şükela:  tümü | bugün
  • idil doğumlu, kürt ve sosyal demokrat yazar (kitabında sürekli üzerine basa basa bunları tekrarladığı için yazma gereği duyuyorum). ben sophia isimli kitabın yazarıdır. dileriz kitabı iyi satar, sophia'dan kazanamadığı paraları kitaptan kazanır.
  • terörist aponun avukatı, özgür gündem gazetesi yazarı. istanbul barosu çağdaş avukatlar grubu tarafından türkiye barolar birliği temsilciliğine aday gösterilmiş avukat kişi.
  • an itibariyle şırnaktan meclise girmiştir.
  • nese duzel'le soylesisi yarim kalmis.

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=233119
  • seçim bölgesi olan şırnak'ta şu açıklamalarda bulunmuş zat:

    "sizin seçilmiş dtp'li vekillerinizi yani bizi, tbmm'den kovmak istiyorlar. biz bu halkın verdiği oy ile meclis'e gittik. onların cümlelerini kullanmamızı istiyorlar. bizim arkamızda cudi, önümüzde habur var. buradan, sınırdan erdoğan'a sesleniyorum; sayın erdoğan, sen sultan değilsin, biz de senin kölen değiliz. bizi meclis'ten kovarlarsa biz de halkımızın içine gelir oturur, onlarla en büyük sivil eylemlerimizi yaparız"

    "başbakan erdoğan tezkere hazırlamış, irak kürdistanı'na saldırmayı düşünüyor. türkiye oraya gittiğinde sınır ötesi operasyon değil halkların savaşı olacaktır. türkiye cumhuriyeti'nin 84 yıldır başına gelen diktatörler, askerler ve baskıcılar tarafından kürtler susturmaya çalışıldı. ama susturulamadı. demek ki sorun baskıyla değil diyalog ve muhataplıkla çözülür. bu millet akp'ye nasıl oy vermişse almasını da bilir. bu halk, başbakan'ı malulen emekli edip tezkeresini eline verecektir."

    kaynak: http://www.milliyet.com.tr/…15/siyaset/axsiy03.html

    1- ırak'taki pkk'lılarla ne alakan var kardeşim? senin asıl amacın türkiye'deki kürt vatandaşların sosyal ve kültürel haklarını genişletmek falan değil miydi? hani şu diyarbakır'daki şehit cenazelerinde kürtçe "şehitler ölmez" diye bağıran insanların milletvekilisin. onların çocuklarını vuran şerefsizlerin değil.

    2- dtp'li milletvekillerine özel bir uygulama yapılacaksa yanlış olur ancak dokunulmazlıkların toptan kaldırılımasını kendi üstlerine alınıyorlarsa gülüyorum buna ben.
  • kendisini başarılı bir avukat olarak tanıdıktan sonra, bir süre özgür gundem gazetesinde günlük yazılar yazmaya başladı ve devamında esmer dergisinde edebi dünyasına ve usta kalemini nasıl konuşturduğuna şahit olduk, bu dönem içerisinde "dilekçesi hüzün", "ben sophia anne çığlığı" ve akıllarda yer edinen yesilyurt davasinı anlattığı "`bir onur kavgası cizre'den strasbourg'a yeşilyurt dışkı yedirme davası`" adlı kitapları yazdı... şimdi de kendisi kürt-türk halkının temsilci olarak tbmm'de şırnak milletvekili sıfatıyla bağırlarda yanan ateşin sönmesine bir damla da olsa katkı ve fedakarlık gösterecek(tir)...
    dilekcesi huzun kitabında belirttiği gibi;
    ateşi söndürmek için, bir kırlangıcın gagasında taşıdığı bir damla su gibi, her birey kendince kendi gücü oranında sembolik de olsa bir damla katkıda bulunduğu zaman, damlalardan bir göl oluşturduğunu; nehir olup denizlere aktığını görecek, bundan da öte, bireyler ne denli büyük bir güç çözüm kaynağı olduklarının farkına vararak, eşit ve özgür bir yurttaş olmanın doyumuna erişeceklerdir. kardeşliğe, barışa, güvenliğe, huzura giden yol, bir kırlangıcın çabası kadar bir katkı ve fedakarlık gerektiriyor.
  • diğerleri... onlar... dtp'li... ufo... zombi... ama adam mecliste... heyhat! eleştirinin dayandığı noktayı mı yitiriyoruz? hani rasyonel dayanaklarımız?! bu adam da "onlar"dan... ama o adam mecliste! o halde biz kimiz?

    bir insan çeşitli gerekçelerle eleştirilebilir, yerden yere vurulabilir. mesela o adam bir tür "gaf uzmanı" olabilir. ama ülkemiz gerçekliğinde hala birtakım demokratik yollar ile, sırtını belli bir kitleye dayayıp gelmiş insanların meşruiyetini "onlar" üzerinden sorgularsak varacağımız yer bugünden farklı bir yer değildir!

    elbette eleştirelim, ama hedef noktamızı cehennemin dibine kadar ötekileştirerek değil.
  • mecliste kömür cinneti geçirmiştir. ironik olarak ulusalcı sözlük yazarlarımızın duygularına tercüman olmuştur.

    "sosyal yardımların tek çatı altında birleştirilmesini isteyen kaplan, kürsüden, üzerinde “akp kömürü. seçimden seçime” yazılı kömür poşeti ile “akp makarnası. 1 oydur” yazılı makarna poşetini gösterdi."

    "valilerin, kömür taşıyan memurlara çevrildiğini, vatandaşların, kuyrukta makarna için birbirini boğazlayan insanlar durumuna düşürüldüğünü iddia eden kaplan, “batsın bu dünya” dedi."

    (bkz: http://ntvmsnbc.com/news/469377.asp)
  • yamyam dediği için konuşmasının sonunda özür dilemiştir.
  • yıl 2008 ve tbmm nin resmi sayfasındaki özgeçmişinde bildiği diller arasında hala kürtçe diye bir dil yok.
    http://www.tbmm.gov.tr/…rimiz_sd.bilgi?p_sicil=6476

    kürtçe ye birçok kitap çevirmiş osman özçelik ve diğer hiçbir milletvekilinde olmadığı gibi.