şükela:  tümü | bugün
  • şimdiki adı için;
    (bkz: hasanoğlan anadolu öğretmen lisesi)
  • 10 temmuz 1941 de koy enstitulerinin on besincisi olarak ankara-kayseri demiryolu uzerinde, ankara ya 35 km. uzaklıkta ki hasanoglan koyunde kurulan enstitu...cagdas ve yaratici bir toplumsal dayanismanin neler yapabilecegini daha somut gormek isteyenler 1941-1951 yillari arasinda bu enstitude gorev almis mustafa guneri nin tarih vakfi ndan cikarttigi hasan oglan koy enstitusu adli kitaptaki o coskulu ve yoksul yillarin siyah beyaz fotograflarina bakmaktan hosnut ve biraz da buruk bir tat alabilirler...
  • türkiye'de ilk kez 1937'de eskişehir, kastamonu ve izmir'de deneme niteliğinde açılan üç köy öğretmen okulu ile hayata geçen köy enstitüleri tarihinde hasanoğlan yüksek köy enstitüsü'nün özel bir yeri vardır. köy enstitüleri'ne öğretmen yetiştirmek amacıyla 1942-43 öğretim yılında ankara hasanoğlan köy enstitüsü'ne bir yüksek köy enstitüsü eklendi. köy enstitüleri'nin en başarılı öğrencileri öğretmenler kurulu kararı ve sınavla üç yıllık bu okula alındı. köye yönelik bir araştırma enstitüsü olması da amaçlanan hasanoğlan yüksek köy enstitüsü'nde türkiye'nin en seçkin eğitimcileri, öğretim üyeleri ve devlet yöneticileri görev aldı. derslerin bir bölümü ankara'daki bazı fakülte ve yükseköğretim kurumlarında görülüyor, bazı uygulamalı dersler ise ilgili devlet kuruluşlarında işleniyordu. demokrat parti'nin yoğun eleştirileriyle karşılaşan köy enstitüleri çok partili dönemin daha başlangıcında belirgin bir duraklama geçirdi. milli eğitim bakanı reşat şemsettin sirer'in döneminde (1947), köy enstitülerinin eğitim programları temelli değişikliğe uğradı ve hasanoğlan yüksek köy enstitüsü de kapatıldı.
  • buradaki sözde plandan bakılınca orağı andıran güzel sanatlar binası, berlin kuşatması sonrası reichstag halinde kaderine terkedilmişti. köylü çocuklarının kendi elleriyle inşa ettiği bina, bakımsızlık, ilgisizlik ve vandalizm sevdası sebebiyle felaket durumdaydı, her yer çürümüş, yıkılmış, çatlamış ve üstüne insanların hışmına uğramıştı. bu sene temmuz ayından itibaren, o binada restorasyon çalışmaları başlamış. aslına uygun şekilde restore edilecek ama ne yapılacak, bilinmez. bu tarz yerleri kültürel yerlere dönüştürmeye pek yanaşmıyoruz malumunuz, cehaleti çok seven bir toplum olduğumuzdan...

    en azından, o binanın daha fazla harabe halinde kalmayacak olması bile güzel... çünkü yıkıldı yıkılacak bir hali vardı.
  • ankara-kırıkkale yolu üzerinde, hasanoğlan adlı demiryolu üzerinde bulunan köyde 1941 yılında yapımına, diğer köy enstitülerinden gelen öğrencilerle imece usulünde başlanmış, ismail hakkı tonguç ile hasan ali yücelin devrimci köy enstitüleri projesinin en önemli okulu. sadece 6 sene hizmet verebilmiş olmasına rağmen başarılarıyla o kadar yüksek bir prestije sahip olmuştur ki, kapatılıp sıradan bir öğretmen okuluna dönüştürüldükten sonra dahi harbiye okullarıyla yarışacak denli iyi eğitimli, disiplinli olmuş, 19 mayıs gibi gösterilerde bu okuldan gelen öğrencilerin akordeon ve mızıka ekibinin merakla yolu gözlenir olmuştur.

