şükela:  tümü | bugün
  • thom yorke'un çıkacak albümü the eraserda kulağa ilk çarpan güzel şarkı.
  • sözleri de album gibi önceden düştü nete. şöyledir büyük ihtimalle;

    don’t walk the plank like i did
    you will be dispensed with
    when you’ve become inconvenient
    up on harrowdown hill
    by where you used to go to school
    that’s where i'm lying now
    did i fall or was i pushed?
    and where’s the blood?

    but i’m coming home
    to make it all right
    so dry your eyes
    we think the same things at the same time
    we just can’t do anything about it

    so don’t ask me, ask the ministry
    we think the same things at the same time
    there are so many of us
    oh you can't count

    dry your eyes
    can you see me when i'm running
    away from there?
    i can’t take the pressure
    no one cares if you live or die
    they just won’t be gone

    (refrain)

    it was walking to the back down harrowdown hill
    it was a slippery slippery slippery slope
    i feel me slipping in and out of consciousness
    i feel me
  • uzun zamandır takılıp kaldığım bir şarkıya denk gelmiyordum ama bu şarkıda takılıp kalmanın ne demek olduğunu gerçekten anladım işte öyle bir şarkı.
  • david kelly'nin olu bedeninin bulundugu oxford taraflarinda bir yer. thom yorke, "yazdigim en ofkeli sarki" diyor. albumun cikmasini iki kat merakla bekliyoruz.
  • hayatı dondurup,katatonik hale orgazmik bir suskunlukla getiriveren sözlere sahip.sabahın ilk soğuk saatlerine pencere açtırır.asla düşürmeyen,asla yarı yolda bırakmayan,can alıcı temasını boşverip,kendi silüetinize doğru çektiğinizde bütün kıvrımların kıvrım kıvrım oynaşarak,sahip olduğumuz binlerce hücreyi ayrı ayrı düşündüren, garip içsel konuşmalara sebebiyet veren şarkı.

    -büyüyünce ne olacaksın?
    -analizci,yok yok kaptan,hmm zoolog?.. yok aslında sadece birinin sevgilisi olacağım ama yine de belli olmaz,ne zaman öleceğimiz belli değil,başımıza ne geleceği belli değil,sonra belki üstümüzden bir kuş geçer..
    -değil mi? ne olursan ol bir yerde ölü bulunabilirsin,kaldırılırsın.ertesi gün benzin istasyonundaki pompalar işlevselliklerini yitirmeyecekler,birileri bitirme tezlerinin son sayfasını kontrol ediyor olacak,birileri kendini havuza atıyor olacak.belki kardeşin bile bir tabak kuru fasulyeyi kaşıklıyor olacak senin gitmiş olduğun gerçeğine gözlerini kapayıp,fiziksel ihtiyaçlarına açacak,sen bir gün sonra yine ölü olacaksın ama hayat bir gün daha güçlenmiş olacak.
    -o zaman ben eğitmen,doktor falan olsam,güzel şeylerle hatırlansam,bir şeyler katıp gitsem,daha hatırlanır kılsam kendimi , hıı?.
    -her alanda,en iyisini yaptığın anda,meslek ahlakını hiçe saymadığın her "an" sana bu son garantilenecek.
    -i feel me slipping in and out of consciousness
    -he? ney?
    -i feel me slipping in and out of consciousness
    -o tip bi iş mi yapayım yani?
    -i feel me slipping in and out of consciousness
    -anlayamıyorum ki seni yav.
    -i feel me slipping in and out of consciousness
    -yes yes,dı vedır iz veri hat
    -i feel me slipping in and out of consciousness
    -ay bana bir şeyler oluyor içim dışıma çıkıyor sanki,yer ayağımın altından mı kayıyor ne?!..
    -i feel me
    -i feel me
    -yes
    -yes.

    (bkz: thom yorke u tanri zannetmek)
  • sorrowdown hill. her sey elinizden kayip gidiyomus gibi hissederken birinin mirildandigini duyarsiniz bu sarkiyi. pasif agresif bir sesin senelerce biriktirdigi aci en acimasiz sekilde carpar size. nefesinizi tutarsiniz bu ofkenin elleri uzerinizde dolastigi her an. birakirsiniz sonra, gitmistir tum aci. nerelere dokunduysa kalir ama orda izi. ve bununla ilgili yapabileceginiz hicbir sey yoktur.
  • we think the same things at the same time dunyanin en romantik soz obegidir.
  • başka bir şey dinleyememeye yol açabilen şarkıdır. belki de hiç dinlenmemelidir. ortalıkta sürekli 'we think the same things at the same time' ya da 'so don’t ask me, ask the ministry' şeklinde dolanmaya da sebep olur. 3:28 itibariyle (klibinde de) fena olursunuz. it was walking to the back down harrowdown hill...
  • ihtiyaç duyulduğu için gelmiş gibi olan şarkı.
  • "yok artık yapılabilecek tüm mükemmel şarkılar yapıldı. bundan sonrası yoktur, güzel olurlar da bu kadar etkilemezler, seni dondurup, hayatı durduramazlar, içini titretemezler." derken...
    bu sözlerin hepsini yedirten bir thom yorke şahaseri bu...
    we think the same things at the same time
    there are so many of us...