şükela:  tümü | bugün
  • vardır böyle bir şey. yalnız olayı çok romantikleştirmenin de anlamı yok.

    bu laf geçince hemen yanında verilen örnek düşmana yanlış istihbarat göndermektir. şuradan vurucaz dersin başka bir yerden vurursun mesela. normalde yalan söylemek yasaktır, böyle bir durumda serbest bırakılmış.

    bence gayet mantıklı bir uygulama. tüm dünyadaki savaş öğretileri ile uyumlu, etik olarak ters bir yanını da görmüyorum. hoş, konu savaş olunca etikten bahsetmek biraz garip kaçtı ama anlaşılıyordur diye umuyorum.

    buradan ekmek çıkmaz kimseye kısaca. daha tutarlı araçlar var, onları kullanın. hadislere saldırılacaksa en güçlü silah kuran-ı kerim ile doğrudan çelişenlerini arayıp bulmak en mantıklısıdır. bir insan bu kadar güçlü silahları varken tartışmaya niye taşla sopayla gelir anlamamışımdır hiç.
  • bir siyasal islamcı ikiyüzlülüğü.
    bu tipler insanları bir güzel kandırıp sonra tükürürler dikkatli olmak gerek.

    her şey cennet için. yersen.
  • islamcıların bütün alavere-dalavere işlerini dayandırdıkları hadis.

    "neden müslümanlar bu kadar yalan söyleyip türlü fenalıklar yapıyorlar?"ın tek cevabı. zira müslümanlar her an mağdur ve harpte olduklarından onlara bütün aymazlıklar sonuna kadar mübahtır. dolayısıyla hiçbiri turarsız davranmadığı gibi takiye de aynı taktiğin basit bir veçhesi sayılır.
  • an itibariyle değerli tarihçi yazar yavuz bahadıroğlu'nun attığı tweet ile akla tekrar gelen hadis-i şerif.

    yalnız yavuz bahadıroğlu bu hadisi şerifi kullanarak iktidarın ve erdoğan'ın aslında hile yaptığını faş etmiş. kısa bir siyasal islam terkibi sunmuş bizlere. ziyadesiyle faydalandık efendim.
  • söz konusu hâdisin sahih mi yoksa uydurma mı olduğu konusundaki tartışmalar almış başını gidiyor. her şey bir kenara, genel olarak islâm ülkelerinde -ki dört hâlife dönemindeki islâm devleti de buna dâhildir- hâdislerin sahih mi yoksa uydurma mı olduğu konusunda binlerce yıllık süren tartışmalar vardır. hâl böyle olunca, hâdis mefhûmu büyük sorun olmuştur ve olacaktır da. ilk önce genel olarak hâdis mefhûmu üzerinde duralım, sonra da "harp hiledir" sözünün peygamberimin ağzına yakışıp yakışmadığını değerlendirelim.

    bir hâdisin sahih olup olmadığını belirleyebilmek için ilk bakılan yer kur'an'dır. eğer, rivâyet edilen sözü doğrulayan bir âyet varsa veya söz konusu söz kur'an'ın âyetlerine aykırı değilse, o hâdisin sahih olduğuna yönelik bir karine oluşur. daha sonra, aktaran kişinin kim olduğu araştırılır ve kaynağına bakılır; râvînin kaynağı değerlendirilir. eğer bu değerlendirmelerin sonucunda söz konusu hâdisin gerçekten de peygamber tarafından söylenmiş olduğuna muhtemel gözüyle bakılıyorsa, o hâdise sahih denilebilir (ki genelde denilmektedir). görüldüğü gibi, herhangi bir sözün bizzat peygamber tarafından söylendiğini kesin olarak saptayabilmemiz mümkün değildir. hâl böyle olunca, rivâyet edilen hâdislere göre hüküm kurmanın/fetvâ vermenin/açıklamada bulunmanın sakıncaları vardır. kur'an'la çelişmeyen bir söze uymanın sakıncası yoktur, şeklinde itirazda bulunulabilir. bu itiraz şu yönden geçersizdir: kulun allah'a karşı sorumluluğunun sınırı kur'an'dır. bu sorumluluğunun sınırlarını genişletmek veya daraltmak ise kât'î surette allah'a âittir. islâm hukukunun kaynakları olarak nas'ın (kur'an ve sünnet) görüldüğü birçok ülkede -ki türkiye'de de durum budur-, doğruluğu hakkında kesin bir yargıya varılamayan hâdislere göre hüküm kurma ve bu hükmün de yukarıda zikredilen sorumluluğun sınırlarıyla oynayabilme ihtimali gözlerden kaçırılmamalıdır. bu sebeple, hâdislerin sahihliği hususunda %99 oranında eminlik olsa dâhi, bunlara göre hüküm kurulması sakıncalı olacaktır.

    hâdislere genel olarak şöyle bir baktıktan sonra, "harp hiledir" sözüne gelelim. en başta şunu söyleyeyim, peygamberin şahsına hileye başvurmayı yakıştırabilen insânların gerçekten de imân edip etmediğinin tespiti mümkün olabilseydi keşke! ne yazık ki, bunu sadece allah bilir, biz bilemeyeceğiz. ortaya çıkışı adalete dayanan bir dinin ve bu dinin de peygamberinin, hileyi meşrûlaştırabileceğini iddia etmek gerçekten de akıl alır gibi değildir. "harp hiledir" hâdisini, 'dibine kadar sahih' olarak gören zihniyete şu âyeti göstermek yeterlidir diye düşünüyorum: bir kavme olan kininiz size adaletsizlik yaptırmasın, adaletli olun (maide/8). görüldüğü gibi, dibine kadar sahih olduğu söylenen hâdis, kur'an'ın âyetine alenen aykırıdır. bizzat allah ile iletişime geçip, onun sözlerini bizlere aktaran muhammed'in böylesi vâhim bir çelişkiye düşebileceğini varsaymak, dile getirmek, düşünmek bile yeteri kadar ahmakçadır. bir ateistin tutup bu hâdis ile maide/8'i örnek vermesi oldukça normal bir davranış olacakken, müslüman olduğunu söyleyen bir kişinin söz konusu hâdisi dile getirmesi anlaşılabilecek bir davranış değildir, olamaz da.
  • 24 haziran 2018 seçimlerinde yine hatırladığımız sahihliği tartışmalı hadis.

    aynı zamanda, siyasal islamcıların beş programlı vicdan temizleme makinesi.
  • müslümanların son birkaç seçimde yaptıklarını tekrar yapmak için başvuracakları başmüslüman sözü.