şükela:  tümü | bugün
140 entry daha
  • bugün harbiye açık hava sahnesi'nde izlediğim ibbşt oyunu.

    oyun esansındaki iç sesimi özet geçmek istiyorum:
    "sıkıcıı... iç bunaltıcıı... bir şey anlatmıyor... bildiğimiz şeyler..."

    bu moliere harbiden ucuz komedyenmiş. nasıl bugüne kadar gelebilmiş hakkaten aklım almıyor. fransızlar buna gülüyorlarsa, komedi anlayışları harbiden kıtmış. neyse tamam, milliyetçilik yapmayalım. insan insandır.

    tabi tek suç moliere'in değil. bence oyunun bu kadar kötü olmasında en az moliere kadar, sevgili yönetmen tolga yeter'in de payı var bence. metin kötü bile olsa, bence bir yönetmen bir oyunu kurtarabilir. fakat ben böyle bir çaba görmüyorum. sadece perde sonlarını müzik ve danslarla izleyicilerde iyi bir izlenim bırakmak istenmiş, fakat iyi bir tiyatro izleyicisi bununla doymaz.

    moliere'in saçmalığı ile tolga yeter'ın muzip komedi anlayışı birleşince ortaya kitsch bir şey çıkmış. oyunda ilgi çekeceğim diye tuvalet, lavman gibi hayal nesneleri kullanmak ucuz komedinin bileşenleri. ben de bir şey yok, bu b*ktan şeylerle idare et demek gibi bir şey. gökten inen nesneler ise tamamen duygu boşluğuna düşüren öğelerdi. bence yersiz kullanılmışlardı.

    oyunculuklar ise, tolga yeter'in oğlu/yakını hariç fevkalade idi. yönetmenin oğlu/yakını diye şehir tiyatrolarının ana kadrosunda oynamasını doğru bulmuyorum. çünkü oyunculuk kalitesi, diğer oyuncuların arasında çok net sırıtıyor. şehir tiyatrolarıyla veya tolga yeter'le uzaktan yakından alakası olmayan ve bunlarla derdi olmayan biri olarak söylüyorum bunu.

    sevinç erbulak sen bir efsanesin. inanılmaz kaliteli bir oyunculuk izledim. ayrıca, damat adaylarını oynayan arkadaşlar da harika oynamışlar. özellikle o doktorun oğlunu oynayan arkadaş çok titiz çalışmış. bence yeterli alkışı alamadı bu akşam. o yüzden ondan bahsetmek istedim.

    bir de, aslında oyun fransız oyunu, fakat sanki bir amerikan oyunu izliyormuşum izlenimine kapıldım. tabi açıklayamadığım hissi bir şey bu.
7 entry daha