şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın en kötü hislerinden biri. hele hele bu halinizi önemseyen insanlarla aranızda kilometreler varsa hastalığı falan bi köşeye bırakıp şöyle en güzelinden bi ağlamanıza sebebiyet verir. vücudunuzda sabah yediğiniz iğnenin acısı midenizde pis bir bulantı gözünüzde tonla yaşla öylece kalakalırsınız. neden böyle çok hatalar yaptım diye kedinize dönüp sorarsınız bir meoow karşılığıyla apartmanı yıkarak ağlamaya devam edersiniz.

    çok kötüdür, tüm düşmanlarımın başına bin misli ile gelmesini dilediğimdir.
  • bazen ilham kaynağı olur.*

    "boğazımda bir alev yumağı var, kulaklarım uğulduyor, kemiklerim jöleye dönüşmek istercesine ağrıyor, üşüyorum. bu yine ne ki? canım yanıyor benim ama tüm bu saydıklarımdan ziyade, sanki yanımda olmayışı sebebi.
    hastayken dahi acı çekebiliyorsanız birine duyduğunuz aşk ile, maddi acılar bile önüne geçmeyi başaramıyorsa manevi olanlarının, gerçekten seviyorsunuzdur."
  • çok manevi bir atmosfer oluşur, o an ölsen cennete gidecekmişsin gibi hissedersin. iyileştin mi eser kalmaz şeytanilik geri gelir. hastalığa şükürle sabredenlerin ve bu şekilde ölenlerin günahlarının bağışlanacağına dair hz. muhammed'in bir sözü mü ne vardı sanki.
  • anne kapıda portakal suyu dolu bir bardakla kapıda duruken '' bana kimsey bakmıyor yaaaaa'' diye ağlamaktır.
  • ihtiyarlayınca insana çöken imana benzeyen samimiyetsiz duygusallıktır.
  • firavunun secde edişi gibi bir şey evet ama çok fena.
    bir karıncayi bile incitemezsiniz. ailenize karşı hissettiğiniz özlem artar. minik bir zerre olduğunuzu hisseder, ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm kıvamına gelirsiniz.
    ıyi olana kadar.
  • sağlıklıyken hissediliyor gibi gösterilen bir çok sahte, yapmacık, menfaat duygudan daha gerçek olan duygudur.
  • "bir çorba yapanım yok" diye ağlanıp sızlanmaktır. yapsalar içeceksin sanki
  • şu an yaşadığım şey. vasiyetimi yazmaya başlayacağım birazdan. bizimkilerden biri meyve suyu getirdiğinde önce onlara iciriyorum içine zehir koymadıklarından emin olmak için. çünkü evin içinde sürekli yatalak gibi yerimden kalkmamam ve etrafımdakilere emirler yağdırmamdan bıktılar.
  • onun gelesi vardır hastalık bahane