şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • kitabıyla arasında uçurumlar olan berbat ötesi bir senaryoya sahip ticari film.serinin diğer kitaplarının da aynı şekilde katledilmesinden korkuluyor.
  • game boy advance oyununun cok basarili oldugu film
  • bir çocuk kitabı için "harry potter and the magic mushroom" pek sakıncalı bir isim olacağından değiştirmişlerdir.
    pokemon izleyip uçmaya çalışan çocuklar "acaba biz de yesek mantarları böyle büyücü olup süpürgelerle uçabilir miyiz?" diye düşünmesin, zararlı fikirlere fikirlere kapılmasın diye düşünmüş olacaklar yayınevciler.
    (bkz: ağaç yaşken eğilir)
  • çocuk filmi diye burun kıvırıp izledikten sonra hastası olduğum film. kitabı okumadığım için filmin kitaba ne kadar bağlı olduğunu bilemem. ama film insanı hiç sıkmıyor. okulu tanıdıkça, postacı baykuşlar, hareket eden tablolar ve merdivenler, gizemli ve salak hoca, daha akla gelebilecek birçok ilginç nesneyi gördükçe filmi daha çok seviyorsunuz.
  • mutheşem bir hayalgücü serisinin ilk etabı. büyüklerin de severek içleyebileceği/okuyabileceği bir masal, bir macera yapıtı.
  • filmini izlememin üzerinden beş sene geçmiş olmasına rağmen hala dumbledore'un yediği şekerlemenin tadını,hagrid'in nerede ne dediğini unutmayacak kadar etkili,serinin ateş kadehi ile beraber en etkili filmidir.
    ayrıca bu filmi seyrederken görüyoruz ki daniel radcliffe,emma watson ve rupert grint akıl sınırlarının da ötesinde büyüyorlar.
  • çocuk oyuncuların genelde kötü oyunculukları, dandik senaryosu, genel olarak seviyesi 12 yaş'ı aşamayan haliyle haftasonları show tv'de yayınlanan dandik çocuk filmlerine benzeyen film. sinema adına bir şeyler ifade ettiğini söylemek zor.

    ha tabi harry potter dünyanın altını üstüne getirmiş, filmleri gişe rekorları kırmış iş bitmiş. bu filmin sinemasal değeri çok da önemli değil tabi.
  • bu ilk kitabın son sayfalarında yazarın 7. kitaba selam çaktığı şöyle bir diyalog mevcut.

    --- serinin tamamını okumamış kişiler için spoiler ---

    (potter, quirrel'la olan karşılaşmasından sağ kurtulup hastane kanadında yatarken)

    "ben rahatça döndüm," dedi hermione. "ron'u götürdüm - biraz zaman aldı bu - tam baykuşhaneye gidiyorduk ki, giriş salonu'nda dumbledore'la karşılaştık. zaten biliyordu - 'harry onun peşinde, öyle değil mi?' dedi, üçüncü kata fırladı."
    ron, "bu işi senin yapmanı mı istemişti yoksa?" dedi. "babanın pelerinini yollaması filan?"
    "ooo," diye patladı hermione, "öyle düşündüyse eğer - yani, demek istiyorum ki - korkunç bir şey bu -ölebilirdin."
    harry, düşünceli düşünceli, "hayır," dedi. "tuhaf bir adam dumbledore. bana bir olanak sağlamak istedi galiba. burada olup biten her şeyi biliyor, bu işe kalkışacağımızın farkındaydı, bizi durduracağına gerekli şeyleri öğretti, ipuçları verdi. ayna'nın nasıl işlediğini öğrenmem rastlantı değildi bana kalırsa. eğer becerebilirsem, voldemort'la yüz yüze gelmemin hakkım olduğunu düşünüyordu..."

    bu da hagrid'in voldemort'un neden ortadan kaybolduğuna dair yorumu:
    "rivayete bakılırsa, ölmüş. bana sorarsan, palavranın daniskası. ölecek kadar insanlık yoktu içinde.."

    --- serinin tamamını okumamış kişiler için spoiler ---

hesabın var mı? giriş yap