    okul, hasanoğlan adlı bir başka bozkır kasabasının ortasında, bizzat öğrenciler tarafından yetiştirilmiş genişçe sayılabilecek, çam ve elma ağaçlarından oluşan bir korunun içinde bulunmakta olup, köye hala daha çok farklı bir hava veriyor. şuradan haritasına ulaşabilirsiniz. kampüs okul ve lojmanları kapsayacak şekilde tasarlanmış, aynı zamanda tiyatro sahnesi, müzik odaları, spor alanları ve bir amfitiyatro yapılmış. kampüsün batı tarafında, diğer binalardan ayrı olarak konumlanmış olan tiyatro binası, dün gittiğim zaman kültür bakanlığı tarafından restore edilmekteydi. tiyatro binası, şaşılacak şekilde güzel bir mimariye sahip, sahne önünde orkestra çukuru dahi bulunan, arka tarafında yarım daire şeklinde çok modernist bir tarzda yapılmış müzik odalarıyla oldukça ilgi çekici. bu yarım daire şeklindeki müzik odaları, malumunuz demokrat parti zamanında yoğun köy enstitüleri karşıtı propagandaya, orak çekiçe benziyor diye bok atılarak malzeme edilmiştir. aynı demokrat parti malumunuz olduğu üzere, ismet inönü zamanında bastırılan banknotlar üzerinde de orak çekiç halüsinasyonları görmektedir. bok atmanın sonu yoktur bu ülkede.

    tiyatro binasının hemen kuzeydoğusunda yer alan amfitiyatro ise gerçekten görülmeye değer bir güzellik. biraz yunan amfitiyatrolarını andırıyor ve yapıldığı dönem itibariyle (hitler dönemi ve faşist mimari) bu şekilde tanzim edilmiş olması çağının mimari modasına uygun. hasanoğlan gibi bozkır ortasında bir köyde böyle bir yapıyı görmek hakikaten çok ilginç. bu yapı da restore ediliyor.

    kompleks içerisinde okulun ve yatakhanelerin yanında, müze olarak kullanılan bir bina (gittiğimizde kapalıydı), çeşitli demir, ağaç işleri vb atölyeler, bir kubbeli hamam, stadyum, basketbol sahaları, tenis kortları gibi tesisler bulunmaktaydı. tabii maalesef bunların çoğu ileri derecede harap halde duruyordu, insanın geçerken içi acıyor. günümüzde bu kampüsün binalarının çoğu okul olarak kullanılmakta, hatta aşağısına doğru pek çok başka eğitim binası da yapılmış. tabii 1940'taki ruhun geleneğini yaşattığı söylenemez.

    sonuç olarak, eğer denk gelirseniz gezebileceğiniz ilginç bir yer sunuyor burası. özellikle amfitiyatrosu için bile gidilebilir.

    son olarak, enstitünün de önünden geçen, köyün ana yolunun adının adnan menderes bulvarı olmasını da manidar buldum.

    edit: biri çok güzel fotoğraflamış, metrukluğun boyutunu inceleyebilirsiniz: http://anadolugezgini.wordpress.com/…titusu-ankara/
  • dün gittiğim yerleşke. bahçesinde sonsuz bir huzur bulduğum yer. maalesef okulun bazı bölümleri terk edilmiş bir yer görünümünde. gelecek hafta sonu ( 21/22 haziran 2014 e denk gelen günlerde) orada bir anma yapılacakmış. benim gitme şansım yok. gitmek isteyen varsa araştırsın gitsin derim.
  • kepirtepe gibi metruk yerleri var. 9 yıl önce gitmiştim daha sonra izlenimlerimi yazarım.
  • ibrahim kaypakkaya nın da yolu buradan geçmiştir ve rivayet odur ki, zihinsel alt yapısının temelleri burada atılmıştır.
  • elmadağ'a bağlı hasanoğlan köyünde kurulmuş. vaktiyle ankara ve çevresindeki eğitimli adamların bir kısmının yolu buradan geçmiş. 1945 yılında içinde şu müzik aletleri bulunuyormuş;

    mandolin: 259
    klasik müzik plak: 160
    keman: 55
    bağlama: 37
    akordeon: 8
    radyo: 3
    piyano: 3
    davul: 3
    amplifikatör: 1
    pikap: 1
    metronom : 1

    allah rahmet eylesin vefat etti, bir bayram babamın köyüne gittiğimde burada okumuş bir amca ile konuşmuştum. okul tatile girince köye elinde akordeon ile dönmüş ve o akşam köylüler görsün diye kahvede bir şeyler çalmış. ahali pek hoşlanmamış ve oralı olmamışlar, klasik gavur icadı aklı. ertesi gün de babası kırmış akordeonu.