şükela:  tümü | bugün
  • denizli'nin bekilli ilçesinden olup halen polatlı maliye binasında çalışmaktadır.'bin hüzünlü haz'romanlarındandır.cumhuriyette fethi naci kendisi hakkında güzel yorumlarda bulunmuştur.
  • odullu bin hüzünlü haz, sonsuzluga nokta ve daha birkaç adini hatirlayamadigim eserin yazari. tarzi oldukça degi$ik, ilginç yazarlarimizdan. ozellikle bin hüzünlü haz da zevk veren tarziyla kitabi birkaç kere okumama sebep verdi. kitapta hikayeden çok yazinin aki$i goze çarpiyor; uzun uzun cumlelerin içinde kayboluyorsunuz(elli satir suren cumleler var). david lynch'in edebiyat versiyonu diyebiliriz: ruya gibi hissettirmeden -zamansiz, mekansiz- yazida suruklenirken, kayboldugunuzu anlamadan kayboluveriyorsunuz. ve hikayede hiçbir mantik aramaya kalkmiyorsunuz. başliyor ve bitiyor...
  • fethi naci $unlari soylemi$ yazar için:
    "hasan ali toptaş, temiz bir türkçe'yle yazıyor; cümle içinde sözcüklerin yerleriyle ustaca oynayabiliyor, devrik cümleyi yerli yerinde kullanıyor; roman dili üzerinde düşündüğü belli; daha şimdiden birçok ünlü romancımızdan çok daha iyi kullanıyor dili."
  • gölgesizler adlı romanı ile 1994 yunus nadi roman ödülünü kazanmış yazar.
  • pek sessiz, pek derinden, pek guzel yazan sade, siradan adam... milliyet sanat icin yazmasi istendiginde, aman efendim diye tevazu gosteren adam, adam gibi adam...
  • yazdığı romanlar basında yer alınca çalıştığı yere, yanılmıyorsam vergi dairesine, polislerin geldiği ve kendisine "niye yazıyon lan, ne zamandır burdasın gomünist misin" diye soruların sorulduğu yazar.
    kimi zaman kafka gibi satırlara rastlamak mümkündür yazdıklarında.
    allah kalemine zeval vermesin.
  • duruşu ve yazı ustalığıyla bize bilge karasu'yu hatırlatan edebiyatçı.
  • taşrada öğretmenlik yapan bir arkadaşıma okuyup okumadığını sorduğumda, okumanın kışkırtılma gerektiren bir edim olduğunu bunun da kaosla olacağını, büyük şehirlerin bu duyguyu verdiğini falan söylemişti. bunu o zaman snop bir tavır olarak bulmamıştım. çünkü taşranın kımıltısızlığında bir insan ne düşünebilirdi. ne yazabilir ne üretebilirdi.

    zaman geçti, ve zaman geçtikçe elbette bazı şeyler netleşti. yazmanın devingenliği içerisinde taşralılık nedir, edebiyatın beslendiği kaynaklar nelerdir, yazar kimdir...

    bu kavrama süreci içerisinde bazı yazarların büyük tesirinden bahsetmek gerekmektedir. ki hasan ali toptaş, bundan yıllar evvel bir taşra öğretmeniyle konuşmuş ve henüz kavramsal olgunluğa erişmemiş benliğime bugünün koşullarında çok şık bir yanıt verecek güçte bir yazar. dünya edebiyatını takip ederken, özene bezene ağzımın suyu aka aka okuduğum o janjanlı ve lobili yazarların yanında dinginliği ile beni çömez duygularımdan ötürü utandıran, yerin dibine geçiren bir yazar.

    bilgeliği, mütevaziliği, mutedil havası ve kavruk görünümü ile kafamın içinde her nasılsa oluşmuş antin kuntin sanatçı tipini yerle bir eden yazarlardan biri olmuştur hasan ali toptaş.
  • yorumları dikkate deper yerlerde hakkında güzel şeyler okuduğum, ve geçen ay bin hüzünlü haz ile tanışmamızı gerçekleştirdiğim, geç bulduğum ama çabuk kaybetmeyi düşünmediğim yazar.