şükela:  tümü | bugün
  • çin ve japon ların çatal zaman zaman kaşık yerine kullandıkları çubuk .. bir diğer anlamı köprüdür
  • japon yemek cubuklari. enterasan aletlerdir. cin yemek cubuklarindan farki; daha kisa, koseli ve cilalanmamis tahtadan yapilmasidir. her yemek cesidi icin farkli tutus ve kullanma sekli vardir.
    hatta yeri geldiginde sinek bile yakalabilirsiniz*
    cubuklari uzerine koydugunuz kucuk sehpanin da adi hashi oki' dir.
  • japonyaya gidenler için yemek yemek nasıl işkence haline gelebilir sorusunun yegane cevabı.
    zira alışık olmayan canlar için kullanması hayli zor olan bu çubuklar japonyada yemek yemenin vazgeçilmez parçasıdır. gitmeden önce kullanım alıştırmaları mutlaka yapılmalıdır, çünkü pek çok yerde bizim çatal ya da kaşık dedigimiz acayip şeyler yoktur. işte bu hashi denen "naapalım gülü seven dikenine katlansın tavırlı" yemek yeme nesnesi vardır.
    çorbalar da kaseyi kafaya direkt olarak dikme yöntemiyle "sshhhhüüüüppppffftttt" sesleri eşliğinde içilir.
  • bu çubukların yemek dışında başka kullanım alanı da topuz tutmak için saça saplamaktır. bilimum moda dergilerinde, "uzakdoğu esintileri" tadında fotoğraf çekimleri olduğu zaman, konu mankeninin kafasında o-hashilere benzer çubuklar mutlaka bulunur.
  • the last samurai filminde tom cruise a bir kac kelime japonca ogretilirken kullanilan kelimelerden biri
  • (bkz: hashi)
  • uzak doğu'da gittiğiniz restoranda, evde çatal bıçak olmaması son derece normal olmasının yanı sıra, yemeğin konulduğu kap da haşi kullanımını zorunlu kılabilir. ramen'in, udon'un bir çok çeşidi, derin bir kaseye konan pirinç, saşimi gibi yiyeceklerde haşi kullanmaya ayıracağınız zamana kıyasla çatal bıçakla daha çok cebelleşmek mümkün.

    ayrıca çok güzel menemen, sucuk vs yenir bununla, tertemiz oh, bulaşık yok *
  • yaygın fikir ve hareket tarzının aksine yıkanıp tekrar tekrar kullanılabilir..
    yazık ki herkes kullanılıp atmaktadır kendisini ama hiç öyle "tek seferlik" falan değildir..

    porselen olanları pek bu sarsağa göre değil, evdeki bir çift ancak süs olarak duruyor.. başka da bir işe yaramaz saçma sapan bir şey.. ahşap candır, bambu canan..

    yaprak sarmayı, bilumum sulu tencere yemeğini, kuru köfteyi, çubuk makarnayı, muhtelif kızartmaları yani aslında pilav ve çorba dışında kalan hemen her şeyi eğer elle yemiyorsam (elle yemek gibisi yok)* kullandığım tek medeni alettir kendisi.. barbarik bir edep vaadediyor ki yıllardır yemek yemenin keyfini kat kat artırmış, nezdimde çok ciddi karizma kaybı yaşayan ada çekiklerine* ciddi oranda sempati ve hürmet sağlamış bir icattır..
  • adalar ve koprulerden olusan oyun. adalardaki rakamlari, rakam degeri kadar sayida kopru ile diger adalara baglamak gerekiyor.
  • jp. köprü ve yemek çubuğu anlamlarına gelen sözcüklerin okunuşudur.
    sözcüklerin okuşunu kana'ların tonlamasından belli olur.