kılınca, kılabildikçe, kılabildiğin için edebiyat'ı 'gerçek' bir uğraşa çevirip tadını alabiliyorsun.

    o mücbir meşruiyet arayışları için de acilen bir şekspire bak rica edecem. ayakların görünüyor.
  • bu adam amerikalı tır şoförü emeklisi gibi görünüyor, ona çok üzülüyorum ben. o kadar yazmış çizmişsin ama olmuyor amcabey, ben de muzdaribim. tabii senin suçun yok bu konuda. benim kafam karışık.
  • bu amcaya göre yaşayan dört amerikan romancısı cormac mccarthy, thomas pynchon, don delillo ve philip roth'tur. epey iddialı bi' düşünce olsa da, hepsini severiz sayarız, orası kesin.
  • amerikalı ünlü edebiyat münekkidi. indiana üniversitesi profesörü. şekspir konusunda üstat kabul edilir. genius adlı kitabında insanlık tarihinin en önemli 100 dahisinden bahsederken hz. muhammed'den de söz ediyor. bir peygamber olarak değil, bir edebiyatçı olarak... çünkü zihniyetine göre kur'an onun sözü, tanrının değil.
  • "the western canon"ını yayımlamış ithaki;
    http://www.idefix.com/…asp?sid=wlbfkegoek3kl96xkpxg