şükela:  tümü | bugün
  • hasım; düşman, rakip.
  • çocukken bu kelimeyi hısımla karıştırırdık. hele ki babamın atıştığı bir komşunun "biz onunla hısımız" dediğini duyduğunda "ne hısımı yahu hasımız" demesi ile dünya benim için çok daha anlaşılmaz olmuştu. (gri hücreler pek taze o zaman tabi yeni yeni oluşuyor) sonradan bu kelimelerin ayrımı olan ı ve a ya takıldım. ve çok kişinin yaptığını gördüğüm basit bir ayrım yolu buldum. ı da hiç bir ayrım yok. birsin. (bkz: monizm) hasımda büyük harfle yazarken bir a nın ayakları iki tane oluyor. yollar farklı yöne doğru gidiyor.

    yine derim ki ikilikten fayda gelmez. dava insanlık davası....
  • "hısım" sözcüğüyle benzerliği pek ironik olan tanım.

    en ünlü ve de komik örnekleri tellioğulları ve seferoğulları'dır sanırız.
  • gelişim, gene bir şeylerin budanmasıyla, azalmasıyla olmuş. düzen artmış; doğaçlama ve doğalama, kendiliğindenlik, bütünlük, iç içelik bu azalanlar. geri gelmeyeceklerse yasları tutulmalı, başka donlarda yeniden görünmeleri beklenmeli. artık sıradan köylerden eksiği pek kalmadı. belki fazlası kalmamaya başladı. bizdeki yabanilik, başına buyrukluk artık bir nostalji sadece. annemin başına daha önceden hiç olmayan, görülmeyen, alışmadığımız tipte ani bir saldırı geldi. hala failini bilmiyoruz. ondan sonra annem bir cep telefonu çağrısıyla jandarma karakolundan evine devriye çıkartma etkinliğine kavuştu. buna karşın korkuyordu. kendi evinde yatıya yalnız kalma güveni 50 günde gelmedi. dostunu düşmanını tanıma, teknolojinin pikselleriyle birlikte artmadı. hasımlı olma yeni değil, yaşam savaşı uygarlığın koynunda sürüyor. o orada durmakta, biz onu şehre çekemiyoruz, eski formüller yüzde yüz işler kalamıyor. mezarlığımız düzelmiş, yaşamımız bozulmuş görünüyor. (bkz: mezarlık/@ibisile)

    (bkz: hasımlık)
    (bkz: hasmane)
    (bkz: düşman/@ibisile)